Gamzelerimde Dindir Yalnızlığı
“Ölüme gülümserken varlığım, yüreğini sürmelisin gönlüme
İmkansızlığın kanarken içimde, gamzelerimde dindirmelisin yalnızlığı yar.”
"Sizin için dün, benim için yarındı. Ne fark eder ki, ikisi de geçecek." – Jorge Luis Borges"
"Sizin için dün, benim için yarındı. Ne fark eder ki, ikisi de geçecek." – Jorge Luis Borges"
“Ölüme gülümserken varlığım, yüreğini sürmelisin gönlüme
İmkansızlığın kanarken içimde, gamzelerimde dindirmelisin yalnızlığı yar.”
Aşk mühürlü zamandı ömür; bunu daha çok anladım. Silinmemecesine kazındı durdu tüm çağlara...
Seviyorum seni.Uçsuz bucaksız bir nehir gibi sana akıyorum gülüşlerini gördükçe çağlıyor umutlarım. İçimdeki tüm acılar eriyor.Uçurumun kenarında nefes alırken sana tutunuyorum.
Bu aralar hava soğuk buralarda. İçinde can taşırken sırma saçlarından sevip, badem gözlerinden öpemediğimiz AŞK! Beyazlığına aldandığı karın altında… Avuçlarım semada, dilim duada, senin gibi vefasızlık edemiyorum... Uyup da şeytana!!!
Hasretin debisinde boğulmaya hükümlü, intihara zorladığın, ateşe verilmiş, sayfalar dolusu kadınlığımı; külleriyle sovuryorum denize... Akıntıya kapılan zerreciklerim, belki bir gün bulaşır eline, yüzüne, tenine...
Soğuk havalarda kalbinin gülücüklerine konuyorum bütün korkularımla.
Kalbimin kavında usul usul yıllanan, adı güzel, tadı güzel sevgili… gitme...
Bütün bulutlara sana dair sevdamı yükledim,üzerine sağanak sağanak yağsın diye.Bütün rüzgarlar aşkımızı taşıyor.Yarınlara dair tüm umutlarımı senin gamzelerine gömdüm,her gülüşünde ortaya çıksın diye…
Varlığında yokluğuna hasret bir hıçkırığım boğazında düğümlenen...
Deli esen rüzgara inat başını eğmeyen gözlerine baka baka seni sevdiğimi haykırıyrum. Seni çekiyorum içime kulağımda yankılanan cennet şarkılarıyla yeniden huzuru doldururken yüreğime. Deniz kokan türkülerin söylendiği yüreğine akıyorum toprak kokan benliğimle.
Yeni dekore edilmiş bir cafe ve sana doğru yeni dekore edilmiş bir kalp farkettirdi warlığını benden öte sana doğru...
Seni hep yarım hatırlıyoruz, silik hayalin... parça parça küçücük… Binlerce parçasın sen içimizin bulmacasında.
İki elimin arasına sığabilecek büyüklükte bir dünyam var.
İnsan okyanusunun ortasında,
Dört tarafının canlıların çevirdiği,
Bir ada gibi,
Sonra; sonrası olacak elbet. Zaman geçecek… denize koşacaksın, huzura, kalbin gibi seyredeceksin gün batımı kayıklarını. Gümüş zevraklar gibi olacak ruhun.
Yakalandım böyle apansız sana... Sarılmalarında bulurum yüreğime binlerce deva... Yok sayamam kırılmışlıklarımı ama... Senden geliyor şimdi hepsine sevdaya dair sanki binlerce dua... Bir besmele mi lazım artık bize yoksa devamına çekilecek kutsal bir amin midir aşk tadın da ...
•
Şimdi göğe daldır gözlerini…
Rüzgar aşıktır tene, dokunur; sarılamam
Değer geçer buse almaz yanağımdan
Gizli bir şey bağrıma bastığım
Atsan atılmaz satsan satılmaz yalnızlığım
Ne bileyim işte, eksik bir şey var.
Faruk Duman