"Kitapsız bir oda, ruhsuz bir beden gibidir. — Cicero"

Deneme > Sevgi ve Aşk

olumlu

Olur da Bir Gün...

Olur da bir gün,beni hatırlamak istersen,uzaklarda arama beni.Aynaya bak,gözlerinin içinde hala parlayan bir ışık görürsen,işte o benim.

olumlu

Aşka Uyanmak

Saçların değiyordu galiba omuzlarına, üzerinde çiçekli bir elbise vardı, hiçbir kadına yakışmazdı senin üzerinde olmasaydı. Bir elin yumruk olmuş yanağındaydı, diğer elin kucağında, gözlerin vardı rengi gelmiyor aklıma, o kadar güzeldi ki eritiyor beni hala hatırlamaya çalıştıkça.

üzgün

Sen Bana Benziyorsun Ama Ben Bilmiyorum..

Sen bana benziyorsun. Bir yanın hep kırılgan, hep gölgelerin arasında yaşayan, çaresiz. Bir yanın küçük çocuk, duyarlı dokunuşların değerini bilen, her sevdanın ince devinimlerini ölesiye yaşayan, sevimli serseri.

olumlu

Çabuk Gel

Düşlerime dolan, düşlerimde tanrıçalaştırdığım, düşlerimde iltica ettiğim... Kelimelerimle öptüğüm bazen, yüreğimi de göndermeye çalışarak sarıldığım. Sen kadınımsın, sürekli anlamaya çalıştığım ve bir mısrandan bir destan yarattığım.

karışık

Bitmeyecek Mektup

Hayatımda ilk defa cin-tonik içiyorum şerefine... Ne acı tadı, tıpkı sen gibi, tıpkı sana yazdıklarım gibi!

karışık

Seviyorum Seninle Sevişmeyi... (Ama Sitemkar Sevişmeleri)

Uzun cümleler kuruyorum..anlamlı biçimsiz uzun cümleler..Denediklerim..Yanıldıklarım ve Haklılıklarım..hayatımın uc noktalarındaki o yapı taşlarım...ßelirsizliklerin varolus noktası simdilerde ßen Sen Ve ßiz..su yüzünde boğulan bedenleriz..

karışık

Sevgi...

meğer ne kadar da küçükmüşüz o sonsuzlukta ne kadar da çaresizmişiz yaşamda bir ömür boyu sevgiye

üzgün

Son Mektup...

“bir yanım seviyorsan gitme tehdidin de,
seviyorsan kal diyemiyor dilsiz yüreğim...”

düşündürücü

Sevgi

Temmenniler yetermi? isimli denemenin devamı niteliğinde yazdım. ALıntılar 'Evrensel İnsan' Ergün Arıkdal

duygusal

Sonsuz Aşk

Tıpkı bir minyatür sanatçısı misali kelimelerimle donmuş anların tasvirlerini yapardım. Gözlerim anları donuklaştırır ve sonra kelimelerim anların gölgelerini nakşederdi mat bir kağıt yaprağına.

Başa Dön