Kusursuz...
Sizce kusursuz cinayet var mıdır yoksa biz mi öyle görmek isteriz? unutmamak gerekir ki katil de bizden biri. yoksa değil mi...
"Kelimelerin bittiği yerde şiir başlar. — Joseph Brodsky"
"Kelimelerin bittiği yerde şiir başlar. — Joseph Brodsky"
Sizce kusursuz cinayet var mıdır yoksa biz mi öyle görmek isteriz? unutmamak gerekir ki katil de bizden biri. yoksa değil mi...
-“Lanet olsun!”
Yere tükürdü. Şaşkındı, sinirden tekrar ağlayacaktı. Kendine mani olmaya
çalıştı; başaramadı. Hıçkıra hıçkıra ağlıyordu. Bazen kesilen nefesini düzenlemek için duruyor ve tekrar. Eline geçen bir şeyi fırlattı. Küfürleri hıçkı

‘Ben bir kitap karakteriyim.’ dedi adam. ‘Yazılmaya başlanmış, kurgusu olan ama bitmemiş bir romandaki tiplemelerden biriyim yani. Benim gibiler dünyada çoktur. Ya tekrar kitaplara dönmeye çalışırlar...’ Selçuk ve bana baktı..
Küçük bir çocuk, elinden çekiştirerek götüren babasına; "Baba!... Saddam’ın füzesi ne zaman düşecek?" diye soruyordu.
Bir hikaye, bir anne ve bir ogul, yazilmamis bir sevda söylenmemis sözler, bir hayata son verirken ardinda bir umut icin acik bir pencere............yeniden baslamak hayata
Ölü sivrisinek desenli kapıdan sigara kokan salona girdiğinizde karşınıza çıkan manzaraya en uygun sıfat ‘curcuna’dan başkası değildi.
Kahramanımız bir devrimcidir, devrim yolcusudur. Devrimci Yol’cu değil. Burada aslında bu devrim yolcusunun, Nasıl bir devrim? Nasıl bir insan? Ve nasıl bir insanla devrim? Gibi sorulara yanıt arama serüveni anlatılıyor. Devrim öncesi, anı ve sonrasına dair soruları, sorunları ve asıl olan eylemleri var. Ofir aslında ulaşılan değil ulaşılması
Kediler bilir, farenin ellerinde can vereceğini. Bilirler de oynamaktan da geri kalmazlar. Kurbanlarının endişesinden aldıkları haz, karınlarını doyurmanın zevkinden daha ağır basar sanki. Nadiren de olsa, belki de avcı merhamet eder, sıçan kurtuluverir ceremeden. Hiçbir belaya rastlamamışçasına da kemirmeye devam eder.
Yazmakta olduğum romandan bir alıntıdır. Keyfili okumalar.
Niyeti bozuk olanların hızına şaşar kalırsın, ara ki bulasın onları. Hancının nerede olduğunu, ne yaptığını da hiç sorma. Olanlardan, karısının, kızının, Mikail’in günaha bulandığından habersiz de sanma. Kötülerin elleri uzun, gözleri şahin, kalpleri geniş, mideleri sağlamdır.
Hiç yaşadığın sokaklardaki yarıklara uyanık gözle baktın mı? Senden önce yaşayanların hayaletlerinin çıkış kapısıdır, onlar. Gece geç vakit yeniden ürerler, yaşayanları ürkütmemek, kendilerine de rahat gezinecekleri yollar bulmak yüzünden… Eski hanelerini ararlar, su içtikleri, aş yedikleri kap kacak kırıntılarını toplarlar. Bazen hayatta olanlar da onlara benzer davranır. Akıllarında