Vurgun Sistemi
toplumda,devlet eliyle teşvik edilen zengin olma hevesi ve hastalığı kansere dönüşmüş,tedavisi olmayan bu süreç iyileşme adına tüm gayri meşruyu mübah kılmaya başlamıştır.
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
toplumda,devlet eliyle teşvik edilen zengin olma hevesi ve hastalığı kansere dönüşmüş,tedavisi olmayan bu süreç iyileşme adına tüm gayri meşruyu mübah kılmaya başlamıştır.
Kim hiç balık olmayan bir gölde avlanmak ister? Kim bir su içmek uğruna dudaklarını katleder? Söyle dürüstlükten, adaletten, samimiyetten söz eden. Kim bir çöl olma sevdasıyla yüreğine kaktüs diker.

kendine hapsolmuşluk
Somali'li kadar aç ve onun kadar bitap.
"Izdırabının en güzel bestelere döküldüğü, sefaletin gönüllere dokunmadığı tek şehir-İstanbul. "
Bugün biz de büyük bir acıyı, derin bir yalnızlığı yaşıyoruz. Büyük Üstad Cengiz Aytmatov en azından bedenen aramızdan ayrıldı
-Bence Tanrı'nın canı sıkıldı anne. Sonra da insanı yarattı.
Ege’de yaz başkadır. Gecesiyle gündüzüyle…Siz hiç Ege’den yıldız savaşlarını izlediniz mi mesela?
İncecik kesilmiş köy ekmeğinin üzerine salça sürüp bahçeye dalarak yeşil soğan, maydanoz, taze bakla yediniz mi mesela?
Sapanınızla keskin nişancılık yapar mıydız peki?
Yazımı okumadan önce Ali Yerli Beyin Kırılma başlıklı yazısını okumanızı öneririm, yazım da kendisinin önerdiği bir düşünceyi de sorguladığım için. Sadece kendimi harekete geçirmeye çalışıyorum, hayatın içine doğru, doğru bir adım atmak için güç topluyorum. Okuyan herkese teşekkür ederim.
Kol kırılır yen içinde kalır durumu değil
Üst akıl; dünyadaki bütün kaynakları sömüren, geri kalmışlığın, yoksulluğun devam etmesi için gayret gösteren bir çıkar grubudur. Bu grup derki; dünyadaki bütün ülkeleri yönetenleri biz seçeriz( seçilmesi için kamuoyu oluşturur, şirin gösterir, halkları yönlendiririz) bize ve bizim çıkarlarımıza hizmet ettikleri sürece iktidarda kalırlar! Ne zaman ki ülkesine ve
Namaz kılarak, makineleşerek, el öperek, yalnız, etek yalayarak, ölerek, sevişerek, bakire, yalnız, gülerek, samimi
“Lan Ramazan, aç şu Türkiye’nin önünü! Hep senin yüzünden geri kalıyor.”diyordu bir çocuk öbür çocuğa, siyasi partilerimizden birinin seçim otobüsü geçerken.