Bir Tebessüm Yayılır Yüzüme Perde Perde
Ben şahsen bunları takarken beş mola
veriyorum,mola arasında çay falan içiyorum.
Bir camlık perdede sanırım bin beş yüz kadar
varlar.
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
Ben şahsen bunları takarken beş mola
veriyorum,mola arasında çay falan içiyorum.
Bir camlık perdede sanırım bin beş yüz kadar
varlar.
Yokluğuyla baş etmeyi öğrenmiştim. Ama varlığıyla nasıl bahşedebilirdim ki?
Beylik laflar etmekle olmuyor dostum.Bey olmak lazım, beyefendi olmak lazım önce.Yoksa yüreğinle, dudakların aynı ritmi tutturmuyor ve sesin kulakları tırmalıyor.Ne olur anla beni dostum; lafla peynir gemisi yürümüyor.Oysa benim yüküm başımdan aşkın.Bana sözünün eri biri lazım. İnsan er olmayınca, beylik laflar etse de bey olamıyor dostum.Bu yüzden git
B. Nihan Eren
-Bana yalan söyleme Darcy.
dedi kadın ıslak gözlerle... Yalandı duydukları çünkü.
\*Hem Tanrının yarattıklarına zulmedeceksin, dünyayı cehenneme çevireceksin; hem de Tanrıdan seni cennetine almasını isteyeceksin! Bunun adı olsa olsa yüzsüzlüktür\*Yoksullar birbirleriyle kendi istekleri ile savaşmazlar, zenginler tarafından savaştırılırlar.
Meğer halkın sorunlarını dinlemek kadar, Marko Paşa olmak gibi zor bir görev yokmuş bu âlemde.
Var mı derdin –ki vardır- öyle ise anlat Marko Paşa’ya…
Bugün dağlardan geçtim. Yeşile hem de yeşilin en koyusuna boyanmış dağların arasındaki dağ yollarından…
Yönümüzü nasıl belirleyeceğiz yarınlara yürürken? Pusulamız şaşarsa, yabancı kıyılara savurursa bir dev dalga bizi?...
Ağır siyasi bir yazı. Ağır kaldıramayanlar okumasın.
Başlığa bakıp da bir tren yolculuğu yazısı yazacağımı düşünüyorsanız, yanılıyorsunuz.
Zira bir zamanlar Malatya ile Adana arası trenle mekik dokumuş birisi olarak kondüktörlü ulaşıma yabancı değilim.
Doğan Cüceloğlu