Geciken Bahara
Sabahtan beri hava bir başka kasvetli bugün yine. Dün de soğuktu ama hiç değilse bu kadar iç karartıcı değildi. Gün aydınlık ama güneşten bir eser yok. Üzerine ölü toprağı serpilmiş sanki tüm şehrin.
"Kendi mezarını kazmak için en iyi kürek, 'Ben zaten biliyorum' demektir." - Terry Pratchett (kurgusal)"
"Kendi mezarını kazmak için en iyi kürek, 'Ben zaten biliyorum' demektir." - Terry Pratchett (kurgusal)"
Sabahtan beri hava bir başka kasvetli bugün yine. Dün de soğuktu ama hiç değilse bu kadar iç karartıcı değildi. Gün aydınlık ama güneşten bir eser yok. Üzerine ölü toprağı serpilmiş sanki tüm şehrin.
Zaman hep geçecek ve ardında bir sürü iz bırakacak..Ya insanı pişman edecek nasıl da boşa geçmiş dedirtecek ya da mutlulukla ve gururla hatırlanacak..ve şairin dediği gibi..’Ne olursa olsun hiç ölünmeyecekmiş gibi yaşanacak..’
Rakamlara bakma sen.Onlar bir sistemi kavramak ya da bir yeni sistemi üretmenin aracıdırlar. Matematik,yaşamı ve evreni kavramanın rakamsal çabasıdır...
Eski yazımdır bu. Cezalandırmadan bahseder. Uygulamışlığımda vardır ha...YAAA
Garip dünya,ince ve naif kalabilmek ne zor oysa,nasılda çabucak bozuluyor insan anlamıyorsun,şairlerin dizelerindeki gibi şiir olamıyorsun mesela...Apansızca çıkıveren bir ezgi yada....
hayatın güzelliğini anlamak için illa ölüm mü olmalı veya çevremizdeki insanların değerini kavramak için illa onları kaybetmek mi lazım..
.........tümör adaları papillaların stromasına invazyon göstermektedir. TANI:Transisyonel hücreli karsinoma (Grade 3 .4)
oldugun gun ...
bir yildiz parladi o an, gokyuzunde gunes gibi.
yeryuzunun bir karis topragi ah etti, "goreyim" dedi. kiyama durdu kainat temasa edebilmek icin sen`le bir an.......
Kolay değil belki ama imkansız da değil. Hangi küskünlük bitmemiş, hangi dostluk başlamamış ha! Yüreğin senin eline dostum. İnsanları değiştiremezsin ancak, onlara olan düşüncelerini değiştirebilirsin. Herkesi olduğu gibi kabul et, sende olması gerektiğin
Onlar belki yıkılıp gitmiş hayatların başrol oyuncuları,belki başlamadan bitmiş bir hayalin son kırıntıları,belide küçük masum melekler;onlar savaşın çocukları
Onlar istemezdi böyle olmayı savaşın tam ortasında yer almayı,sessizce yok oluşları seyretmeyi
Her şey mektupların kesilmesiyle başlamıştı. Haramiler posta katarlarının önünü kesmişti. Mektupların hayat pınarımızdı bizim. Gelir diye, umut ve merakla geceleri gündüze ekliyorduk. Ve bir gün geldi mektubun sabah rüzgârıyla… Sevinç gözyaşlarıyla ıslanmıştı zarfın her yanı. Demek açılmıştı posta katarlarının yolu. Zarfı açtığımda “Vatan sağ olsun” yazısı ilişti gözüme.
Kitaplarımızın son cümlesinde Tanrı olduğunu varsaydık, aynı ilk cümlesinde olduğu gibi.Ama aslında ikisinde de yalnızca ölüm var.Ölüyken dirildim...ve diriyken öleceğim.
Tanrı'nın güldüğü andır, bir çocuğun güldüğü an..Oysa, yüzyıllardır yaşayan bir ihtiyar insan kadar yaşlı doğuyor artık çocuklar..
Bu Tramva geçici mi ? İz bırakır mı ? Yoksa beni de alıp götürür mü ? Ya seni, seni orada bırakır mı ?
farkındaysan hayatımda hep projeler var. İsmi olan projeler: Ayşe ile arkadaş olmak ve sonra evlenmek projesi, part-time çalıştığım şirkete ISO 9001 belgesi aldırma projesi, Harvey Mackey'in kitabını okuma projesi. Eğer bu projeler olmasaydı, ben bu yeten
Kerem Eksen