Sarıyer'de Kadınlar Plajı
Sarıyer Altınkum'da Askeri bir birliğin hemen yanında aile plajı olarak işletilen yer hafta içi yalnızca kadınlara ait olmuş.
"Gelecek, şimdinin küçümseyen bir bakışıyla geçmişin şikayet ettiği bir aynadır." - Woody Allen (kurgusal)"
"Gelecek, şimdinin küçümseyen bir bakışıyla geçmişin şikayet ettiği bir aynadır." - Woody Allen (kurgusal)"
Sarıyer Altınkum'da Askeri bir birliğin hemen yanında aile plajı olarak işletilen yer hafta içi yalnızca kadınlara ait olmuş.
Pembe beyaz sevinçler, en tatlı mutluluklar, en derin acılar, kabus gibi yalnızlıklar, hayat boyunca yaşadığımız acı-tatlı tüm duygularımız; akıttığımız her damlada gizemini korur.
Çocukluğumuzun yemyeşil ovaalrı,verimli topraklar yavaş yavaş yok oluyor ama bizler aldırmıyor,büyük şehirlerin kirli havasını solumaya,bir garip koşuşturmacaya mahkum olmuş,tarifsiz yalnızlıkalr içindeyiz
"Değişimin bile değişken olduğu bir dünyada yaşıyoruz. 'Değişmeyen tek şey değişimdir' sözü kulağa hoş gelse de, gerçek daha derindir. Hayat, sabiteler ve değişkenler arasında ilerler. İslam düşüncesinde "eşyanın hakikatleri sabittir" anlayışı, özün değişmezliğini vurgularken, görünüşlerin değişebileceğini kabul eder. Bu derin felsefi bakış, hayatın çelişkilerini anlamlandırmamıza yardımcı olur."
Zihnimizin işin içinden çıktığı, anı aklımızla değil, bedenimizle kavradığımız o müthiş ZAMAN aralığı…Saniyeler mertebesinde kısacık ama ÇİLEK tadında.
.....yaşanan yaşanacak çarklar yerine oturacak oturuyor da, bize kaderimiz kalıyor, oda Yaradan’ın verdiği tek zerre haksızlık yapılmaz diyor insana hak ettiğin sana, o halde saflar belirlensin tövbelere otursun, hak bilinsin kul adına!
"Çocukken yaptığımız kumdan kalelerin hiçbiri yıkılmadı, buna inan... Onlar anılarımızda anıt gibi duruyorlar..."
Gerçekleri göstermeyecek kadar bizi kör eden aşk mı suçlu sence, yoksa kör numarası yapan bizler mi?
Çatık kaşlı kumbaracının başı boynundan çıkık, sarılmış rüzgarın ateşesindeki çıplaklığa, bağlamış gövdesindeki özgürlüklerin her birini bir bataklığa, hem de öyle bir bataklık ki, görene de görmeyene de halis bir muamma.
Sen, çocukken uçurtması uçmayan çocuk ve elinde yarım ekmek arası zeytinle dolaşan biraz hüzünlü biraz kapanık bir o kadar da narin çocuk.
Dilimizden hiç düşürmediğimiz şu cümleler beni çok rahatsız ediyor “ Allah yardım etsin”, ”Allah korusun”. Topu Allah’a havale ederek sorumluluklarımızdan kurtulduğumuzu sanıyoruz. Tam bir kandırmaca. Zihnimiz bizi kısa süreli de olsa oyalamayı başarıyor bu şekilde. Ama nereye kadar! Şöyle bir bakalım gündelik hayatımıza!
Şebnem İşigüzel