Ilk Göz Agrim
Aska susayanlar icin, aglamak isteyenler icin ,hala mucizelerin var oldugunu bilmek isteyenler icin ve bu kadarda olmaz dedirtecek bir hikaye.........
"Yazarlar, ölümsüzlük arayan ama genelde sadece kitap raflarında toz toplayan zavallı ruhlardır." - Terry Pratchett"
"Yazarlar, ölümsüzlük arayan ama genelde sadece kitap raflarında toz toplayan zavallı ruhlardır." - Terry Pratchett"
Aska susayanlar icin, aglamak isteyenler icin ,hala mucizelerin var oldugunu bilmek isteyenler icin ve bu kadarda olmaz dedirtecek bir hikaye.........
Günaydın Berke!...
-Günaydın annecim… Kahvaltı hazır mı? Geç kalacağım okul servisine.
-Yeniden okuluna gidiyor olmak nasıl bir duygu bakalım?
-Hiç bu kadar rahat ve mutlu olacağımı düşünmemiştim anne…

Sevmek illaki sahip olmak değildir. Sevdiğinin mutlu olması da yetebilmeli bazen sevene. İlla karşılığı olması gerekmez sevginin, sadece sevmek de güzeldir ve sevilmek şart değildir her zaman. Karşılık olmaz sevgide, sevilmese de sevdiğine hizmet etmeli insan. Yoksa ticaretten ne farkı kalır sevginin...
Koca Tuğrul, yaşlı kılıç ustası, mağaranın sol yanında kurulu demirci ocağının başında, terlemesine aldırmadan, elinde ki kılıç taslağına biteviye çekiç sallıyordu.
""KİTAP ÖZETİ""
Kuş! Kanatlarında gümüş parıltılarıyla o beyaz kuş.
İki yana sere serpe açıyor kanatlarını, tüm pencereyi kaplıyor. Göz göze geliyoruz.
Kanatları küçük çırpınışlarla sarsılarak, bekliyor beni....Artık hazırım!
Bir dünya düşünün gördüğünüzün hayal, söylediğinizin yalan, tattığınızın ise zehir olduğunu.
Bir yazlıkta akşam yemeğinde başlayan altı arkadaşın sırlar oyunu bir süre sonra içinden çıkılamayacak düğümlere neden oluyor.
Her biri toplum içerisinde saygın bir mesleğe sahip bu kişilerin, yıllar yılı herkesten gizledikleri şaşırtıcı, utanç
Sabah olmuş,günün peçesi kalkmış,güneş yüzünü göstermeye başlamıştı.Şehir uyanıyordu,arabalar,insanlar yolları doldurmaya başlamıştı.''Bizim güneşimiz ne zaman doğacak acaba'' diye düşündü Eda;''ne biçim bir iş bu,güneş istedikçe gece oluyor'' Sedef'in gözlerinden akan yaşları görmüştü.Çok zordu çaresizlik çok...Seslerın sözlerin kifayetsiz kaldığı anlardı bunlar.Acı sesle ya da harfle anlatılmıyordu,ancak yaşandığı zaman tanımlanabiliyor,''budur'' denilebiliyordu..Önce
\- Bilim düsturu bizde iki türlüdür. İlki, kendini tanımak, ikincisi diğerlerini tanımaktır. Kendini tanımağa merak saranların rotası uzaklardır. Tanıdıkça herkes ve her şeyden uzaklaşır, sonunda salt yalnızlığa varmak isterler, ki bu hal ölüm değilse bile, insana hapislik gibidir. Onun için, yaşarken, genelde ılımlı bir tarz içinde olunur. Bu
Çevreme aldırmadığım, tamamen kendime dönük olduğum, beynimin ve ruhumun sıkı alıştırmalarla eğitilmeye çalışıldığı bir dönemdi bu.
Sizce kusursuz cinayet var mıdır yoksa biz mi öyle görmek isteriz? unutmamak gerekir ki katil de bizden biri. yoksa değil mi...
Mustapha Garta'nın 30. yaş gününden bir kaç gün önce -2034 yılının tatlı bir ilkbahar akşamında- kapısı 3 bayan sivil polis tarafından çalındı.
....Ailemin neden disipline ihtiyacım olduğunu düşündüklerini bilmiyorum.... /
Kendimi tanımak adına, her hissettiğimi ve yaptığımı irdeleyip, yolunda gitmeyen şeyler arayarak temelde bir takım yanlışlara yorup, kendime işkence ettiğim dönemlerde;...