Yola Çıkmak, Yolda Olmak
yaşamak bir yolculuk hali midir, yazdıklarımız bir seyir defteri midir?
"Bir kitabı açmak, dünyaya açılan bir pencereyi aralamaktır. — Mary Schmich"
"Bir kitabı açmak, dünyaya açılan bir pencereyi aralamaktır. — Mary Schmich"
yaşamak bir yolculuk hali midir, yazdıklarımız bir seyir defteri midir?
Aldırma a şair, bu tufan gelir gecer, sen sıkı tut kalemini, seyreyle ...
Sonra baktık, tüm değerler kelimelerin kaygan zeminine asılı kalmış... yarattığımız kavramlar en büyük celladımız olmuş.
İrade ile korkunun kara delikleri arasındaki ince sınırın aşılıp aşılmadığı ise çoğu zaman acı deneyimlerden sonra ortaya çıkar. Ancak, alınan dersler şimdiye kadar bu tip oluşumları engeleyememiştir. Zira, korkunun kara delikleri kronikleşmiştir.
"öyle ise, işte yeniden, yine, bütün zehirli varlıklar için söylüyoruz: zehri taşımak, çok daha zehirlidir zehirlenmekten."
"…Geçer sokaktan bakışsız bir kedi kara. Çuvalında yeni ölmüş bir çocuk, kanatları sığmamış..."
İkinci yeni akımından bir şiir. Ve elbette pek garip. Anlamsız. Şairi Ece Ayhan. Henüz bir çocukken ablası intihar etmiş, derin olarak etkilendiği b
Doğru bildiğinizi doğru bir üslupla dile getirmek ve bildiğinizden şaşmamak belki de en güzel görev olsa gerek yoksa nerede Eşref-i mahlûkat olmak nerede biz?
"Ceplerinde kent sokakları taşıyan, ve şehirlerin ruhu olduğuna inanan her insanı etkileyecek bir yazı.. " Gökhan Ertosun
İnsan tüm sistemlerin öznesidir, İnsan olmadan hiçbir sistem anlam ve değer ifade edemez.İnsan denen mahluk, erkek ve dişinin toplamıdır.Erkek ve dişi bilinmeden İnsanın bilinmesi ve dolayısı ile Hayatın bilinmesi sözkonusu olamaz....
Çocukluğumdan kalma güzel bir anıdır; radyoda dinlediğim “Arkası Yarın” lar... Bakalım aynı tadı buralarda da yakalayabilecek miyim? (daha once “Masalı” dinlemiş olanlar susun lütfen. Aksi takdirde çok sinirlenebilirim ki sinirli h
Umut...En yıkılmazları yıkan hain...iblislerin haremde en gözdesi...Umutsuzluğa dönüştüğünde kıyametlerin en kefensizi...Umutsuzluktan dönüştüğünde cennetin ta kendisi...
Kendimi yeşillikler içinde buluyorum. Nane, maydanoz, tere, kıvırcık… Köylümün dağlarının otları; hardal, çıtlık, madımalak buram buram bahar kokuyor, köy kokuyor. Salatalıkların üzerine yerleştirilmiş bir yazı dikkatimi çekiyor “Köylü”
O akşam çeyrek asırlık bir adam olmasını kutlayamadık. Ağladık... Bizi tam yirmi beş sene boyunca sadece mutlu eden bir varlığın bir daha dönmemek üzere gidişine ağladık.