"Gelecek, her zaman bugünmüş gibi davranır, ta ki biz onu bozup düne çevirene kadar." - Terry Pratchett (Kurgusal)"

Roman

Kurtlar ve İnsanlar 4

"Kurtlar ve İnsanlar" serisinin dördüncü bölümünde, kar fırtınasında ilerleyen Osman'ın etrafında kurt ulumaları yankılanıyor. Bu zorlu anında, eski dostu Halit'i hatırlıyor. Geçmişte paylaştıkları anılar, köy dışındaki yürüyüşler ve şehir hayatına dair kurdukları hayaller zihninde canlanırken, Halit'i derede görünce yaşadığı sevinci hissediyoruz.

yazı resim

Vahşi Ormanda Tek Başına 2

İsa, karanlık bir kış gecesinde, kar üzerinde ilerleyen esrarengiz seslerle uyanır. Korkuyla ateşi canlandırıp mızrağını hazırlar. Çevreyi kontrol etse de zifiri karanlıkta hiçbir şey görünmez. Aniden duyduğu nefes sesiyle arkasını döner ve ateşin aydınlattığı alana giren açlıktan vahşileşmiş bir kurtla yüz yüze gelir. Salyaları akan, iri dişli kurt

Gölgedeki Tanrılar

Modern İstanbul'da başarı ve yalnızlık arasında sıkışan Karim Arslan'ın hikâyesi. Bir zamanlar cebinde iki yüz lirayla Erzurum'dan gelen genç adam, şimdi kırk üçüncü kattaki ofisinden şehrin hiç dinmeyen ışıklarını izliyor. Başarıya ulaşmış olsa da, içindeki boşluk ve ailesinin değerlerinden uzaklaşmanın verdiği huzursuzluk peşini bırakmıyor.

Taşların Gölgesinde: 4. Bölüm

Artık rüzgar tamamen kendisini göstermiş, onların yolculuklarına eşlik etmeye başlamış ve uğultusu yanlarında olduğunu sertliğiyle kabul ettiriyordu adeta. Yol arkadaşları da soğuğun peşi sıra ya da onun içinde barınmaktan sıkılıp dışarı çıkan rüzgarın sert dokunuşuna maruz kalıyor bir de üstüne üstlük beraber yürümeye zorlanıyorlardı. Ağaçları hırpalayan, kuşların ezgisel

Taşların Gölgesinde: 3. Bölüm

Onunla alakalı bir paragraf vardı, bütünü bozmadan anlatayım; Metamorfoz gerçekleştiğinde iç içe geçmiş bu dört boyut tek boyut haline gelmişti. Her bir boyut tek bir dünyayı simgeliyordu. Burada dünyalar hakkında ayrıntıya girmemiş. Devam ediyorum; Oldukça şiddetli bir deprem her dünyada vuku bulmuş ve bu durum büyük çapta bir

Kimsesizler Mezarlığı Bölüm 1

Hayalet dadandığı izbe, terk edilmiş evin içerisinde volta atıyordu. Sanki Yıkılmış bir binanın moloz yığınından çıkmış gibiydi. Karmakarışık gri saçları, paçavraya dönmüş takım elbisesi derisi kurumuş suratı ile korkutucu görünüyordu. Volta atarken bir şeyler mırıldanıyordu.
bu mezarda yatanlarrr dedi. Sonra düzeltti Bu kabirde yatanlar, yok yok

Paşazade…1.

Sübyanlar Yetiştirme Yurdu iki katlı, eski, büyük bir taş binaydı. Yurdun büyük avlusu cezaevlerini çağrıştıran büyük, parmaklıklı bir demir kapıdan şehrin en işlek ana caddesine açılmaktaydı. Ana girişi cadde tarafında bulunan ve yeni, betonarme bir bina olan müdür lojmanından avluya küçük bir arka kapıyla gelinebiliyordu.

Başa Dön