"Gelecek, şimdinin küçümseyen bir bakışıyla geçmişin şikayet ettiği bir aynadır." - Woody Allen (kurgusal)"

Deneme > Yaşam

olumlu

"Huzursuz Bacak"

İstanbul’u gezmenin bir âdâbı olduğu gibi, okumanın da bir âdâbı vardır. Çünkü ömür kısa, okunacak eser çoktur. Seçici olmak, zaman israfının önüne geçmede en etkili yöntemdir. Bunun için de kişinin (okurun) ilgilerini, hobilerini, zevklerini, dünyayı algılayışını bilmek gerekir ki, en etkili yöntemi için işin uzmanları tavsiyelerinde isabet oranını

nostaljik

Kardan Adam

Paul Auster’in eşliğinde geldi kar. Kehanet Gecesi’ni okurken bastırdı. " Böyle bir olayın açıklaması olmaz, neden şuna değil de buna âşık olduğumuzu açıklayacak nesnel bir gerekçe yoktur.”Ama varmış işte bay Auster. Hem de tam tahmin et

karamsar

2\. Dolunay, Beş Nokta

Göz açıp kapayana kadar geçen zaman... Uzun ve kısa bekleyişler... İnsan ruhunun zıtlıkları... Satır aralarına gömülmüş hüzünler... Aynı tada sahip göz yaşları olan yabancılar... Soyut...
"...gözlerini açtı...
Nefes helezonlar çizerek buharlaşıp karışırken dünyanın pisliğine, içine kirletmek veya kirletilmek için bir nefes daha aldı. Hücreleri

karışık

Hep Kalan Biri

...ve o insanlar bu ışıksız, rüzgarsız, sonsuz limanın büyüklüğünden öylesine korkarlardı içini dolaşırken. Onlar güneşi isterlerdi, rüzgarı, öfkeyi... Kendi büyüklüklerinin gururunu yaşayabilmek için küçük yerlere kaçıp gitmek isterlerdi. Bu büyük, dingin ve fedakâr liman onlara ne kadar küçük olduklarını hatırlatıyordu. O kadar çok sevgi vardı ki bu çirkin,

olumsuz

Yaşama Dair

Hayatın bir anında, başımızın üstünde hissettiğimiz, ama görülmeyen bir kara bulut vidalanır;Sürekli şimşek…
...Bazen kara bulut ,o kadar abartır ki;
fırtına kopartır,sel olur…Dahada yetmedi
yüreğimizin en hassas yerinde kuluçkaya oturur.
Ozaman sen seyret içimizde kopan yıldırımları…

nostaljik

Pelin Onay'a Mektuplar I / Karpuz Kabuğu Reçeli

"Öyle farklıdır ki o reçel, ağzına bir kaşık dolusu aldığında ve çıtır çıtır karpuz kabuğu parçalarını çiğnemeye başladığında o kadar keyif alır, o kadar mutlu olursun ki, bir daha başka reçelin yüzüne bile bakmazsın!"

karamsar

Omega

Dünya bizden intikam alıyor... Tüm bu olanlara bakarsanız gün gibi aşikâr bu. Gerçi bugüne kadar insanoğlunun yaptıklarına karşılık intikamı bu ise dünyanın, az bile belki. Ama bir de düşünürsek, dünya bir ana; evlatlarının ona verdiği zararı veremez ki o

düşündürücü

Sorgulama/mak

Papağan gibi aynı şeyleri tekrarlamak insanlara ve zihne kolay gelir. Sorgulama ise ayrı bir güç ve cesaret gerektirir. İnsanları diğer canlılardan ayıran en önemli özelliği AKLA sahip olması değilmidir. Aklımızı sorgulamada kullanmıyacaksak ,kaset gibi aynı şeyleri tekrar etmek aklı kullanmaktan ziyade aklı uyuşturmaz mı? Uyuşma da bir nevi

üzgün

Yalnızlık mı? Ne Açıdan Baktığına Bağlı...

derdini başkalarına itiraf edemediğinde yada yaşadıklarını başkalarına anlatırken sonunu getiremediğinde hemen kaleme sarıl.. kendini ifade edebilmenin en kolay şekli kağıda dökmek belki de.. sadece seni dinliyor, hiç çıkarsız.. Hiç umarsız.. Sadece susuyor ve dinliyor.
Gözleri ve beyni olduğunu düşünüyorsun bir anda. Sanki karşındaki somut, cansız bir

düşündürücü

"Yaş Otuz Beş"

Zaman, kıymeti en çok bilinmesi gereken hayat kaynaklarından biri olmalıdır. Zira zamanın tehiri olmadığı gibi, kazası da olmamaktadır.

olumsuz

Başarısız Olmanın Altın Kuralı

Varsın olsun tecrübe tecrübedir. Belki bir faydasını görür yahut hayatın bir kalem zararından muaf olmayı becerebilirsiniz yürüdüğümüz dikenli patikaların birisinde belki de bu okuyacaklarınız sayesinde.

üzgün

Keşke...

Keşke sivrisinek gibi rahatça konabilseydim hedeflerime…
Keşke bir şeyin ertesini de bilebilseydim…

KİTAP İZLERİ

Aşk Hikayesi

İskender Pala

İskender Pala'nın Kaleminden Zamana Meydan Okuyan Bir Aşk Destanı İskender Pala, "Aşk Hikayesi" ile Okurlarını 17. Yüzyıl İstanbul'unda Soluk Soluğa Bir Serüvene Çıkarıyor 10 Haziran
İncelemeyi Oku
Başa Dön