Mutluyum Diyebilmenin Keyfi
Bu ne güzel bir keyif değil mi? İnsanın kendisindeki pozitif gelişmeleri gözlemleyebilmesi...
"Yazmak, aslında hayatın bir yazar için çok da ilginç olmadığını kabul etmenin en zarif yoludur." - Terry Pratchett"
"Yazmak, aslında hayatın bir yazar için çok da ilginç olmadığını kabul etmenin en zarif yoludur." - Terry Pratchett"
Bu ne güzel bir keyif değil mi? İnsanın kendisindeki pozitif gelişmeleri gözlemleyebilmesi...
Herkes içinde kendi batağını taşır. Her zaman insanın ayağının sürçmesine ve düşmesine neden olacak yaşantılar vardır. Ve yaşam, bu düşme ürküntüsünü hep duyumsayarak akan bir süreçtir. Hiçlik bir yumak gibi yaşamın her yerini sarmıştır. Bu hiçliği besleyen şey inançsızlığımızdır...
Herşeyi olduğu gibi sürdürmenin sizi risklerden koruduğunun ve görece bir güvenlik duygusu verdiğinin farkındayım. Peki ya düşleriniz? Özlemleriniz? Yıllar yıllar önce ya da yıllardır kurduğunuz hayaller? Yapabileceğinizi sezdiğiniz, hatta belki bildiğin
içimdeki umutları yok eden kente her sabah uyanıyorum sessizce.Gözlerim yanıyor.Uzaklara bakıyorum yoksunuz...
Fakat "biz duygusunu" anlatmam gerekirse, bu konumda birçok şey değişiyor. Bunu size bir örnekle açıklamak istiyorum. Örneğimiz ; bir ilişki. Bir ilişki, iki kişilik dev bir tiyatroya benzer. İki kişi yönetir, iki kişi senaryosunu
hani hep deriz ya,çocuk olsam, ben de bu parklarda koşup oynasam;
hani hep büyüsek deriz küçüklüğümüzde;
gerçekten istiyor muyuz,yoksa kaçmak için bir yol mu hayal ediyoruz,
kim daha şanslı adledebilir ki kendini;
zamanı geri çeviremeyeceğimize göre hayatın iyi yönlerini görmeye
Başımıza gelen en kötü şeyin, aslında olabilecek en iyi şey olduğunu düşündünüz mü?
Bir acıyı kabullenmek, hayatın kendini kabullenmemiz değil midir?
Reddettikçe acıtır canımızı gerçek..
Bir tek yol var.. Kabullenmek.. Boyun eğmeden...
Bir zaman olur da kendimi görürüm diye beklediğim aynam şimdi aksinde yalnızlığımı gösteriyor...
Eğer yemeğe karşı bir düşkünlüğünüz varsa, her yolu denediniz bin bir türlü diyetler yaptınız ama hala vücudunuz televizyondaki mankenlerle yarışamıyorsa, yani şişman olduğunuz fikri içinizi kemiriyorsa, boş veriyorsunuz o günü kibrit kutusu peynir ve iki
Ve büyük yıkımın üstünden tam dört ay geçti. Dört aydır atasözlerine konu olan, o canım Bağdat Moğolların yıkımından sonraki en büyük talanı yaşıyor. Modern zamanların Haçlıları atalarından kalan bu vazifeyi tamamlamak istiyorlar sanki.
aitlik duygusunun verdiği huzur ve bu huzurdan kaçan özgür deliler...insan neden kaçar huzurdan?tam da aitken dünya'ya, ayaklarının altında sağlam duran tek şeyden..?
...buradaki her kelime benim hayatımdan bir kesit. Bu yüzden de tek başlarına ancak sözlüklerde kendine yer teşkil eden bu kelimeler bu yazıdaki konumlarıyla benim adıma muazzam değerlere sahipler...
Aşk güzel şey yaşamasını bilene,umut dolu yarınlarınızı bir iblisin elinden koparıp almak gibi bir şeydir aşk, cennetten kaçırılmıştır, onu kurtarana ise sonsuza dek hizmet edebilecek kadar onurlu bir prenses gibidir aşk.
İlkbaharın güzel bir günü. Odamın penceresini aralıyorum. Gökyüzü berrak mavi bir tül gibi kentin üstünü örtüyordu. O da ne!... birden uzunca zamandır merak ettiğim konukların geri geldiklerini fark ettim...
Ve anlıyorum..Bıçak gibi kesiyor beni, hayat devam etmeli..Aslında herbirimiz için yatağından sevinç içinde fırlamak o kadar büyük bir mucize ki..Anlamıyoruz.
Ayfer Tunç