Kısacık Ama Çilek Tadında
Zihnimizin işin içinden çıktığı, anı aklımızla değil, bedenimizle kavradığımız o müthiş ZAMAN aralığı…Saniyeler mertebesinde kısacık ama ÇİLEK tadında.
"Sanırım zamanın ne kadar hızlı aktığını merak edenler, genellikle borçlarını ödemeyi unutmuş olanlardır." – Mark Twain"
"Sanırım zamanın ne kadar hızlı aktığını merak edenler, genellikle borçlarını ödemeyi unutmuş olanlardır." – Mark Twain"
Zihnimizin işin içinden çıktığı, anı aklımızla değil, bedenimizle kavradığımız o müthiş ZAMAN aralığı…Saniyeler mertebesinde kısacık ama ÇİLEK tadında.
"Değişimin bile değişken olduğu bir dünyada yaşıyoruz. 'Değişmeyen tek şey değişimdir' sözü kulağa hoş gelse de, gerçek daha derindir. Hayat, sabiteler ve değişkenler arasında ilerler. İslam düşüncesinde "eşyanın hakikatleri sabittir" anlayışı, özün değişmezliğini vurgularken, görünüşlerin değişebileceğini kabul eder. Bu derin felsefi bakış, hayatın çelişkilerini anlamlandırmamıza yardımcı olur."
"Çocukken yaptığımız kumdan kalelerin hiçbiri yıkılmadı, buna inan... Onlar anılarımızda anıt gibi duruyorlar..."
Hayatın bir anında, başımızın üstünde hissettiğimiz, ama görülmeyen bir kara bulut vidalanır;Sürekli şimşek…
...Bazen kara bulut ,o kadar abartır ki;
fırtına kopartır,sel olur…Dahada yetmedi
yüreğimizin en hassas yerinde kuluçkaya oturur.
Ozaman sen seyret içimizde kopan yıldırımları…
Özgür olmadığınız bir yalan. Seçimlerinizi her an baştan, yeniden yapabilirsiniz.
Papağan gibi aynı şeyleri tekrarlamak insanlara ve zihne kolay gelir. Sorgulama ise ayrı bir güç ve cesaret gerektirir. İnsanları diğer canlılardan ayıran en önemli özelliği AKLA sahip olması değilmidir. Aklımızı sorgulamada kullanmıyacaksak ,kaset gibi aynı şeyleri tekrar etmek aklı kullanmaktan ziyade aklı uyuşturmaz mı? Uyuşma da bir nevi
Göz açıp kapayana kadar geçen zaman... Uzun ve kısa bekleyişler... İnsan ruhunun zıtlıkları... Satır aralarına gömülmüş hüzünler... Aynı tada sahip göz yaşları olan yabancılar... Soyut...
"...gözlerini açtı...
Nefes helezonlar çizerek buharlaşıp karışırken dünyanın pisliğine, içine kirletmek veya kirletilmek için bir nefes daha aldı. Hücreleri
Elimizde ünlü Rus yazar Turgenyev’in meşhur eseri “Babalar ve Oğullar” var...
Bir kere daha gördüm ki, dünyanın en güzel ülkesini üzerinde yaşayan pek de küçümsenemeyecek sayıdaki sakinleri (!) bir açıkhava akıl hastanesine çevirmeye başlamışlar bile çoktan.
...ve o insanlar bu ışıksız, rüzgarsız, sonsuz limanın büyüklüğünden öylesine korkarlardı içini dolaşırken. Onlar güneşi isterlerdi, rüzgarı, öfkeyi... Kendi büyüklüklerinin gururunu yaşayabilmek için küçük yerlere kaçıp gitmek isterlerdi. Bu büyük, dingin ve fedakâr liman onlara ne kadar küçük olduklarını hatırlatıyordu. O kadar çok sevgi vardı ki bu çirkin,
Zaman, kıymeti en çok bilinmesi gereken hayat kaynaklarından biri olmalıdır. Zira zamanın tehiri olmadığı gibi, kazası da olmamaktadır.
derdini başkalarına itiraf edemediğinde yada yaşadıklarını başkalarına anlatırken sonunu getiremediğinde hemen kaleme sarıl.. kendini ifade edebilmenin en kolay şekli kağıda dökmek belki de.. sadece seni dinliyor, hiç çıkarsız.. Hiç umarsız.. Sadece susuyor ve dinliyor.
Gözleri ve beyni olduğunu düşünüyorsun bir anda. Sanki karşındaki somut, cansız bir
Orhan Pamuk