Masal bu ya!
Çıkmak ben de istiyorum ama kırmızı başlıklı kıza elmayı yediren kötü büyücü beni de feleğin çemberinden geçireceğim diye kandırdı ve bu kuyuya attı “ demiş.
"Yarın, erteleme sanatının dünkü halidir." - Unknown"
"Yarın, erteleme sanatının dünkü halidir." - Unknown"
Çıkmak ben de istiyorum ama kırmızı başlıklı kıza elmayı yediren kötü büyücü beni de feleğin çemberinden geçireceğim diye kandırdı ve bu kuyuya attı “ demiş.
Halının üzerinde bir mavi boncuk... Ne kadar faklı yüzleri var... Yaşadıklarına, yaşadıklarımıza bakarken gördüğün yüz onların tek açıklaması mı?...
Katili olmalıydım gecenin,ellerimde suçüstü kanamaların parmak izleriyle sağaltılmamış bir yaranın bıçağı,ama başaramadım...Kapsülü çıkarılmış tamlamaların yalınayak buluşmaları işgal ettiği terkedilmiş bir durağa yaklaştım sonra,karşılaştığım kendi yansımamdı,'yak'dedi 'bütün gemileri yak...!'Yakmayacağım işte.'Bu şehir bıçak,bu şehirdeki yokuşlar yokoluşlarımıza çıkıyor artık.Bizim çölümüz bir çift tabanca edinmeyi gerektiriyor,sen söylemiştin,eninde sonunda sökülecek bu şehrin şafakları;biliyorsun...'
Hep karşılaştığım o garip adam da yine o garip soluk benzi, ışığını yitirmiş gözleriyle köşe başında durmuş, amaçsızca etrafı gözlüyordu yine bu sabah.
Titriyor ellerim. Üşüyorum, ellerimi ısıtmaya çalıssam da titriyor bedenim. Yüreğimin sıcaklığı ellerimin soğukluğuna iyi gelmiyor ki... Seni istiyor seni özlüyor bebek ellerim
anlamsız düşünceler her zaman heryerde üretebilirsiniz daha çok ürettiklerinizin en gereksizi gibi görünse bile...
Bir kaç mum üflemiş, dilek dilemiş gerçek olmayacağını bile bile...
Bir dilek tutmuş gecede
Dertleşmek istedim sizlerle, razılığım ve isyanım var sessiz sedasız.
İçinden akan sevgi selleri, ateş böceklerinin ısısıyla buharlaşıp gökyüzünde
buluşarak bembeyaz pamuk yığınları oluşturmuştu, o pamuk yığınlarına bağladığı
sarmaşıklarla yaptığı bir salıncağın üzerinde sallanıyordu sevdiğiyle
Bu ne bir başlangıç ne de bir bitiş aslında. Bu sadece hayata hangi gözle baktığını hala anlamlandıramayan, hala ne yapması gerektiğini çözememiş, garip tesadüflerin çizdiği sınırlar içinde yaşamaya çalışan bir kızın hikayesi. Eline attığı her işi yarım bırakmayı neredeyse kendisine amaç edinmiş, bu halinden sıkkın ve bıkkın; ama
Icime demir atmis bir huzun var.. Baslangicini bir turlu hatirlamadigim.. Sanki dogum izi gibi...
Uzaklarda da olsan, sen uyu yavrum ne olur… Üzerini yıldızlarla örtüyorum ben… Her gece seninle sabahlıyorum… Kim demiş yoksun diye… Nur yüzlü yavrum, bereketli topraklarımın nadide çiçeği, duru ve sakin yüreğime ışıklı ellerin cennetiyle yazılmış bir kitabe gibisin… Gözlerimdeki cenneti yaşatan o ellerde her dem yaşatmaktayım seni… Oynadığımız
İhsan Oktay Anar