Anton'a Mektuplar...
Evin her köşesinde senden kalan izler var,her köşede anılarımıza sarılmaktayım şimdi.
"Bir sözcükten sonra gelen doğru sözcük, yıldırımla ateşböceği arasındaki farktır. — Mark Twain"
"Bir sözcükten sonra gelen doğru sözcük, yıldırımla ateşböceği arasındaki farktır. — Mark Twain"
Evin her köşesinde senden kalan izler var,her köşede anılarımıza sarılmaktayım şimdi.
oda kapılarına kilit olmuşum
içeri girememiş aşk ve sevgi
ve de
dışarı çıkamamış
içimde uçan kuş; ölmüş...

Çocukluğundan beri şiirle yakın bir ilişki kurmuş yazarın, şiiri okumayı sevmesine rağmen yazmakta çekimser kalışını anlatan samimi bir itiraf. Şiiri melankolinin, hamasetin ve romantizmin ötesinde, felsefeye yakın bilgece bir dil olarak gören yazar, kendisini daha çok bir okur olarak konumlandırıyor.
. Kimse sokağa çıktığınsa ‘’ Sabah şerifleriniz hayır olsun efendim.’’ demiyor artık. Deli özlemler yaşanıyor, deli özlemler sadece…
Herkes bize "Türkiye'nin şu derdi var. Sizi bundan kurtarcaz" diyor. Birisi bile çıkıp bunu NASIL yapacağını anlatamıyor. Bunlar oy almak için yapılan reklam kokan hareketler. Çözüm istiyorum, bana uzun hava okumayın. Bana RAKAM verin. Sayı görmek, tarih görmek istiyorum.
Bedenime kefen biçti ellerin de
Ben yine de kıyamadım.
Dokunuşlarına öldüm sevgili.
Kırpma gözünü sen de acıma bana
Sevdaların pınarına kandırma yüreğimi
Rüzgarın saçlarını usul usul okşayışını, Nisan yağmurlarının kurak çöllerine nazlı nazlı yağışını izledim durdum uzaklardan. Sen farkına bile varamazdın. Kıskanırdım seni. Tenini terinden, gözlerini kirpiklerinden kıskanırdım seni. Kıskanç biri olduğumdan değil sevgili. Söylesene bana sevgili; gece vardiyasından yorgun dönen yıldızların kirpiklerinde dinlendiği o Meleksi yüreğini kim kıskanmaz ki
Günlük hayatın zorluklarına ve kayıplarına rağmen umudu koruma çağrısı yapan, içimizdeki çocuğu yaşatmanın önemini vurgulayan samimi bir deneme. Yazar, modern yaşamın eksiltici etkilerine karşı direnirken, hayatın güzel yanlarını görmeyi ve kendi doğrularımızı yaşatmayı öneriyor.
Erguvan rengi bir pelerin bu gece üzerimde... İmparatorluk moru de istersen. Gücün, kudretin, kuvvetin simgesiymiş bir zamanlar firavunlar diyarında... Hayallerimde sarıldım sımsıkı mor bir düşün düşüncesiz düşmanlığına... Hem düştü hem düşmandı. Mor, düş ve düşmanlık sarhoşluğumda cılız adımlarla boş sokaklarda sallandı...
sessiz ve derin bi haykırış, ağlarken sakız çiğnemek göz yaşının dudağa teması ve sonrasında sakızda hafif tuzlanma.
sakin daha sakin daha huzurlu ama derin bir nefes öncesinde, elindeki sigarayı kül tablasına bırakıp.