İnsan Gerçekliği
İnsanlık için gönderilmiş herşey insandan daha değerli değildir. İnsanlık için gönderilen şeyler yüzünden insanlara kıymayınız.
"Herkesin kendi gerçeği varsa, benimki neden bu kadar erken kalkıyor?" – Dorothy Parker"
"Herkesin kendi gerçeği varsa, benimki neden bu kadar erken kalkıyor?" – Dorothy Parker"
İnsanlık için gönderilmiş herşey insandan daha değerli değildir. İnsanlık için gönderilen şeyler yüzünden insanlara kıymayınız.
Ama sonu ne olursa olsun umut yaşama sebebidir insanın. "Umutla yolculuk etmek gidilecek yere varmaktan çok daha güzeldir", sözünü söyleyen de bence küçücük bir umut parçasıyla yola çıkan bir umut yolcusuydu. Umut çıkar yoldur, umut yeni başlangıçlardır, umut hayallerin mimarı,hayatların müteahhitidir.
Yaz, yaz, yaz diyordun...İşte, geldi yaz! Odana doluşan davetsiz bir müziğin eşliğinde ne(denli) ve ne(densiz) bir yazı dünyaya getirme uğraşında sana ancak çile çiçekleri eşlik edebilir inan.
Kendi sesimize, kokumuza, masumiyetimize giden yol çok uzak değil...
hadi biraz cesaret!
Yazı yazmak bazıları için bir zulüm iken, bazıları için de bir tutkudur. Sözgelimi kalemle barışık olmayan ve sıkça not tutması zorunlu olan bir üniversite öğrencisi için yazı yazmak zulüm ile eşdeğerdir. Ancak iaşesini yazdığı yazılarla ve eserlerle sağlayan bir yazar için yazmak bir tutkudur.
Yine yazdığı
Güneşi saklayan, onu bizlerden sakınan ılık bir sonbahar sabahı, otoban üzerinden Göttingen’e yol alıyorum. Kolay bir yolculuk değil benim için¸ yaklaşık 520 km. uzaklığında. İnsanın hiç tanımadığı bir kente gidiyor olması yürek atışlarını ister ist
Hani kendimden geçip, ‘Depresyondayım’ şarkısını dinlediğim ve evden dışarı çıkmadığım dönemsel sıkıntılarım vardır bilirsin, şimdi itiraf ediyorum onca dertten kaçtığım, en güvenli sığınağımsın sen benim
Bazen seneler mi bizi kovalıyor? Yoksa biz mi onun peşinden koşuyoruz bir türlü anlayamıyorum…
Düşlerimizi süsleyen dünyanın gerçek yüzüyle karşılaştıktan sonra gelen hayal kırıklığı...
... bu beni rahatlatmıyor, iyi bir kılıf uydurmaya çalışırken yine altından iğrençlik çıkıyor ve kötülük te yok diyorum aslında , sınıfsal ayrımın yarattığı açlık ve modernizmin tetiklediği ...
Hep çeker sizi sanki bir koku, aşktan, sevgiden belki de mutluluktan gelen ılık bir rüzgar taşır onu, diğer yandan kaynağını acıdan, kederden belki de hüzünden gelen soğuk bir fırtına doğurmuştur...
Bakmıyor, görmüyor, duymuyor, hissetmiyor. Aklı, ruhu, beyni başka yerde. Ne oldu diye sorsam? Duyacaklarıma hazır mıyım, kabul eder miyim? Kabul edilir mi? peki kim kabul eder? Sorulardan çok alınan cevaplardan kaçar insan. Duymamak, kabul etmemek için kaçar.
Kaçmıyorum. Soruyorum.
Meğer aşk kapıyı çalmış kapı
Yaşar Kemal