"Bir şehrin ruhu, anlatılan hikâyelerinde saklıdır. — Italo Calvino"

Deneme > Sevgi ve Aşk

üzgün

Raslantı...

Her şey seni gösteriyor,
Yakınlarda olmalısın,
Belki de hala yanı başımda usulca ağlamaktasın…

üzgün

Körebe

Her söylediğim yankı olup neden geri geliyor
Bu ne zor bir gece...
Bu nasıl uyku aralığı; rüyalarımdan yırtarak evren kabuslarına tutulup da yakarcasına bedeni, eritircesine cismi...

karamsar

İsimsiz Renk

Anılarımın kayıtsız şartsız sahibisin. İsimlendiremediğim bir renksin. Siyahın asaletini ve matemini harmanlayıp sakladım vedamda. Mavinin bana ait tüm tonlarını çizdim ömür haritana. Kırmızı ateşti, tutuşturdun tutuştum; utangaçlığı emanet ettiğim gecele

üzgün

Aşıkın Gözü Körmüş

Geri dönüp bakınca biz diye birşeyin olmamış olduğunu görmek ne acı.
Ama hayat devam ediyor. Yaşamak ise yaşıyorum bende. Güneş görmeyen, sulanmayanbir çiçek ne kadar
dayanabilirse o kadar dayanıyorum. Köklerim kurumadı hala...
Bir yerlerde derinlerde hep bir ümidim vardı. Belki saçma ama

üzgün

Beyaz Kelebek

Zamanın sanki işlemediği, durduğu bu belirsiz yerde bir kez daha anlıyorum ki benim için güzel olan tek şey var, o da sensin... Ve anlıyorum ki sen olmadan
bütün o güzelliklerin hiçbir anlamı kalmıyor benim için... Sıradan belirsizliklere dönüşüyor her biri. Yaşamın bir anlamı kalmıyor sen yoksan...

umutlu

Kadınıma;

Sana yazılar yazmak bir mayına basmak gibiydi ruhumla sen arasında. Kalsam olmuyor, gitsem çıldıracağım. Bir tek şunu biliyorum bir ömür seni bekleyip sana yazacağım.

üzgün

Yüreğimi Eze Eze Veda Ettim Sana...

Yüreğimi eze eze veda ettim sana...Dilimin ucunda gidişinin hüzünlü türküsü, gözlerimdeyse bitmeyen, bitiremediğim, bitiremediğin aşkın yarım kalmış öyküsü...Derin bir çizikle kanayan çocuk yanım, bir yerlerde buz gibi donmuş kadın yanım ve geleceğe dair

karışık

Düğün

Ayaklarım yerden kesilmiş gibi hissediyorum… Sanki dünya durmuş ben rüyada gibiyim.

karışık

Aşka Kurulu Saatimin Tik - Taklarında Bekliyorum

Sen tanıdık yolları arşınlıyorsun şimdi bildik adımlarla...Yabancılık çekmiyorsun yıldızlarına buz asılı akşamlara...Kimbilir kaçıncı kez yastıkta iz bırakan başın yalnızlığa kulaç atıyor uyku okyanuslarında...Hatta o kadar yorgunsun ki, belki de düşlerin

üzgün

Gelmeyişini Beklerken

Unutulan tenhalarında bir aşk çıkmazının, boğulan ıslaklığında kendi göz yaşının… kimim ve nerdeyim? Hangi sözünle düştü son kalem de yoksa suskunluğun muydu yaratan bu enkazı? Kimsin ve nerdesin? Ne zaman ağır geldi taşımak bir sevdanın yükünü yoksa varolmayan bir sevda mıydı yaşadığım,yaşattığın?

üzgün

"Bugün Unuttum Belki Yarında Unuturum Seni"

Mazi, içimde kapanmaya yüz tutmuş bir yaranın derin izleri gibi. Kanamıyor artık, sadece sızlatıyor içimi. Daha ne kadar sevebilir daha ne kadar saklayabilirim ki seni.
İşte bu yüzden söz verip kendime, elimi tutamadığın o durakta bugün unuttum seni.

Başa Dön