Hayat Sorularıma Cevap Ver
Bildiğimiz hayat, oyun oynadığımız sahne ve sahnede oyunu başarıyla icrat etme çabası ve insanlara izleyebileceği bir oyun sergileme midir ?
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
Bildiğimiz hayat, oyun oynadığımız sahne ve sahnede oyunu başarıyla icrat etme çabası ve insanlara izleyebileceği bir oyun sergileme midir ?
Bir kamyon kasasının arkasından okuduğumuz bu cümle ne kadar sade ve ne kadar derunî anlam ihtiva etmektedir diye düşünmekteyiz.
Anlatmaya değecek bir şey yok belki de, yanmışım bitmişim kime ne? Görülecek her şey görüldü, söylenecek her şey söylendi belki de, tükenmişim gitmişim kime ne?
Çatlak kabuk yeni birşey daha öğrenerek yoluna devam ediyor. Çatlamış kabuğunu nasıl kıracağını düşünerek. Ve diğer kabukların nasıl kırılacağını.
Anlıyor ki bu dünyadaki en zor şeylerden biri bir insanı değiştirmek.
ümit ve korkuları ile, heyecan ve heyezanları ile, öfke ve sevgisi ile, mert ve namertliği ile, acizliği ve hırsı ile ne tuhaftır insanoğlu...
Hayatta herkes birilerine miras bırakabilir,ama önemli olan değer verilen bir isim bırakmak olmalı
Şu ilk çağ filozoflarına akıl sır erdiremiyoruz. Adamların ömrü ilk nedir, hayat nedir, ahlâk nedir? Sorularını sormak ve cevap aramakla geçmiş. Ama bir türlü aradıklarında doğru yanıta ulaşamamışlar ya da ulaştıkları yanıtı doğru kabul etmişler.
"Güz güneşi nazlıdır, öyle her daim göstermez kendini. Kül rengi bulutların ardına saklanıyor şimdilik. Keyfi yerindeyse öğlene doğru bir selam eder belki..."
Yarın 8 Mart... Yarın, yine bizler bir yerlerde Dünya Kadınlar Günü'nden söz edeceğiz. Kadının hayatta aktif rol alması gerektiğinden bahsedeceğiz. Kadınlarımızın sorunlarını konuşacağız. Kadınlar Günü diye bir günün varlığından haberi bile olmayan Cemile
Sevişmemiz devam ediyordu. İkimizinde soluk soluğa kalacağımız o son ana kadar durmayacaktık. Koşuşturur gibi tatlı bir telaş içinde, belli belirsiz iniltilerimizle..
Yağmuru beklerken… ( Yine Umut)
Hayata bağlayan yegâne unsurlardan en önemlisidir Umut. Kanın damarlarda dolaşırken bedene yaşam pompalaması gibidir çoğu zaman. Bütün kayıplara rağmen derinliklerden insanın yüreğine seslenen nidadır, İlahi bir bekleyiştir. Yok olmuşken küllerinin içinden yeniden doğmaktır birazda.
Ve Umut, gök gürültüsüyle gelen
Aristoteles bir yazısında ırmakta yaşayan küçük canlılardan söz eder : Ömürleri bir gündür..
Bunlardan sabah 8'de ölen genç ölmüş sayılır ; akşam 5'te ölen ise yaşlı . . .
Hepsi kaybetmiş insanlar, umudunu yitirmiş, belini geçim sıkıntısı bükmüş çoğunun, yine büyük çoğunluğu, evli, çoluk çocuk sahibi, torun sahibi olan da var içlerinde, yükseköğrenim gören de, okuma yazma bilmeyen de, daha dün altılıdan yüklü miktarda kaldırmış olan da… Ama bir tane mutlu insan yok
"Dü-şün-ce"miz mi merdivenden düşüyor şimdi? Kayıyor mu hayaller? Yoksa onları birileri aşağıya mı itiyor. Bu sefer yere düş-ün-ce mi oluyor, olan?
Keşke eski ahşap radyonun etrafına sıralanan bir avuç çocuk olsaydık da, büyüklerimizin ajans dinlediği zamanki ciddiyetlerini kendimize şiar edinseydik.
İnsanın adının önüne “büyük” sıfatını koymakla büyük olunmuyor maalesef. Öyle olsa idi, tarihte kahramanlıkla anılan ve adına sinema filmlerinin çekildiği “Büyük İskender”, cüssesi gibi küçük değil, adı gibi büyük olurdu.
“Eğer” dedi, “Gözlerinin içinde kendimi görürsem, beni seviyorsun demektir, o zaman arkadaş olabiliriz.”
Ona bıraktım gözlerimi… Ona bıraktım kendimi, yüreğimi...
Gözlerimin içine baktı.
Yaşar Kemal