Taahayyül
Bu âleme anlam kazandıran şaheseri, hangi ölçülerle tespit ederek, yaratanın azametini idrak edeceğiz!
Bu azamet ve haşmet karşısında, kul olabilmenin şuuruna nasıl varacağız?
"Kitaplar aynalardır; içlerinde yalnızca kendimizi görürüz. — Carlos Ruiz Zafón"
"Kitaplar aynalardır; içlerinde yalnızca kendimizi görürüz. — Carlos Ruiz Zafón"
Bu âleme anlam kazandıran şaheseri, hangi ölçülerle tespit ederek, yaratanın azametini idrak edeceğiz!
Bu azamet ve haşmet karşısında, kul olabilmenin şuuruna nasıl varacağız?
Bu programlar sayesinde çoğu insan ikinci baharını yaşamak için sıraya girmiş. 18’inden sonra yaş sınırlaması yok. 80 yaşını aşkın bayanlar ve erkekler bile adeta koşarak geliyor hayat arkadaşını aramaya. Kimi bakıma muhtaç, kimi sığınmaya. Kimi hayatının aşkını arıyor, kimi beyaz atlı prensini. Yoksulluktan kurtulmak isteyenler de çoğunlukta.
modernite idamı hoşgörmüyor, peki ya yaşama hakkını haksız yere gasbedenlerin yaşaması doğru mu?
Peki kimden, neden, nelerden kaçıyordu o insanlar? İnsan kendisinden, belleği ve anılarından kaçabilir mi? İnsan beyni bilgisayar beyni değil ki sıfırlanıp, bir anlamda yenilensin…
Bilginin geçer akçe olduğu bir dünyada yaşıyoruz. Günümüzde bilgiye ulaşmak geçmişe nazaran çok daha kolaydır. Tabir caizse bilgi deryasında yüzüyoruz. Fakat bu nimetten faydalanmayıp cehaletin kör karanlığında debelenenler az değildir. Bilgiye ulaşma konusunda sınıfta kalanların durumu Divan Edebiyatı şairi Naili’nin “Ol mâhiler ki derya içredir deryayı bilmezler” berceste
Ülkede yaşanan gelişmelerle ilgili eleştirel yazı
Lise sınavlarındaki 69.’luk ile üniversite sınavındaki 80.’lik kara bir leke olarak olduğu yerde duruyor (m)arka şehir Gaziantep adına… 80. sırada Gaziantep, 81.sırada Şırnak… Moralimizi çok da bozmaya gerek yok, başlıkta da vurguladığımız üzere ne de olsa “Ötesi Şırnak…”
Mahsul gayretin ve rahmetin taksimi muvacehesince anın katresinde son aşamalardan geçerek gayeye vasıl olunmanın bir uğraşı veriliyordu.
Kim Demiş Avrupa İnsani Medeni,
Ne Edep Kalmiş Ne Haya çırılçıplak Bedeni,
Açmaksa Bedeni Olmaksa Medeni,
Desene Hayvanlar Dahada Medeni...
Bu metin, Türkiye'deki okul şiddet olaylarını ele alıyor ve yüzeysel güvenlik önlemleri yerine, şiddete yönelen çocukların psikolojik durumlarını anlamanın önemini vurguluyor. Bastırılmış öfke, değersizlik hissi ve travma gibi faktörlerin bu davranışları tetiklediğine işaret ederek, sorunun kökenine inmenin gerekliliğini savunuyor.
" Sevgili dostlarım ! Hakikat elden gidiyor ! Hakikatin ipleri haylaz bir maymunun elinde, oynatıyor hepimizi bu hayat sahnesinde. Kanmayın dostlar buna , Tanrıya tamamıyla adamayın dileklerinizi, nihayetinde siz de Tanrının yeryüzündeki ufak bir parçasısınız. "
Başkası olmayı, kimliklere bürünmeyi hiç sevmez çocuklar. İçindeki çocuğu muhabbetle besleyip, aşkla büyütenler safiyane duygularını hiç yitirmezler.Cesurdur çocuklar! Yere, zamana, muhataba bakmaz entrika bilmez çocuklar.Çabuk küserler ama kin tutmaz çocuklar. Onlar sadece ama sadece kendileri gibi olurlar. Bir çok düş katili var;büyüdükçe, umutlarını, güvenini, masumiyetini kaybedenler var.Hayata çocuk
Dünyamızı yaşanmaz hâle getiren hak ve hukuk tanımaz insanların çoğu aslında mutlu değildir.Çünkü vicdanları onların huzurlu olmasına engeldir.Başkalarının huzursuzluğu üzerine bina edilen hayatlar iflah olmaz.Zulüm yıkılmaya,yok olmaya mahkûmdur zaten.
Sokak Çocukları....Selam söyledi size !
Bu metin, tarihsel bağlamda "El" kavramının kolektif güç üzerindeki etkisini ve mülkiyet anlayışını eleştirel bir bakış açısıyla inceliyor. İlahi güçlerle donatılan "El"in, aslında toplumsal emeğin ürünlerini kendine mal etme sürecini ve bunu meşrulaştırmak için kullanılan dini söylemleri sorguluyor. Günümüzde bile devam eden bu "Allah ile aldatma" mekanizmasının, ekonomik