Özlediğim o kadar çok şey var ki..
...Uzun bir araba yolculuğunu özledim..En sevdiğim şarkının tam da istediğim zamanda beni bulmasını özledim..
"24 Ocak mı? Tanrım, bir başka gün daha bitiyor ve ben hala o mükemmel cinayeti tasarlayamadım." - Agatha Christie"
"24 Ocak mı? Tanrım, bir başka gün daha bitiyor ve ben hala o mükemmel cinayeti tasarlayamadım." - Agatha Christie"
...Uzun bir araba yolculuğunu özledim..En sevdiğim şarkının tam da istediğim zamanda beni bulmasını özledim..
Sabahtan beri hava bir başka kasvetli bugün yine. Dün de soğuktu ama hiç değilse bu kadar iç karartıcı değildi. Gün aydınlık ama güneşten bir eser yok. Üzerine ölü toprağı serpilmiş sanki tüm şehrin.
Rakamlara bakma sen.Onlar bir sistemi kavramak ya da bir yeni sistemi üretmenin aracıdırlar. Matematik,yaşamı ve evreni kavramanın rakamsal çabasıdır...
Eski yazımdır bu. Cezalandırmadan bahseder. Uygulamışlığımda vardır ha...YAAA
Garip dünya,ince ve naif kalabilmek ne zor oysa,nasılda çabucak bozuluyor insan anlamıyorsun,şairlerin dizelerindeki gibi şiir olamıyorsun mesela...Apansızca çıkıveren bir ezgi yada....
hayatın güzelliğini anlamak için illa ölüm mü olmalı veya çevremizdeki insanların değerini kavramak için illa onları kaybetmek mi lazım..
oldugun gun ...
bir yildiz parladi o an, gokyuzunde gunes gibi.
yeryuzunun bir karis topragi ah etti, "goreyim" dedi. kiyama durdu kainat temasa edebilmek icin sen`le bir an.......
Kolay değil belki ama imkansız da değil. Hangi küskünlük bitmemiş, hangi dostluk başlamamış ha! Yüreğin senin eline dostum. İnsanları değiştiremezsin ancak, onlara olan düşüncelerini değiştirebilirsin. Herkesi olduğu gibi kabul et, sende olması gerektiğin
Onlar belki yıkılıp gitmiş hayatların başrol oyuncuları,belki başlamadan bitmiş bir hayalin son kırıntıları,belide küçük masum melekler;onlar savaşın çocukları
Onlar istemezdi böyle olmayı savaşın tam ortasında yer almayı,sessizce yok oluşları seyretmeyi
Her şey mektupların kesilmesiyle başlamıştı. Haramiler posta katarlarının önünü kesmişti. Mektupların hayat pınarımızdı bizim. Gelir diye, umut ve merakla geceleri gündüze ekliyorduk. Ve bir gün geldi mektubun sabah rüzgârıyla… Sevinç gözyaşlarıyla ıslanmıştı zarfın her yanı. Demek açılmıştı posta katarlarının yolu. Zarfı açtığımda “Vatan sağ olsun” yazısı ilişti gözüme.
Kitaplarımızın son cümlesinde Tanrı olduğunu varsaydık, aynı ilk cümlesinde olduğu gibi.Ama aslında ikisinde de yalnızca ölüm var.Ölüyken dirildim...ve diriyken öleceğim.
Tanrı'nın güldüğü andır, bir çocuğun güldüğü an..Oysa, yüzyıllardır yaşayan bir ihtiyar insan kadar yaşlı doğuyor artık çocuklar..
Bu Tramva geçici mi ? İz bırakır mı ? Yoksa beni de alıp götürür mü ? Ya seni, seni orada bırakır mı ?
farkındaysan hayatımda hep projeler var. İsmi olan projeler: Ayşe ile arkadaş olmak ve sonra evlenmek projesi, part-time çalıştığım şirkete ISO 9001 belgesi aldırma projesi, Harvey Mackey'in kitabını okuma projesi. Eğer bu projeler olmasaydı, ben bu yeten
Geçenlerde kaybettiğim bir arkadaşımın anısına yazılmıştır...Sevgiyle anıyorum...
Oğuz Atay