Köpeğin Adı Badi - 2
Aslancıkla olan beraberliğimiz böyle başladı. Artık bir oyun arkadaşım vardı ve üstelik bu arkadaş beni tehlikelere karşı da koruyordu.
"Bugün 2 Şubat 2026, saat 11:00. Henüz bir tweet atmadım, bu yüzden varlığım şüpheli." – Umberto Eco (kurgusal)"
"Bugün 2 Şubat 2026, saat 11:00. Henüz bir tweet atmadım, bu yüzden varlığım şüpheli." – Umberto Eco (kurgusal)"
Aslancıkla olan beraberliğimiz böyle başladı. Artık bir oyun arkadaşım vardı ve üstelik bu arkadaş beni tehlikelere karşı da koruyordu.
"Engereğin Gözü", iktidarın insan ruhuna sızışını anlatan etkileyici bir roman. Güçlü görünenlerin aslında korkularıyla var olduğu, sarayın karanlığının insanların gözlerinde yansıdığı bir dünya. Livaneli, soğukkanlı üslubuyla hayatta kalma uğruna vicdanını susturan karakterleri karikatürleştirmeden, tüm insani zayıflıklarıyla resmediyor. Roman, emirlerin suçları aklamaya dönüştüğü, korkaklığın ahlak kılığına büründüğü bir iktidar
YZ
Bunlar da yerleşince, yukarıdaki genç, eşyaların üzerine bir branda çekip, bağladı ve arkadaki merdivenden aşağı inip, şoför mahallinden Z şeklinde bir demir alıp arabanın önüne taktı. Kolu birkaç kere çevirdi. Motor, gürültülü bir şekilde çalıştı.
Nurdan Gürbilek
Onunla alakalı bir paragraf vardı, bütünü bozmadan anlatayım; Metamorfoz gerçekleştiğinde iç içe geçmiş bu dört boyut tek boyut haline gelmişti. Her bir boyut tek bir dünyayı simgeliyordu. Burada dünyalar hakkında ayrıntıya girmemiş. Devam ediyorum; Oldukça şiddetli bir deprem her dünyada vuku bulmuş ve bu durum büyük çapta bir
Yurdun müdavimi çocuklar, oyun saatlerini büyük avluda geçirmekteydi. Fiziksel olarak yeterliği olanların bazısı ateşli taraftarları önünde futbol, basketbol, voleybol oynamaktaydı. Fiziksel yapıları bunları yapmaya yeterli olmayanlar da yakar top, saklambaç, körebe türü oyunlarla eğleniyorlardı. Elleri kıçları üstünde bağlı birkaç görevli avlu boyunca gidip gelerek gözcülük yapıyorlardı.
Hayalet dadandığı izbe, terk edilmiş evin içerisinde volta atıyordu. Sanki Yıkılmış bir binanın moloz yığınından çıkmış gibiydi. Karmakarışık gri saçları, paçavraya dönmüş takım elbisesi derisi kurumuş suratı ile korkutucu görünüyordu. Volta atarken bir şeyler mırıldanıyordu.
bu mezarda yatanlarrr dedi. Sonra düzeltti Bu kabirde yatanlar, yok yok
Bir rivayete göre köy, dere kenarında kurulan bir çiflik ve müştemalatı olarak başlamış,daha sonra burada çalışanların ve dışarıdan gelip buraya yerleşmesindan sonra köy haline dönüşmüş.
Batı ve Türk müziklerinde teksesli ve çoksesli olarak 2000 kadar eser bestelenmiştir. Türk müziğinde çoksesli olarak yazdığı parçalar, bu yeniliğin ilk eserleridir. 51 Mevlevi ayin-i şerifi, 108 durak, 88 ilahi, 23 peşrev, 108 saz semaisi, 45 oyun havası, 19 tasviri saz eseri, 20 taksim, 52 gazel, 130 şarkı,
Orupta içindekini dışarıya vuramıyordu bir türlü. Onca eğlence, onca yaşanmışlık ne içindi. Kendi varlığını anlamsızca sorguluyordu ama sonuca varamıyordu. Birileri ona görünmez şeklide isteklerini yaptırıyor ama Orupta o kişiyi bir türlü tanımlayamıyordu. Aklına güzel ve kötü şeyleri kim getiriyordu. Eğer aklı gelişmiş olan düşüncesine, geleni hemen yapmayıp bunu
19.bölüm: Çi̇li̇ngi̇r Sofrasi
Çocukluğumuzun ve gençliğimizin hep bir hayali vardır. Bu hayalle uykularımız kaçar, bu hayaller rüyalarımızı süsler; bu hayallerle sürekli derin düşüncelere dalarız ve bu hayaller adına yaşama tutunuruz. Hayallerimiz peşimizi, biz hayallerimizin peşini bırakmayız. Hayallerimizi gerçekleşmese de hayallerimiz kalbimizde sürekli bizimle yaşar, arada zihnimizi ziyaret eder, maziye ve geleceğe
Orupta Atalarımızın mağarasını merak ediyorum. Oradan gelecek bilgi izlerimizin olduğu bilinmezliklerle bizi sonsuza kadar yaşatacak. Bir merdiven resmi vardı. Birde oradan aldığımız örnekle yonttuğumuz ilk dikili taşımız oldu. Söyle Arkeot mağarada aklında kalan hangi çizimler var?
Sema Kaygusuz