Taraftar Mısınız?
“Taraf olmayan bertaraf olur.”
Olur mu acaba?
Taraf olmanın bir tarafında “benim tarafım şeksiz şüphesiz doğru, senin tarafın kesinkes yanlış” anlayışı var ise bu taraf sakıncalı bir taraftır.
"Yazmak, varoluşun o bitmek bilmeyen, anlamsız toplantılarını kaçırmanın en güzel yoludur." — Woody Allen"
"Yazmak, varoluşun o bitmek bilmeyen, anlamsız toplantılarını kaçırmanın en güzel yoludur." — Woody Allen"
“Taraf olmayan bertaraf olur.”
Olur mu acaba?
Taraf olmanın bir tarafında “benim tarafım şeksiz şüphesiz doğru, senin tarafın kesinkes yanlış” anlayışı var ise bu taraf sakıncalı bir taraftır.
Hayat hem acı hem de zevkli. Doğmak acı, yaşamak acı, ölmek acı (kim bilir belki de zevkli)…
Takvimler ne kadar cömerttir. Her gün bir sahife bağışlarlar ömürlerinden. Onlar cömert davrandıkça hafiflerler hafiflerler ta ki tükeninceye kadar cömertlikleri devam eder. Her erdemli davranışlarında omuzlarındaki yük biraz daha hafifler takvimlerin.
İnadına bir çözümsüzlükle, faili meçhul bir cinayet dosyası gibi tozlu raflara kaldırıldığında aşk; iğreti kalıyoruz...
Muhatabı olmayan her söz kadar anlamını yitiriyor ve şahitsiz kalıyor hayat...
Yakamızı bırakmayan bir eksiklik duygusu...
"Çocukken yaptığımız kumdan kalelerin hiçbiri yıkılmadı, buna inan... Onlar anılarımızda anıt gibi duruyorlar..."
Sanırım onun dışında başka hiç ama hiç kimseyi ,ölene dek ve her sigara yakışımda hatırlamayacağım.
Karanlığın içinde bir köşeye sıkışmış hayatın pili bitmiş feneri ne kadar işe yarayabilirki?
Bu tip insanlarda kişilik problemi olduğunu düşünüyorum…
İnsanlara tepeden bakabiliyor bu tip insanlar,
Hor görebiliyorlar.
Oysa sadece farklı bir toprağa gidip geri dönüyorlar.
Ve unutuyorlar yeryüzü her yerde aynıdır; ama insanları farklıdır…
Biten günün akşamında koşar adım, özlemle gelinen mutlu dört duvarlardır onların ki. Böyle evler sevgi kokar, mutluluk kokar. Evin eşyaları sıcacık sarar sarmalar dört bir yanınızı.....
Kendime yazacakken, sana kurulmuş cümleler yazıldı bu kez. Sayıklarken gece olmuş, bense hala seninleyim, yazıyorum..
Özel… Sadece dört harften oluşuyor ama tek başına taşıdığı anlam ne denli büyüktür aslında. Özel bir yaşam, özel eşyalar, özel bir mekan, özel bir müzik, özel aşklar, özel ilişkiler, özel insanlar ve özel dostluklar…
"Öyle farklıdır ki o reçel, ağzına bir kaşık dolusu aldığında ve çıtır çıtır karpuz kabuğu parçalarını çiğnemeye başladığında o kadar keyif alır, o kadar mutlu olursun ki, bir daha başka reçelin yüzüne bile bakmazsın!"
Ruhunu dinlendir bu büyük gürültünün içinde. Unutmuşlukların ve unutulmuşluğunla otur bir ağaç gölgesine. Bırak kendini toprağın ve rüzgarın gürültüsüne. Onlar sana anlatacaklardır tüm yitirdiklerini. Ruhuna anlat yitirdiklerinin içinde bıraktığı büyük sızıyı. Gözyaşlarını korkusuzca akıt toprağa çünkü ruhun tekrar toplayacaktır onları senin için. Sadece yitirilmiş zamanların senden götürdüklerinin boşluğunu