Göstergebilim ve Sanat
Deneme amaçlı olarak hazırladığım şiir kitabımın ön anlatımlarından bir tanesi...
"Sabahın yedisinde uyananların tek suçu, akşamın beşinde ölenlerden olmalarıdır." – Terry Pratchett (kurgusal)"
"Sabahın yedisinde uyananların tek suçu, akşamın beşinde ölenlerden olmalarıdır." – Terry Pratchett (kurgusal)"
Deneme amaçlı olarak hazırladığım şiir kitabımın ön anlatımlarından bir tanesi...
Bu kuşatma altında bazı cesur, mert, yüreği güneş gibi harlayan yazarlarımız dik durabiliyorlar, her şeyi göze alıp gerçeği ulu orta yılmadan söylüyorlar ve ceremesini cesurca çekiyorlar. Hiç kimseye mihnet duymadan, dimdik ayaktalar.. Kitaplarını her türlü baskıya rağmen yazıp halka sunuyorlar.
Türk Musıkisinin önemli bestekârlarından Şekip Ayhan' a ilişkin tanıtıcı bir yazı...
Geçenlerde bir grup arkadaşla otururken tiyatrodan bahsetmiştik. Bir arkadaş, “Hayat bir tiyatrodur.” demişti. Ötekisi, “Hayır, hayat tiyatro olamaz” diyerek itiraz etmişi. İçimizde en saygı duyduğumuz arkadaşa; “Siz bu konuda ne diyorsun” diye sorduğumuzda; “İkisi de doğru söylüyor” diyerek şöyle meseleyi şöyle izah etmişti: “Hayatın kendisi bir tiyatroya benzetilebilir
Dünyada her şey birbirini tanımlamak ve tamamlamak için vardır. Gökyüzündeki yıldızlar ve ay geceyi tamamlamak için var olabilir fakat geceyi asıl tanımlayan baykuştur. Aslanı tamamlayan her ne kadar ceylanlar ise de onu şühesiz ki tanımlayan kükremesi ve yelesi olacaktır.Kelimeler,resimler ve müzik hayatı tamamlayan anahtarlar olabilirler fakat hayatı asıl
Türk Musıkisinin önemli icracılarından biri olan Perihan Altındağ Sözeri' yi tanıtan bir yazı....
Zaten notalar nedir ki? Zamanın eriyerek anlara, anların notalara dönüşmesinden başka. Parmaklar tuşlar üzerinde uçarken saniyelerin dört bir yana saçılmasından başka ne olabilir ki? Bu kadar basit ve doğal. En basite indirgenen doğallık müziğin en saf hali değil mi? Öylesine kolay ki, ha notaları üst üste koyarak göğe
Şiir gökkuşağına benzer. Şiirin yazıldığı an ise yağmurun yağmasına ve şiirin oluşum süreci ise kara bulutların gökyüzünü kaplamasına.
Üsküdar Musıki Cemiyeti' nin aziz Hocası Emin Ongan ile ilgili, Cemiyet anılarım.
Söze, yaşamanın da bir sanat olduğunu söyleyerek başlamak istiyorum. İyi yaşayabilmek, mutlu olabilmek, başarıyı yakalayabilmek de bir sanat. İnsan hep güzele meyillidir, güzeli keşfetmeyi, güzele ulaşmayı özler.
Hem inançlarına, hem geleneklerine hem devletine bağlı; hem de evrensel değerleri benimsemiş Tuluyhan UĞURLU örneğindeki gibi piyanistlerimizi neden yetiştirmeyelim?
Dilleri ile şakıyan, kalemleri ile aydınlatan sanat adamları ölüm karşısında dik durabilmişlerdir. Onlar için zaman harcanmayacak kadar değerlidir. Cemal Süreya ölüm ile oyunu bir gökkuşağına çevirirken, Ahmet Oktay arzın merkezine bir yarık açıyordu.. Orhan Veli, dalgasını geçerken, Cahit Sıtkı, ölümün canevine dalıyordu.
Savaş filmiymiş gibi görünen "The Fox", aslında terk edilme travmasını taşıyan bir askerin hikayesini anlatıyor. Çocukken ailesi tarafından satılan kahraman, savaş sırasında bulduğu yavru tilkiye bağlanır. Tilki, aslında kendisinin sembolüdür - bir daha terk edilmemek için sıkı sıkıya tutunduğu bir parçası. Fransız kadının aşkı ve öğütleri karşısında bile,
Neden böyle bir başlık attım sizce?
Çünkü Tiyatro denilince akla İzmir, İzmir denilince akla tiyatro gelsin diye..
Şermin Yaşar