ve Sen Şafak Sönmezliği
Bırakılanlar taşımış bu ağır yükü. Hükümsüzlüğün ensesinde adalet aramışlar.
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
Bırakılanlar taşımış bu ağır yükü. Hükümsüzlüğün ensesinde adalet aramışlar.
Dün sarıldım sana...İlk kez sarıldığım gibi, sanırım son kez sarıldım...Yazdım ve bunu da tükettim...
aşkıi güneş misali arayanlar , sıcaklıgından dokunamaz parlaklıgından bakamazlar. umutsuzca seven benım ıcımden gelenlerdır bunlar
Kırık dökük duygularımın cenderesinde bunalmış ruhumla tüm pişmanlığımın prangaları içinde günahkar ellerimi kaldırıyor kırılmış kalbimle huzurunda sımsıkı sarıldığım dua köprüleriyle gecelerime dilşad oluyorum.
Aşkı öğrenmek ancak dinlemekle mümkün. Sadece seyretmek, bize içi boş aşklar yaşatıyor. Aşk görmeden yaşanabilir, ancak dinlenmeden yaşanmaz.
Sen benden gittin gideli, ben de gittim kendimden...
Nerde unuttum yüreğimi?....
Avuçlarıma değemiyorsun. Koyuluğuna kapanamıyorum sensizliğimin kekremsi, acı tadlı zamanlarımda.
Henüz arayan yok, zaman hızla ilerliyor. Bir, iki, üç saymakla başlıyoruz her dokunuşta alevlenen merdiven altı hikayelerine. Kimse kimseyi kolundan çekip götürmüyor. Kimse sınıfında kendine yer bulan herkes çekip götürüyor tanımadığı her kolu.....
Kadınlığım , cesaretim ,güvenim hepsi içindi bu ayrılık . Hadi demeden başladı , hani demeden bitti bizimkisi .
Sevmek sonsuza dek sürecek sanırız hep ama ayrılıkla tanışmamız gecikmez sonunda...sevginin en acısında....
Deli esen rüzgara inat başını eğmeyen gözlerine baka baka seni sevdiğimi haykırıyrum. Seni çekiyorum içime kulağımda yankılanan cennet şarkılarıyla yeniden huzuru doldururken yüreğime. Deniz kokan türkülerin söylendiği yüreğine akıyorum toprak kokan benliğimle.
…sardunyaya o bahçede aşık oldum ben… kulübenin hemen dibinde sıra sıra öbek öbek… küsmezdiler hiç…cefa alıp vefa verirlerdi… ilginç bir fotosentez… her unutulmada salkım çiçekleriyle bağırırlardı biz buradayız diye
Kendimizi yasak aşklara alıştırmaya başlamış. Daha da ötesi onları sahiplenip evlatlarımız gibi kalplere zincirlemeyi ve sımsıkı kelepçelemeyi de unutmamışız.