Korkmayın Benden!..
korkmayın benden.. ben insan olmaya çalışıyorum ve öfkem yüreğimdeki çocuğu korumak içindir bu kirlenmiş düzene karşı...
"Gerçek şu ki, dünya 1 Nisan şakası kadar absürt, ama biz yine de bu şakaya inanmayı sürdürüyoruz." - Albert Camus"
"Gerçek şu ki, dünya 1 Nisan şakası kadar absürt, ama biz yine de bu şakaya inanmayı sürdürüyoruz." - Albert Camus"
korkmayın benden.. ben insan olmaya çalışıyorum ve öfkem yüreğimdeki çocuğu korumak içindir bu kirlenmiş düzene karşı...
Gülüşlerime hüzün saklı.Onu görmenden korkuyorum. Mutlu iken zaman çabuk geçermiş. Zamanın geçmesinden korkuyorum. Girdiğim zaman tünelinin ucundaki ışıktan korkuyorum. Kalbimi sana emanet etmekten korkuyorum. En kötüsü de bir ömür sana sevdalı kalmaktan korkuyorum.
İlişkilerin yarattığı yalanın içinde yaşamaktayız.
Emrah Safa Gürkan
Sokrat: Olabilir. Mesela bu konuda şöyle bir örnek var: Fetih hazırlıklarını tamamlayan Türk Hükümdarı Fatih, Bizans İmparatorluğuna son darbeyi indirmek amacıyla ordusunu İstanbul surlarının önüne getirmişti. Bu sırada Ayasofya da toplanan papazlar; ne yapıyorlardı dersin?Meraklı Eşek Arısı: Ne yaptıklarını bilemem. Sen söyleyiver!Sokrat: Onlar Acaba gökyüzünde dolaşan melekler erkek
Simyacı’yı mı okudun?
Yaşlı teyzeler gibi gözlüğün üstünden bakmasana bana!
Söze, yaşamanın da bir sanat olduğunu söyleyerek başlamak istiyorum. İyi yaşayabilmek, mutlu olabilmek, başarıyı yakalayabilmek de bir sanat. İnsan hep güzele meyillidir, güzeli keşfetmeyi, güzele ulaşmayı özler.
temelinde karanfil kokusu olan garip, acaip bir yazı.
Basilmis bir mührün hükmü yoktur artik. Kendi cümlelerime katabildiklerim adina alnimda tasidigim mühürlerin eskisi olmak etkisiyle. /Icinde bulundugum bir haritanin uzakligi kadar yasiyorum herseyi. /Uzaktan ama eskizsiz../Uzaktan ama eksiksiz..
yalnızlığı yeniden tanımlama çabasına bir giriş, cesur olmayan tedirgin kelimler bütünü, ilk olmanın heycanı ve sonradan geleceklerin sancısı.
yazdığım, yazabildiğim, sevebildiğim, duygularımı bir kafese sıkıştırmadığım sürece, bazen bir insana, bazen peygamberime, bazen allahıma olan aşkımı gizlemem.
İstanbul hava alanına tahminimden çok erken bir saatte ulaşmıştım. Dış hatlar departmanında yaklaşık dört saat sonra gelecek yolcumu karşılamak üzere beklemeye başladım. İki günlük bir uykusuzluktan sonra göz kapaklarım tonlarca ağırlık altında kalmış gibi kendiliğinden kapanmaya başlıyor, ben uyanık kalmak için direnç gösterdikçe inadına uyku, bütün çekiciliğiyle şuur
yemin verdik gökte asılı yıldıza / güneşe – ateşe
yemin verdik akan kana / bayrağa / silaha...
Ercan Kesal