Ne Biliyoruz?
Ne bildiğimiz , ne bilmediğimiz hakkında pek çok söz söylendi. "Düşünüyorum , öyleyse varım" dendi. Acaba bu varlığı kanıtlamaya yettimi ? İşte bunları sorguluyorum...
"Yazmak, bir hayaletle satranç oynamak gibidir. Bazen kazanırsın, ama asla gerçekten yenemezsin." - Stephen King"
"Yazmak, bir hayaletle satranç oynamak gibidir. Bazen kazanırsın, ama asla gerçekten yenemezsin." - Stephen King"
Ne bildiğimiz , ne bilmediğimiz hakkında pek çok söz söylendi. "Düşünüyorum , öyleyse varım" dendi. Acaba bu varlığı kanıtlamaya yettimi ? İşte bunları sorguluyorum...
Onlar belki yıkılıp gitmiş hayatların başrol oyuncuları,belki başlamadan bitmiş bir hayalin son kırıntıları,belide küçük masum melekler;onlar savaşın çocukları
Onlar istemezdi böyle olmayı savaşın tam ortasında yer almayı,sessizce yok oluşları seyretmeyi
Her şey mektupların kesilmesiyle başlamıştı. Haramiler posta katarlarının önünü kesmişti. Mektupların hayat pınarımızdı bizim. Gelir diye, umut ve merakla geceleri gündüze ekliyorduk. Ve bir gün geldi mektubun sabah rüzgârıyla… Sevinç gözyaşlarıyla ıslanmıştı zarfın her yanı. Demek açılmıştı posta katarlarının yolu. Zarfı açtığımda “Vatan sağ olsun” yazısı ilişti gözüme.
Bu Tramva geçici mi ? İz bırakır mı ? Yoksa beni de alıp götürür mü ? Ya seni, seni orada bırakır mı ?
S ve A.Onu hiç görmemişsindir ömründe, ama ölürken bile yanında olur,ölürken yanında bir tek o olur,sen ve Azrail...
Yine de sevgilinin gül kokulu saçlarının hayali arasında, bir mum daha yakmıştık karanlık gönül zindanımıza gardiyanların ayak sesleri arasında...