Acı ve Zevk
Hayat hem acı hem de zevkli. Doğmak acı, yaşamak acı, ölmek acı (kim bilir belki de zevkli)…
"Bütün büyük edebiyat, iki hikâyeden biridir: yolculuk ya da yabancının gelişi. — Lev Tolstoy"
"Bütün büyük edebiyat, iki hikâyeden biridir: yolculuk ya da yabancının gelişi. — Lev Tolstoy"
Hayat hem acı hem de zevkli. Doğmak acı, yaşamak acı, ölmek acı (kim bilir belki de zevkli)…
Bu kez senin için, sana yazıyorum ama yazdıkların ben nefes aldıkça ve yazı beni bırakmadıkça son bulmayacak.
Yazdığım her bir satırla huzura kavuşacağını biliyorum.
Alışageldiğimiz hayatımızda, kurduğumuz düzenin iniş çıkışlarında adını sıkça duyduğumuz, hiç beklemediğimiz anda karşımıza çıkıp bizi şaşırtan, ama asla unutamadığımız hasret damlacıkları...
Gel çağrısı genel ve öz itibariyle iki bölümden müteşekkildir. Bu ikili mıknatısın kutupları gibi birbirlerinden farklıdır. Aradaki mesafe alnı rahmet yüklü bulutlara değen dağlar ile vadinin derinliklerinden nazlı nazlı süzülen nehirler arasındaki mesafeden daha aralıdır.
Yağmuru beklerken… ( Yine Umut)
Hayata bağlayan yegâne unsurlardan en önemlisidir Umut. Kanın damarlarda dolaşırken bedene yaşam pompalaması gibidir çoğu zaman. Bütün kayıplara rağmen derinliklerden insanın yüreğine seslenen nidadır, İlahi bir bekleyiştir. Yok olmuşken küllerinin içinden yeniden doğmaktır birazda.
Ve Umut, gök gürültüsüyle gelen
Huzur evi ziyaretlerimi aksatmaktan hiç haz etmezdim, bundan birkaç sene öncesine kadar.. “Yağmur, çamur” demeden giderdim yanlarına.. Bilirdim, görünce:
\- “Geldi, hayırlı kızımız” diye, sevineceklerini.
\- “Dün akşam, Hasan Amcan öldü” demişti.. Dalgın, ağlamaktan göz pınarları kızarmış gözlerle, ölümün her an peşinde olduğunu kabullenen yaşlı teyzelerden
kendini saydam ve her an eriyebilecek bir kar tanesi gibi güzel ve eşsiz mi hissediyorsun?sen aslında hiç bir şeysin,çünkü sahip olduğun varlıklar gün gelip sana sahip olmaya başlarlar.sonra ne mi olur?önce uyuyamamaya başlarsın,ardından çevrendeki herşey
Burgaz Ada yangınında yaşadıklarımız, yaşadıklarınız acılarımız acılarınız...
Karanlığın içinde bir köşeye sıkışmış hayatın pili bitmiş feneri ne kadar işe yarayabilirki?