Nilüfer'e, Nilüferime...
Bu kez senin için, sana yazıyorum ama yazdıkların ben nefes aldıkça ve yazı beni bırakmadıkça son bulmayacak.
Yazdığım her bir satırla huzura kavuşacağını biliyorum.
"Korkma, hayat sandığın kadar uzun değil. Asıl korkman gereken, yeterince gülmemiş olman." – Neil Gaiman"
"Korkma, hayat sandığın kadar uzun değil. Asıl korkman gereken, yeterince gülmemiş olman." – Neil Gaiman"
Bu kez senin için, sana yazıyorum ama yazdıkların ben nefes aldıkça ve yazı beni bırakmadıkça son bulmayacak.
Yazdığım her bir satırla huzura kavuşacağını biliyorum.
Kaç ‘eksik yan’a, kaç insan düşer? Kaç insana, kaç acı? Kaç acıya, kaç kabulleniş? Aldatan insanlar gördüm, aldatılanlarda…En eski günahımız bu...
“Taraf olmayan bertaraf olur.”
Olur mu acaba?
Taraf olmanın bir tarafında “benim tarafım şeksiz şüphesiz doğru, senin tarafın kesinkes yanlış” anlayışı var ise bu taraf sakıncalı bir taraftır.
Bütün bu gıcırtılar tamamen benim kapımdan çıkanlardır, komşulardan özür
Herkesle herşeyi herkesle aynı şeyi yaşayamazsın.
Zihnimizin işin içinden çıktığı, anı aklımızla değil, bedenimizle kavradığımız o müthiş ZAMAN aralığı…Saniyeler mertebesinde kısacık ama ÇİLEK tadında.
Atalarımız: “Yuvayı dişi kuş yapar” demiş.
Ne doğru bir söz…
Kadınlar aile kurumunun temelidir.
Aslında kadınla erkek,bir elmanın iki eşit parçasından başka bir şey değildir.
İkisi bir araya gelerek bir bütün
Evlerin çatısına biriken kar yığınlarına şöyle muzipçe bakınsanız, sanki dondurma külahıdır hepsi. Hepsinin üstünde de üç top hâlis Maraş dondurması. Maraş dondurması dedim de...
adölesan çağında çazılmış bir yazı... sanırım 'tipik' oçağı yansıtıyor :)
‘Bir kadın çok güzel olabilir ama söyleyecek hiçbir şeyi olmamak kadar sıkıcı bir şey olamaz’ diyen Anita Roddick’e göre ‘Üçüncü binyıl kadınların gülüşleriyle şekillenecek. Bir arada duran, birlikte gülen kadınlar belirleyecek hay
Benden size bir dost tavsiyesi; bundan sonra yüzmeye kuyruktan başlayın. ‘Kuyruk’ deyip geçmeyin. Meğer kuyruk, postun en önemli kısmıymış. Kafa kesilmese de olur, yeter ki kuyruk kopsun.
Bir köşe yazısı olmaktan uzak, belki de çok uzun. İlk deneme oldu, okul dergisinde yayınlanacak-mış =D öğretmenim sağolsun =)
Ruhunu dinlendir bu büyük gürültünün içinde. Unutmuşlukların ve unutulmuşluğunla otur bir ağaç gölgesine. Bırak kendini toprağın ve rüzgarın gürültüsüne. Onlar sana anlatacaklardır tüm yitirdiklerini. Ruhuna anlat yitirdiklerinin içinde bıraktığı büyük sızıyı. Gözyaşlarını korkusuzca akıt toprağa çünkü ruhun tekrar toplayacaktır onları senin için. Sadece yitirilmiş zamanların senden götürdüklerinin boşluğunu
Hani bakıyorum da şöyle etrafıma, çevremdeki herkes o kadar mutlu ve öylesine keyifli görünüyor ki.. Sağım solum önüm arkam Polyannalarla dolu irili ufaklı.. Herkesin yüzünde ayrı bir gülümseme, şen kahkahalalar evrende yankılanmakta.. Bu durumlarda aklıma ister istemez Halil Sezai geliyor.. Diyor ya "Tuhaflık bende mi?" Ey mutluluğun pirleri,
aitlik duygusunun verdiği huzur ve bu huzurdan kaçan özgür deliler...insan neden kaçar huzurdan?tam da aitken dünya'ya, ayaklarının altında sağlam duran tek şeyden..?