Sonuca Götürmeyen Hırs
Yalnızca insan rızkını kendi kazandığını düşünür. Kişi rızkı kendisinin kazandığını düşündüğü için, kendinde güç görür, çalışır, yorulur… Oysa Allah rızası için çalışan samimi insan yorulmaz…
"Yazmak, aslında sadece okumayı geciktirmenin bir yoludur." - Umberto Eco (kurgusal)"
"Yazmak, aslında sadece okumayı geciktirmenin bir yoludur." - Umberto Eco (kurgusal)"
Yalnızca insan rızkını kendi kazandığını düşünür. Kişi rızkı kendisinin kazandığını düşündüğü için, kendinde güç görür, çalışır, yorulur… Oysa Allah rızası için çalışan samimi insan yorulmaz…
Giden önce duvarlarını taşır bir evin, sonra şehrini ve en son adını alır kalmışlardan, sanki kalan onu andıkça kirletirmiş gibi…
Allah her şeyi kusursuz yaratmaz; eksiklikler yaratmasında özel bir hikmet vardır. Tevrat ve İncil’in tahrif edilmesi de Allah’ın dilemesiyle gelişmiş bir olaydır. Bir hikmet üzere, özel bir imtihanı gereği bu durum yaratılmıştır.
İlber Ortaylı
Günlerin en müstesnasıdır bayramlar… Ortak değerlerimizin en başta gelenidirler. Daha çok bayramlarda hatırlarız birbirimizi; birlik ve beraberlik tavan yapar bu güzel zaman dilimlerinde. Bir başka kenetleniriz bayramlarda. Hasretler geçici olsa da son bulur bu sayılı günlerde. İçimize doğan sevgi güneşi bir başka ısıtır bizi. Hüznümüzü, acımızı ve yalnızlığımızı
Birbirleri için ilaç gibidirler; hava su gibi birbirleri için gereklidirler. Bilim ve ilim, verdikleri fikir mücadelesinde kılıçlarıdır; birbirleri için ise koruyucu kalkandırlar. Birbirlerine güzel ahlâkı hatırlatır, Kur’an’la öğüt verirler.
Yüreğim bir yamaç mor menekşelerle dolup taşan. Bir neyzenin sesi kulaklarımda yankılanmakta. Hafiften bir deniz kokusu yüzümü okşamakta. Bir an ölüm gelmekte aklıma beyaz kefenlerde bedenim. Hiç kusur yok dudaklarımda. Sonsuz bir uykuya kapanmışçasına. Ne dost peşindeyim artık ne de sevgili arayışında.
Ah! Kalbimin adı konmamış, insan izi tutmamış sahili. Ah! Hükmedemediğim coğrafyamın onurlu İstanbul’u, nerdesin?
Karanlık sorgu odasında Azrail; her dem beni soruyor. İnadına körlük, inadına sağırlık ve inadına lâl bir durum bendeki...
. Maskelere sığınırken bazan anlamsız şarkılara ağlarken yokluğunda, tüm şarkıları senin için yazıldığına inandırırken kendimi ve tüm kelimelerin varlığını varlığına sebep bellerken anladım; varlığın mutluluk sebebimdi, yokluğun hüzün.
Tanrılar bizi her zaman yanıltıyor.
Van’ın sarsıldığı o dakika ekran başındaydım.
Zappink yapıyordum televizyonda…
‘Son dakika haberi’yle verilen Van Depremi önce bana basit, sıradan bir haber gibi geldi. .
Lakin kim bilebilirdi Van’da küçük bir kıyamet koptuğunu…
Deprem rasathaneleri bile Van’daki bu büyük felaketi önce
Eski mektuplarından bir kitap yaptım dün gece
Emrah Safa Gürkan