yalnızlık fantezisi
ağzım zehir gibiydi.ne zaman tükürüğümü yutacak olsam zehirlenme hissine kapılıyordum...
"Yapay zeka geliştikçe, insan zekasının ne kadar yapay olduğu gerçeğiyle yüzleşmek zorunda kalacağız." – Douglas Adams"
"Yapay zeka geliştikçe, insan zekasının ne kadar yapay olduğu gerçeğiyle yüzleşmek zorunda kalacağız." – Douglas Adams"
ağzım zehir gibiydi.ne zaman tükürüğümü yutacak olsam zehirlenme hissine kapılıyordum...
Bana sarılırken avucunda sakladığın minik bıçağı sırtıma saplamasaydın keşke!
bir ihtimal peşinde bir ömrü savurmak ne dâhiyane ne de çılgınca… Bir panayır kalabalığında, lunapark sevincindeki çocuk gibi bekledim seni bir elimde elma şekeri, öbür elimde kırmızı uçan balonla…
Seni özlemiyorum nicedir, şiirlerine sığmayan bir adama yazıyorum gecikmiş tüm yazıları… (canım özge can'dan)
"....Mavi bir melek; gizemli beyinin kıvrımlarında dolaşırken hayatın birdenbire değişmesi.
...Uzak yerlerde, farklı dünyalarda yaşayan iki hayat. Biraraya gelince yaşanan mutluluklar, heyecanlar..."
Bizim şehrin biraz yakınında, bazıları oldukça yüksek irili ufaklı kayalılardan oluşan, kimsenin gitmediği ıssız bir yer vardı. Sanırım sadece ben seviyordum oranın manzarasını. Kayalıkları yakından seyredebilmek için, aralarında yükselen toprak tepeye çı
Hayat Bazen... ummadığın anda çıkar karşına acılar. mutluluğu ararsın acıların ardı sıra ve çeker gidersin, karanlık, kuytu ve sessiz arka sokaklara....
Bizim şehrin biraz yakınında, bazıları oldukça yüksek irili ufaklı kayalılardan oluşan, kimsenin gitmediği ıssız bir yer vardı. Sanırım sadece ben seviyordum oranın manzarasını. Kayalıkları yakından seyredebilmek için, aralarında yükselen toprak tepeye çı
yak bir sigara.. çek içine bir nefes ve sonra bir daha..
kapat gözlerini düşün ufkunda mehtaba yüzen gemileri... hayalini kur, yalnızlığını perçinlediğin o eski günlerin.....!
Büyük bir aşkı doyumsuzca yaşamak, güzel anları paylaşmak isterken; sınır şeridinde mayına basarak beklenmeyen patlama gibi bir durum...
Uzaklaşmak istiyordum besbelli... Gitmek, kaybolmak istiyordum. Daha fazla dayanamazdım...
Benim yalnızlığım sendin ve ben senin yaşamdaki her şey gibi etten, kemikten ve ihanetten varolmanı istiyordum.
Ben seni seviyordum...
İşte sonbaharın ilk solukları olan hazan rüzgarları göklerden fışkırmaya, arkasına siyahımsı bulutları takıp dolaşmaya, geceleri balkonumuzda yaptığımız ince müzikli çay keyiflerimize ortak olmaya başladı...
İlk gördüğümden beri aşıktım ona. Ama fark etmemiştim. İlgimin insanlarla arasına çektiği ince çizgiye kızgınlıktan ve onun sırrını çözmek istememden kaynaklanıyor sanıyordum. Heyecanlarım, korkularım hepsi onda birikmişti. Öyle ulaşılmaz ve öyle derindi
Kocaman bir tuvalim olsa, üzerine duygularımın bütün renklerini boyasam, düşüncelerimin bütün şekillerini çizsem öyle çok rahatlayacağım ki! Beni ben yapan ne varsa, benim bile farkında olamadığım her şeyi bu tuvale dökebilmek en iflah olmaz ütopyalarımda
Bazıları amansız bir hastalık, bazıları beklenen sevda olarak düşünür Aslında önemli olan bu ilişkinin nasıl tanımlanacağı değil, aşklarda yaşanan güzel anlar olmalı
İlber Ortaylı