"Yarın, erteleme sanatının en verimli günüdür." – Douglas Adams"

Deneme > Yüzleşme

üzgün

Beni Yeniden Yaz..

Neon ışıklarıyla bezenmiş restoranların önünde insan avlayan yapışkan mahlukatların dolduruşlarına ağıza alınmayacak küfürler kuşanarak karşılık veriyor, lanetler yağdırıyorduk. Peşimizde sürüklenen müntehir gölgelerin...

olumlu

ayna ayna! söyle bana!

"Ayna gibi bir şeysin sen sanırım: Baktığımda kendimi görüyorum... Hem ben gibi... hem de aynaya bakınca insan kendini inceler ve birşeyler yakalar... yakaladıklarına daha detaylı bakar, ve onları ele alır... -bkz: büyüyen götü görüp, küçültme girişi

üzgün

Geç Zamanların Geç Kalınmışlığı

Kapıyı çalan senmisin, yoksa giden mi.. Kimin bu
cenaze, yüreğimden sökülüp götürülen ne? Hani nerede şehla bakışlar, neden şimdi bu feryadım. Kime, veya neye ağlıyorum ben...
Geç zamanların geç kalmışlıklarında yorgun düşmüş
yüreğim, çaresiz üzerime düşmüş gölgenin geçmesini bekliyor.

karmaşık

insan ey!

İnsan ey !
Yoksun aslında, sadece yaşıyor taklidi yapıyorsun..
Yaşamın gizini hep yanlış yerlerde, yanlış yüzlerde ve bedenlerde aradığın için mutsuzsun..
Aşk, acı, sır, ten, tin, giz ve rab..
Yaşamının en kesin gerçeklerinin hep üç harflik keli

KİTAP İZLERİ

Nohut Oda

Melisa Kesmez

Melisa Kesmez’in ‘Nohut Oda’sı: Eşyaların Hafızası ve Kalanların Kırılgan Yuvası Melisa Kesmez, üçüncü öykü kitabı "Nohut Oda"nın başında, Gaston Bachelard'dan çarpıcı bir alıntıya yer veriyor:
İncelemeyi Oku
Başa Dön