Kent ve Yaşam Üzerine Yazılar
Oysa bir kentin gelinlik kızlar gibi alımlı,çekici ve kışkırtıcı olması gerekmez mi?
"Herkesin kendi gerçeği varsa, benimki neden bu kadar erken kalkıyor?" – Dorothy Parker"
"Herkesin kendi gerçeği varsa, benimki neden bu kadar erken kalkıyor?" – Dorothy Parker"
Oysa bir kentin gelinlik kızlar gibi alımlı,çekici ve kışkırtıcı olması gerekmez mi?
"Her şeye rağmen" denir ya... İşte her şeye rağmen "hayat" devam ediyor; çünkü derin nefesler çekiyorum ciğerlerime, hayat kalitem düşüyor.
En zoru boşlukta kalmak...
Boşu boşuna yaşamak,öylesine bakmak doğaya,amaçsızca yürümek sokaklarda...Bir amacın olmadan,bir sevdiğin olmadan yaşamak ne acı...
Bir davan olmalı şu hayatta,en azından bir amacın, o da yoksa bir sevdiğin olmalı...
Şaşar kalırsın yaşamın sana sunduklarına. Hep eza mı? diye sorarsın, isyan etmekten korkarak. Sonra anlarsın ki bu düşüşler daha büyüklerini engellemiş hep. Her acı da bir mutluluk gizliymiş. O an çözememiş, şaşırmışsın. Bakakalmışsın. Aradan hep zaman ge
Çığlıklarım müziğin ahengiyle, duruşlarım özgürlüğün nihai yüceliğinde...Yapay safsatalarla dost binbir suskunlukla. Düşünüyordum düşünemezken. Biliyordum tamamen bilgisizken. Haykıramıyordum yine de
Sokakta, yapayalnız kalmış, iki küçük kız gibi kalakaldık ayazda...
Ne soranımız vardı, ne de sevenimiz...
Başımızı sokacak bir yer bulamamıştık... Yersiz , yurtsuz, kimsesizdik...
Demek istediğim, sayı fazlalığı hiç bir zaman haklı bir neden değildir. Fazlalık, sürü psikolojisi etkisi yapmaktadır. Tabirimi mazur görün , sürünün/kalabalığın hoşuna giden şekilde davranmak, yazılı veya sözlü ifadelerde bulunmak çok kolaydır ve kolayca taraftar ve destek bulur.
Bir şehir vardı aklımdan hep seninle geçen batıyor şimdi, yokluğa karışıyor. Hissettiklerimden var etmeye çalıştıklarım hep geri döndü.Haklıydın belki de geç kaldım. Hayatımda kaldığın bunca zamana baktığımda anladım ki anılarla onarılmıyor güçlü de olsa sevgiler...
Alazında ayaz büyüttüğüm bir yaşamın Erciyes tenli kumsalında büyüyor hüznümün duvağı babam… Sarı yalnızlığın gölgeli düğününde susturdum içimdeki coşku ırmağını… Karanlıktan korkan mehtabın şimdi de sabaha kirpiği kırık ezgiler ekiyor…
Helâl olsun size diyorum. Gerçekten helâl olsun! Tüm dünyaya ‘Olimpiyatlar eve döndü’ palavrasını da yutturdunuz ya, helâl olsun! Halikarnas Balıkçısı iyi ki yaşamıyor. Olimpiyatların nereden ve nasıl çıktığını anlatırdı hepsine bir güzel...
Gece /ve alelade yalnızlık tik takları /virgülleri yalnızlığımla sarmaş dolaş fotoğraflarımın /Yorgunum, yanındayım / Sarıl bana yalnızlığım !
“Derdim nedir benim” dedim, içime döndüm, ve baktım. Baktığım yerde Şeytanımla göz göze geldim.
Şeytanımın gözlerinde aynı bendeki gibi bir hüzün
ve gözlerinde aynı bendeki gibi iki damla yaş…
“Ne haber?”dedim şeytanıma, “nasıl gidiyor işler?”...
Nurdan Gürbilek