Orospu Serpil Mi,adam Olan Hakan mı?
" Namuslunun orospusu,orospunun namuslusu! "
Alişan SATILMIŞ
"Sanat, gerçeği fark etmemizi sağlayan yalandır. — Pablo Picasso"
"Sanat, gerçeği fark etmemizi sağlayan yalandır. — Pablo Picasso"
" Namuslunun orospusu,orospunun namuslusu! "
Alişan SATILMIŞ
Levye, kavgacı sürücülerin taş devrinden kalma silahı!
İnsanların önemli bölümü kaybetmedikleri eşeklerini yeniden bulmanın sevinciyle yetinmeyip, coştukça coşmuştu.
Mevzu bahis yalnızca bireysel ilişkiler değildir. Ali ile Ayşe'nin veya İngiltere ile Amerika'nın dostluğu. Kirli ruhlar ve ihanet bin bir kılıkta.. İlişkiler ve politikalar.. Her kılıkta da yakar içimizi.
... Çok konuşmamalı insan... Yorulursa dinlenmeli, Allah'a yönelip din'lenmeli ama başkasınca dinlenmemeli...
Özgürlük kavramının toplumun farklı kesimleri tarafından farklı algılanmasıyla başlıyor karmaşa. Anlamını tam olarak bilmedikleri kavramların içini kendi dünya görüşlerine uygun fikirlerle dolduruyor insanlar.
Mardin’den yeni dönmüş ve “keşke Hakkâri’ye de gitseydim” diyordum ki, televizyonlar deprem haberini verdi.
“Gitseydim keşke gerçekten” diye geçirdim içimden. Aslında Nusaybin yolunda aklımdan da geçmişti. Keşke gits
....Bilirmisiniz kelebeğin ömrü birgün imiş. Ördüğü kozadan çıkmayı, gün ışığına kavuşma sabrını, çiçeklerin özlemini yaşarmış onca vakitte birgün sürermiş sefası. Bilmezmiş ikinci gününde olduğunu, bilmezmiş güneşin yeniden doğacağını...
Hadi Hindistan’dakilerin, reankarnasyon inançları var, peki bizim derdimiz ne ki, yalnızca bir kere gelebileceğimiz şu hayatta, doyumsuz hırslarımıza yenilip giderken, yanımıza kâr kalacak tebessümlerimizi herkesten saklıyoruz?
farkında bile olmadan. hep böyle üst üste, hep böyle yan yana yaşayıp, hep böyle yabancılaşıp
Vicdanlar, irtifa kaybederek herhangi bir düzleme zorunu iniş yapmış ve yahut en kötü ihtimalle bulunduğu koordinatta parçalara ayrılmış bir uçağın "kara kutu"su gibi, iç monologlarımızı kaydeden bellek konumundaydı. Ve bu kara kutu okunmadan o uçak hakkında bilgi sahibi olmak hiçte doğru değildi.
İç gözümüze doğrultulmuş bir
Ne için geliyoruz dünyaya? Temel soru bu noktada! Yiyip, içmek, bolca eğlenmek, onunla bununla hoşca vakit geçirmek için mi? Kimilerimiz ve belki de çoğumuz için evet. Dışarıya veya kendimize baktığımızda göreceğimiz bir tek gerçek.
Son dönemde Türkiye'de yaşanan sahte diploma skandalları, toplumsal bir krize dönüşmüştür. Bu sorun, sadece bireysel sahtekarlık değil, meritokrasi ve adalet sistemimizi tehdit eden ciddi bir mesele haline gelmiştir. Toplum, bu iddialara siyasi ve ideolojik yakınlıklara göre tepki vermekte, objektif yaklaşım yerine taraflı tutumlar sergilemektedir. Bu durum, adaletin işleyişini
Gelen zaman, geçen zamana denk düşmüyor bugünlerde... Her şey gerçek rengini yitirmiş gibi...
Bu metin, evrensel yasaların manipülasyonu ve "El" adı verilen sistemin kolektif alandaki adaletsizliği üzerine felsefi bir düşünce sunuyor. Yazar, mülkiyet kavramının kolektif emeği nasıl sömürdüğünü ve insanları güçten yoksun bıraktığını eleştirel bir dille anlatıyor. Metin, toplumsal düzendeki tuzakları ve emek sömürüsünü sorgulayarak okuyucuyu düşündürmeye davet ediyor.
Milyonlarca canlı çeşitinden, sadece biriyiz. Doğadaki tüm canlılardan en önemli farkımız zekamız ve beynimizin salgıladığı duygu hormonlarımız...
Benim tanımlamam şu. Türk toplumu, Kuran Müslümanı değil. Doğruluğu belli olmayan kimi hadislerin ve hurafelerin Müslümanı.