"Yazmak, bir hayaletle satranç oynamak gibidir. Bazen kazanırsın, ama asla gerçekten yenemezsin." - Stephen King"

Deneme > Yüzleşme

karamsar

Evc-i Yalnızlık

Sürünüyorsun et parçaların taşlara takılıyor toprağa bulaşıyor kanın, kahrolası bir kainatı içinden sızdırıyorsun. Süründükçe toprak sana daha sıcak ve taşlarsa daha keskin geliyor. Yalnızlığını törpüleyemiyor onca çakıl taşı,

olumsuz

İhanet Her Yerde

İhanet...
Üzerinde düşünmeye korktuğumuz kelime...Bir o kadar da hamurumuzda olan aslında...Daha da ötesi; yaşamın varlığında olduğunu inkar ederek anlamını ortaya koyarken bile ihanet ettiğimiz kelime...

olumsuz

Ritüel

Oyun oynama sadece anlat kendini. Bırak yalın olsun kelimeler. Korkma, dürüstçe söylersen dalga geçmem seninle

karışık

Balad

Kayıp geceler kabusunda sürmeli bir ölü dirilir kendi cenazesine,ölmediğini bilmek ister tanıdık yüzlere merhaba der. Ama boş bir anlamsızlık yüklüdür hepsinde.Çünkü ölüsevicilik pek matahtır bu riya yüklü toprak kokan yerde. Suya çağrılır ölü bir müddet, sonra sonsuz susuzluğa gönderilir bir ölü, çağrısız alemlere.

karamsar

Seni En Sona Saklamıştım

Seni en sona saklamıştım... Varlığımın ve yokluğunun sonunda söylenebilen tek suskunluktun sen...

karamsar

Afrika Nasıl Kurtulur?

Üret ve tüket.
Bu iki kelimenin sınırları dâhilinde kurgulandı modern zamanlar. Kurguyu yapanların; insanlığın her gün daha ileri gideceğine ve doğal olarak daha mutlu olacağına olan inancı tamdı.

nostaljik

Sevgili Günlük

Kaleme kağıda sormadan, bana sormadan, ben gibi siz gibi bir yüzleşme, bir başkaldırı... Belki edebi bir yapıt değil, belki bir günlük sayfası, ama hangimiz günlüğümüzde isyan etmedik ki...

üzgün

Susma Hakkı

Gün olur babandan işitmediğin azar, ailenden görmediğin ceza bir kış günü suratına ince ince vuran kar taneleri tarafından yerine getirilir...

karışık

Kibrit

taze çıkmış kınından somun tekmesi.içine teke teke bir keçi girmiş.masalın bölük pörçük anlamsız gözleri büyümüş büyümüş kocaman kocaman prensestlere ruhunda devleşen cüceler minik minik devlere dönüşmüş.herkes kendi halinde yaşarken sütlimanı kentinde biri çarkı döndürmüş...döndüren kaçmış kaçanlar dönmüş.taze çıkmış kanından bu kıpkırmızı bıçak.senin tek görevin buraya yazmak.adab-ı mabad çerçevesi

olumlu

Haberiniz Var mı? Hicri 1429"dayız…

Zaman akıp gidiyor kendi mecrasında. Fakat bizler bu akışta pek çok şeyin farkına bile varamıyoruz. Çünkü ayrıntılara takılıp kaldığımız için gerçekleri göremiyoruz. Zaman, hicrete mahkûm hayatları menziline taşıyor. Her gün fark etmesek de gönül dünyamızda hicretler yaşıyoruz. Zira hicret sadece bir yerden bir yere maddeden göçmek değildir. Mana

Başa Dön