Bir Gecenin Aşkı
Sebepsiz değildi bazen sevgiler... Hep masumiyeti yitirecek de değildi sebepler... Ruhu anlatmayı başaran gözler... Ve aşıkları gizleyen geceler...
"Yazmak, aslında var olmayan şeyleri varmış gibi gösterme sanatıdır; tıpkı hayat gibi." *Jorge Luis Borges*"
"Yazmak, aslında var olmayan şeyleri varmış gibi gösterme sanatıdır; tıpkı hayat gibi." *Jorge Luis Borges*"
Sebepsiz değildi bazen sevgiler... Hep masumiyeti yitirecek de değildi sebepler... Ruhu anlatmayı başaran gözler... Ve aşıkları gizleyen geceler...
Sadece aşk vardı,hiç bir şey yoktu...
Bu aşk yoruyor beni bazen. Tıkanıyorum, "bitti" diyorum kendimce; ama bunu sana demeye cesaret edemiyorum. "Tamam bitti!" demenden korkuyorum.
“ sensiz daha bir şey olamadım; huzurun rengini arıyorum daha bulamadım…”
Hayat insana o kadar çok kapıyı açıp o kadar fırsat veriyor ki...
Ama önemli olan doğru zamanda doğru yerde doğru kapıyı seçebilmek.. Bu da sadece insan mantığı ile olmuyor, şans faktörü de çok önemli...
Ben mutluluğu buldum,sizlerle paylaşmak istiyorum her duygumu herşeyimi paylaştığım gibi...
...artık yoruldum sevgilim! Beni anlamalısın; her kapı açışımda yalnızlığının kokusunu içime çekmek; inan kahrolmak gibi...
Sana kavuşma ihtimalini çoktan geçtim ben… Şimdi sana kavuşamamayı düşlüyorum. Seni gözümün önünde tutup da, ellerini tutamamayı… Ne de olsa seni uzaktan sevmeyi seçtim ben. Yokluğunda var olmaktı kaderim; Kabullendim, direnmedim.
Aşk iki kişinin hem başrollerini paylaştığı, hem de figüranı olduğu bir oyundur...Başrolde olduğunu zannederken insan, yan rollerden birinin kahramanı olduğunu fark ediverir keskin bir sızıyla. Terk eden rolünü çok iyi oynayan bir oyuncunun karşısında, elbette terk edilen olacaktır senaryonun acımasız tuzağında...
Haberin var mı sevgili?
Boğazıma yıldızlar dökülüyor
Adını ağzıma alsam çölleniyor dudaklarım
Çatlıyor mecnun hüzünlerim
Bir yanım çöl, bir yanım Leyla benim
“ yağmurun toprağa kavuşması gibi... bir toz kalkar yüreğimden , aşkınla yıkanırım...”
Bir his var içimde yüreğimin derinliklerinde yüreğimin kapılarını zorlayan ve git gide artan , artıkça da huzursuzluk veren bir his.Nedeni de özlem... Özlüyorum sürekli, her dakika, her saniye. Sevdiklerimi, geçmişimi hayatımı, hayatıma sahip olan sevdiğimi. Geleceğimi özlüyorum.Hiç yaşanmamış olmasına rağmen.
Sadece bir nefeslik ömrüm olsun sende,
Sadece bir hasretlik yerim olsun yüreğinde
Yaşam, kanlı Varlık denizinde köhne bir sandalla yaptığım bir seyahat... Elimde hasret kürekleri... Kulağımda Sevgili'nin küpesi... Kıyı çok uzaklarda, sanki gece içinde gizlenmiş seher gibi...
Sana küçük kendime büyük glen yüreğimde, yıllar geçse de senin adın yazar. Ve bilki sevdiğim uslanmaz ruhum yaşadıkça seni sever, seni sevdikçe yaşar...
Çalkantılı bir denizdi düşlerim… Avuçlarımda acıtan bir sevdanın sureti kanamaktaydı. Sen yoktun. Mutluluklarım hasret meydanlarına yığılarak yakılmış; hüzün tablolarıma, talihsiz hayat sergileri açılmış kimsenin gelmediği… Kendimle söyleşiyor gizli kapaklı ruh hallerimin acı telaşı. Bir de rüzgar kulaklarımda sürekli konuşuyor. Ne dediğini anlamıyorum, çok mutsuzum. Gecelere saplanmış kirpiklerimin uyku
Fakir Baykurt