Uzun Bir Gece
Yağmura tutuldum ıslandım bir anda ama bitti. Yağmur dindi çoktan güneş açtı buralarda. Hem neden merak edeyim seni? Neden söyle bana, sen zaten hiç olmadın ki! ....
"Yarın için endişelenmek, bugün için yazılacak harika bir hikâyeyi ertelemektir." — Terry Pratchett (kurgusal)"
"Yarın için endişelenmek, bugün için yazılacak harika bir hikâyeyi ertelemektir." — Terry Pratchett (kurgusal)"
Yağmura tutuldum ıslandım bir anda ama bitti. Yağmur dindi çoktan güneş açtı buralarda. Hem neden merak edeyim seni? Neden söyle bana, sen zaten hiç olmadın ki! ....
Çalınmış suratlarla yaşayan herkesin suratına okkalı bir tükürük, yiyeceği en kötü dayaktan daha ağır.
Ne zaman seni düşünsem; usuldan bir şiir başlar gökyüzünden, dökülür ağır ağır saçlarıma. Tepeden tırnağa mısraya batarım, tepeden tırnağa aşka...
En kötüsü ne kaybettik biliyor musunuz? Gün geçti yaşama tutunmak adına "BİZ OLMAYI KAYBETTİK." Seni seviyorum demenin, zor bir söz olmadığını öğrenemedik.Gördüğümüz sevdiğimiz insanı son kez görecekmiş gibi düşünemedik. Hep yarını düşünüp, hep yarını yaş
Çünkü müzik rahatlatırdı beni,ağlardım müzik dinlerken,bambaşka düşüncelerin yer almasını sağlardı beynimin içinde,açtım teybi ve yanı başımda ki hüzünlü güzelin kulaklarına gönderdim Yaşar Kurt ' un Martı'sını.Önce o hep gördüğüm ukala bakışları ile yan
“Seninle; masmavi, pırıl pırıl gökyüzü gibi berrak;
delicesine, coşkun akan bir nehir gibi olan dünyam,
Sensiz; yağmura hasret, verimsiz, çorak topraklar gibi...”
Bir şarkıdan yola çıkıp buraya geldim bu gece... Kendimden, sevgiden , aşkdan, geceden çok uzaklardayım. Kaçtığım gece mi ,aşk mı , sevgi mi, yoksa ben miyim ?
anlamsız düşünceler her zaman heryerde üretebilirsiniz daha çok ürettiklerinizin en gereksizi gibi görünse bile...
Heryersin... Hersey...
Duyuyormusun? İcimde binlerce aci ciglik var.. Bir oraya , bir buraya savrulan... İcimde binlerce huzunlu ciglik var..
Belki de bir rüyaydı gördüğüm, içinde gerçekçikler bulunan…Kendimi pırıltılı suların büyüsüne kaptırıp, hiç düşünmeden, karşı kıyıya, yürüyerekulaşacağımı sandığımda, yardımıma koşan bir sen vardın.
bir ihtimal peşinde bir ömrü savurmak ne dâhiyane ne de çılgınca… Bir panayır kalabalığında, lunapark sevincindeki çocuk gibi bekledim seni bir elimde elma şekeri, öbür elimde kırmızı uçan balonla…
Bana oyle gulumseme.. Sanki hersey, butun bu akan su duruyor bir anda.. Veya gulumse.. Su ne umrumda...
Yağmur... Hüznü de koynunda taşıyan afet... Benden daha mı dolusunda taşıyorsun sen... İçin benden daha mı çok yağıyor da akıyorsun! Bana inat mısın lanet olası! Neler taşıyabilirsin ki sen kara bulutlarından başka? Ağırlığı ne ki? Onla boy ölçüşebilir mi
kimsesiz düşler yaşadım, paramparça yalnızlıklarımda ve sahipsiz gecelerde avuttum benliğimi, sırf sana inat sırf sensizliğe karşı...
Inan bana... Boyle olsun istemezdim..
Soguktu.. Dalgalar vardi.. Cirpiniyordum..
Inan.. Buz gibiydi su.. Ruzgar vardi.. Ve batmamaya calisan ben..
Sonra seni gordum.. Ve sana tutundum.. Birtek sana.. Sımsıkı sana sarıldım..