Fahişe
Tyra Banks ve Orhan Pamuk'a itafen. Bir birlerini hiç görmeselerde bir öyküde yollarını kesiştirdim.
"Yazmak, bir hayaletle satranç oynamak gibidir. Bazen kazanırsın, ama asla gerçekten yenemezsin." - Stephen King"
"Yazmak, bir hayaletle satranç oynamak gibidir. Bazen kazanırsın, ama asla gerçekten yenemezsin." - Stephen King"
Tyra Banks ve Orhan Pamuk'a itafen. Bir birlerini hiç görmeselerde bir öyküde yollarını kesiştirdim.
" Namuslunun orospusu,orospunun namuslusu! "
Alişan SATILMIŞ
Özürlüler İdaresinin yaptığı bir araştırma sonuçlarına göre Türkiye’deki engelli vatandaşlarımızın %65’i tanımadığı kişilerin alay, aşağılama vb davranışlarından şikayetçiymiş.
... Çok konuşmamalı insan... Yorulursa dinlenmeli, Allah'a yönelip din'lenmeli ama başkasınca dinlenmemeli...
Gelen zaman, geçen zamana denk düşmüyor bugünlerde... Her şey gerçek rengini yitirmiş gibi...
Bu güneş altında söylenecek çok söz, yapılacak çok iş, keyifli sürdürülmesi insana bağlı yaşamlar vardır. Yaşam inatçı ve dirençliyken, insanlık uzun bir öyküdür. İnsan makroya doğru gelişerek sürebilecek uzun bir yolculuğun ilk anlarındayken, evren ölçeğinde dokusal hücresinin içindeki mikro bir yaşamdır, şimdilik.
Bu metin, Türkiye'deki okul şiddet olaylarını ele alıyor ve yüzeysel güvenlik önlemleri yerine, şiddete yönelen çocukların psikolojik durumlarını anlamanın önemini vurguluyor. Bastırılmış öfke, değersizlik hissi ve travma gibi faktörlerin bu davranışları tetiklediğine işaret ederek, sorunun kökenine inmenin gerekliliğini savunuyor.
Demokrasiyi sandığa oy atmakla sınırlı gören, görmek isteyenlerle seçtikleri, demokratlığı kimselere bırakmıyor; demokrasiyi anlamanın ilk basamaklarında bile değillerken.
Üniversitede okuduğum dönemde yerel bir dergide yayınlanması amacıyla yazdığım amatörce bir deneme yazısıdır. Dünya görüşümü yansıtan bir yazı olduğunu söyleyebilirim.
Özgürleştirmeyen nasıl özgürleşebilir.?
Hiç düşünmez de.
Özgün Düşünce’den söz eder bir de
Mardin’den yeni dönmüş ve “keşke Hakkâri’ye de gitseydim” diyordum ki, televizyonlar deprem haberini verdi.
“Gitseydim keşke gerçekten” diye geçirdim içimden. Aslında Nusaybin yolunda aklımdan da geçmişti. Keşke gits
Aziz okur,
Bir öğretmen dostumuz anlatıyor:
“-Özel eğitim ile ilgili ilköğretim öğretmenlerinin katılmasının zorunlu olduğu bir seminerdeyim. Nedense bana zorunluluk esasına dayanan proğramlar faydalı olmamaktadır. Ben de seminer esnasında zamanımın bir kısmını zorunluluktan kaynaklanan nedenden dolayı semineri (slayt proğramını) sunan öğretmeni dinliyorum. Zamanımın diğer
Özgürlük kavramının toplumun farklı kesimleri tarafından farklı algılanmasıyla başlıyor karmaşa. Anlamını tam olarak bilmedikleri kavramların içini kendi dünya görüşlerine uygun fikirlerle dolduruyor insanlar.
“Münevver Karabulut” filminde madalyonun öteki yüzünü değerlendirdik. Yorum sizin!