Varolamamanın Dayanılmaz Öfkesi
Özgür olmadığınız bir yalan. Seçimlerinizi her an baştan, yeniden yapabilirsiniz.
"Bugün 17 Haziran 2026. Ve evet, hala o 'bir gün' gelmedi. Sanırım takvimler de yalan söylüyor." - Douglas Adams"
"Bugün 17 Haziran 2026. Ve evet, hala o 'bir gün' gelmedi. Sanırım takvimler de yalan söylüyor." - Douglas Adams"
Özgür olmadığınız bir yalan. Seçimlerinizi her an baştan, yeniden yapabilirsiniz.
İyimserlik de bazen aşılması güç tehlikeli durumlar yaratabiliyor. Hayal kırıklıkları gibi...
Hayal kurarken kötümser olunur mu hiç? Kimin hayallerinde kötüler kazanır ki... Hayallerinde kötüleri kazandıranlar ya kötüler ya da hayal değil başka şeyler kuruyor olabilirler. Bazıları ise iyilerin yalnızca hayal dünyalarında kazandıklarını söyleyebilirler.
Etraftan bağırışlar, çocuk gülümsemeleri, hayattan tatmış insan portreleri geçiyor. Kimse birbirini duymadan ama ilgileniyormuş gibi yaparak; kimse birbirine gülmeden gülümsüyormuş taklidi yaparak güne başlıyor.
Say ki öyle! O zaman al bu sohbetleri sayfana ve işle hayat sayfalarının herbirinin sonuna…Ya da sen bilirsin kalsın, kitaba başlandığında unutulmak üzere arka kapakta…
“Eğer” dedi, “Gözlerinin içinde kendimi görürsem, beni seviyorsun demektir, o zaman arkadaş olabiliriz.”
Ona bıraktım gözlerimi… Ona bıraktım kendimi, yüreğimi...
Gözlerimin içine baktı.
2005 Ağustos ayının son haftasında ailenin minik bir üyesi olarak dünyaya geleceğinin haberini aldım. Sen anne karnında 45 günlükmüşsün, o sıra bana öyle söylediler. Hem sevindim, hem hüzünlendim.
Sessiz geceyi bölen çığlıkla yeni doğan bebeğin ağlamasıdır yaşamak. Her şeyi akışına, oluruna bırakmaktır yaşamak yolunu bulan su misali.
İnsanın sevdiği bir kişiyi kaybetmesi muhakkak üzüntü vericidir. Kim ne derse desin, acı duymamak olanaksızdır. Ateş, düştüğü yeri yakar. Diğer bir deyişle, ateşin düşmediği yerler ise yanmaz. Daha açık ifade ile, ölüm olayında, herkesin üzüntü duyması sözkonusu değildir. Ancak, üzülüyor maskesini takmak yolu ile, üzülenin yanında olmak istenir.
Kim olursan ol, kitabın içindeki karakter bile olsan, vurulmadan suratına, kavrayamazsın bencilliğini.
"Suyun hayali daha muhteşemdir suyun kendisinden" cümlesini ilk okuduğumda anlamamıştım pek, içine çektikçe beni, biraz da onu geç tanımanın hüznüyle ve aradaki zamanı kapatmak istercesine satırlarının arasına bırakıverdim kendimi
Sanmak ın içinde acz, korku, cehalet vardır.olmak ın içinde yücelik yaşar. Yaratılan herşey ona ulaşan her insan tarafından tekrar yaratılırlar, her insan ve her nesne her başka canlı gözüyle yeniden varolurlar. her canlının gözünden giren ışık bir sürü yerde, ruhta, akılda, zayıflıkta, güçlülükte, vicdanda, içgüdüde kırılarak yeni haliyle
Aynanın karşısına geçim yargılamazsım kendini; “ne istiyorum, ne bekliyorum, gerçek amacım ne” sormazsın kendine, gerek duymazsın evlenmek istersin sadece evlenmelisindir çünkü günün birinde herkes evlenir
...burası öyle bir yer ki, gürültüler içinden karanlıklar doğuyor, karanlıklar bitmeden korkaklık boy gösteriyor.
Korkaklar lider olup, inanmadıkları şeyleri inanç diye insanlara yutturmaya çalışıyorlar...