Tüm Sualler Yanar Gece Düşlere Kanatlanınca
“Avuçlarımda yitik bir sevda;
Her gece sana geliyorum,
Uykusuz her hece sana…”
"Bu kadar çok kitap yazmak için yaşasaydım, muhtemelen hiçbirini okumak için zamanım kalmazdı." - Oscar Wilde"
"Bu kadar çok kitap yazmak için yaşasaydım, muhtemelen hiçbirini okumak için zamanım kalmazdı." - Oscar Wilde"
“Avuçlarımda yitik bir sevda;
Her gece sana geliyorum,
Uykusuz her hece sana…”
Herşeye rağmen sevmek güzel, sevmek kolay
ve ben sevmeyi seviyorum, bencilce, beklentisiz,
bedeli sadece 'sevgi' olan sevgiyle. Zor olan mı? Sevilmek.. O da umrumda değil!
..merak edilmeyen bir yürek kaç zaman tutunabilir anıların güler yüzüne..? Tutundum, çırpındım düşmemek için, uçurumun kıyısında bana uzanan elin yoktu, düştüm../ susuyorsun...devam et...
İnsanların kendi hayalinde yaratıp taptığı ilk tanrının,dişi olmasından çok daha ilginci,onun aynı zamanda AŞK ve SAVAŞ tanrısı da olması değil mi.Kim bilir belki de aşk,bir büyük teslimiyet,teslim oluş ve teslim alışı,olmazsa olmaz kılmış,insanın “kendi” ne dair en büyük savaştır.Ancak Burada vurgulamamız gereken,yazının bulunuşundan binlerce yıl önce insanın ilk
Kalpten kalbe giden yolların uzaklığının üstesinden gelemiyoruz bazen. Uzakları yanı başımızda kılabilsek özür dilemek için gelen çiçekler vazoda kuruduktan sonra acıtmayacaktır artık canı.
Belki de beyaz sayfalara sana olan duygularımı büyük bir kırılganlıkla yazarken büyük bir hata işliyordum.Kim bilir… Sayfaları her yırtıp atışımda çevre düşmanı olarak kendimi görüyor;doğaya istemeyerek de olsa, öfkeme yenik düşerek zarar veriyordum…
Garabet duygusunun sarmallığında ; Kırık Düşlerin ısrarcı umuduna yenik... Yürek " yok " tan anlamıyor...
Aşkını gönlüme bırakıp gittiğinde, gözbebeğindeki siyah esir almıştı beni. Bu yüzdendir kendimi, deniz gözlerinin dalgalarında kaybetmem. Bu yüzdendir körlüğüm. Bu yüzdendir lâl oluşum. Yüreğimden akıp gidenler bir kalemin ucundan süzülüyor şimdi. Sayfalar dertlerimi bağrına çeken, sabır yarenliği sıfatında gönlüme bir bir düşmekte. Sensiz denizler geçiyorum. Mavi, titrek, alev
Karanlıklarıma gülümseyen güneşim,
Acılarımda sığındığım nefesim,
Gülümsediğimde gamzelerimsin...
En güzeli de, her gece başımı yastığa koyduğumda senin beni hala hissettiğini düşünebilmemdi. Artık bunu yapamayacak kadar büyük bir geç kalınmışlıktayız. Ben bir boşlukta süzülerek senin gülüşünü hayal ediyorum. Bir başkasıysa o gülüşü yaşıyor...
Neyi düğü belirsiz bir zaman dilimindeyiz, yelkenlerimiz suya düşmüş bile, biz olmak duygusu her yanımızı sarmış çoktan, dünyanın ayak sesleri karıncaların ki kadar, kulaklarımız pek çok gürültüye tıkalı...
Tenimdeki yalnızlığı, ruhumdaki Aşk ile yendim ben. Tenimin hükmü yalnızlıktı, ruhumun tek kaderi SEN.
Ruhum teneffüs etti seni; teneffüs ettiği o Aşk ile yaşattı bedenini.
Bedenim teneffüs etti nefesini; şimdi ruhum da, bedenim de özlüyor seni.
Seninle yaşadığım her saniye “hayalse” eğer, affet deniz gözlü; “Gerçeklerine” lanet olsun!
Sen ben ol, ben sen olayım...
Aydınlatalım birbirimizi, sen benim yolum ol, ben senin yolun olayım...