Seçmeli Kuran Dersleri Bedrin Aslanları Kadar Şanlı mı?
Burada Arapça ezan yasağının meclisce kaldırılma kararı fazlasıyla yetiyordu. Meclis kararını duyan Anadolu minarelere Arapça ezan okumaya koşmuştu.
"Öyleyse, tanrım, bize daha çok, bize yepyeni, bize tamamen farklı bir tür felaket ver." - Samuel Beckett"
"Öyleyse, tanrım, bize daha çok, bize yepyeni, bize tamamen farklı bir tür felaket ver." - Samuel Beckett"
Burada Arapça ezan yasağının meclisce kaldırılma kararı fazlasıyla yetiyordu. Meclis kararını duyan Anadolu minarelere Arapça ezan okumaya koşmuştu.
" Sevgili dostlarım ! Hakikat elden gidiyor ! Hakikatin ipleri haylaz bir maymunun elinde, oynatıyor hepimizi bu hayat sahnesinde. Kanmayın dostlar buna , Tanrıya tamamıyla adamayın dileklerinizi, nihayetinde siz de Tanrının yeryüzündeki ufak bir parçasısınız. "
Benim tanımlamam şu. Türk toplumu, Kuran Müslümanı değil. Doğruluğu belli olmayan kimi hadislerin ve hurafelerin Müslümanı.
Aslında bütün suç, Batının reform ve rönesanslarla bilim devrimi yapıp kimsenin bileğini bükemeyeceği bilim ve teknoloji devi haline gelmesi ve tahrif edilmiş Hıristiyanlık-Antik Yunan kaynaklı aşırı dominant kültürünü dünyaya dayatmasında. Yoksa öncelikle biz Müslüman Türkler ile doğu Müslüman halkların suçu neydi ki?
....Bilirmisiniz kelebeğin ömrü birgün imiş. Ördüğü kozadan çıkmayı, gün ışığına kavuşma sabrını, çiçeklerin özlemini yaşarmış onca vakitte birgün sürermiş sefası. Bilmezmiş ikinci gününde olduğunu, bilmezmiş güneşin yeniden doğacağını...
Aziz okur,
Bir öğretmen dostumuz anlatıyor:
“-Özel eğitim ile ilgili ilköğretim öğretmenlerinin katılmasının zorunlu olduğu bir seminerdeyim. Nedense bana zorunluluk esasına dayanan proğramlar faydalı olmamaktadır. Ben de seminer esnasında zamanımın bir kısmını zorunluluktan kaynaklanan nedenden dolayı semineri (slayt proğramını) sunan öğretmeni dinliyorum. Zamanımın diğer
Elbet kutlamalara karşı değiliz. Kutlanılacak bir şey varsa kendi dini ve kültürel değerlerimizle gayri meşruluğa kaçmadan kutlanmalıdır. Güçlü batı kültürü tüm dünyaya yılbaşını kendi kültür kutlamalarını dayatarak kutlatıyor. Müslüman toplumlar açısından Müslüman biri olarak bu dayatmada dini sakıncalar görüyorum.
Bu metin, toplumsal değişimleri nostaljik bir bakış açısıyla ele alıyor. Yazar, eskiden var olan güler yüzlü yaşlıları, emeklileri ve ahilik geleneğini sürdüren esnafı özlemle anıyor. Günümüzde bu değerlerin kaybolduğunu vurgulayarak okuyucuyu vicdanını dinlemeye ve gerçekleri görmeye davet ediyor. Metin, sosyal eleştiri barındıran duygusal bir çağrı niteliğinde.
Levye, kavgacı sürücülerin taş devrinden kalma silahı!
Hayatımızı etkileyen bir çok şey var. Mesela duygular. Her türlü duygudan bahsediyorum. Sevgi, aşk, nefret, tutku, acı, açgözlülük ve korku... Ama bunların nedeni nedir diye sorsam cevap veremez çoğu insan... Çünkü düşünmeye vakit yok! Biz, yaşamamız için bahşedilmiş süreyi ziyan etmeyi tercih eden bir türüz. Bu yazı herkes
Ötekine göre yaşamak kendine göre yaşamaktan daha değerlidir bu toplumlarda. Elalem ne der? Konu komşu ne der? Büyükler ne der? Birilerinin bir şey demesi senin ne dediğinden daha önemlidir. Dolayısıyla bu toplumlarda sapkınlık az görülür. Çünkü çok riskli ve affedilmez tabulardır. Tüm sapkınlıklar gizli, girift ve karanlıktır. Buna
Toplumsal sorumluluk sahibi insanlar, konuyu bir de bu açıdan görün!
Sanayi toplumunun atıklarıyla gittikçe kirlenen, yaşanmaz bir hale gelmekte olan dünyamızda, duyarlı bir insan olarak verilecek mücadele, kendi kapımızın önünü temiz tutmaktan daha aktif bir çaba gerektiriyor.
Daha iyi bir toplumda yaşamayı arzuluyorsak, kötülüğü yermek gerek!
Sivil kelimesinin polis ile özdeşleştirildiği bir ülkede “sivil toplumun” ciddi bir tarihi olacağını düşünmek saflıktır. Ancak bu nedenle de eleğimizi duvara asmak doğru bir tutum değildir.
Türban hiç de masum bir örtü değildir; devamı var çünkü.
Peyami Safa