Sarıldım Sana...
Dün sarıldım sana...İlk kez sarıldığım gibi, sanırım son kez sarıldım...Yazdım ve bunu da tükettim...
"Kitaplar aynalardır; içlerinde yalnızca kendimizi görürüz. — Carlos Ruiz Zafón"
"Kitaplar aynalardır; içlerinde yalnızca kendimizi görürüz. — Carlos Ruiz Zafón"
Dün sarıldım sana...İlk kez sarıldığım gibi, sanırım son kez sarıldım...Yazdım ve bunu da tükettim...
“Yeryüzünde kim bir başkasının – hatta kendinin kalbini tanıyabilir ki?”
Ford Madox Ford’un, “En Acıklı Öykü” adlı kitabının konusu bu sorunun etrafında dönmektedir...
Aşk, tutku, hırs, gizlilik, acımasızlık ve parçalanmışlık vardır bu hikayede...
En acıklı öykü diye başlık atılmıştır bunca güçlü kavramı
Bir sevdanın gülünü sisli ufukların yağmurların da bırakarak; gözlerden uzak, gönülden ırak kalmıştım. Kalıp'ta donan ruhum erimiş, satırlar da duran hasret kalbime inmişti.
Hayatta varolan her duygu yaşanması gerektiği için vardır. Duygular iyi ya da kötü diye ayrılamazlar. Her duygu ayrı bir taddır, ayrı bir heyecandır.Aşk da bu duyguların en güzellerinden biridir kanımca..Mazoizmdir, sadizmdir belki de..Tadı damağımızda ka
İçimin denizi , yurtsuz aşkımın sılası, gözlerimin kıyısında buzun ateşle teması . Sözcüklerimin aşkın çarmıhına takıldığı yerde, dudaklarımdan dökülen geveze suskunluklarımı duyanım. Gelişi içimin şöleni, gidişi ağlamaklı bir gülümseyiş olanım.
Gittin,
Belirsiz bir saat, yeniden dışarı atıyorum kendimi.Aradığımın ne olduğunu bilmeyen yada bilerek inkar eden gözlerle görüyorum cadddeleri. Seni mi arıyorum?
Bir hayalin gerçekleşmesi... Ben İzmir’e geldim geleli yollara vurdum kendimi. Sokak sokak dolaşıyorum. Dilini çözmeye, ruhunu anlamaya, insanlarını tanımaya, huyunu suyunu öğrenmeye çalışıyorum.
Gördüm de böylesini görmedim. Daha çok gençtin, 19 mu 20 ya da 18 mi? Aile kızıydın değil mi, belirli bir saati geçtiğinde evine bile tek başına gidemiyordun, akşam on biri geçirmek zaten yasaktı, benim evim de kalman zaten düşünülemezdi. İyi de güzelim bir şeyi anlayamadım, sen bu kentin
Aşkını sevgiye dönüştüren ve sevgisinin içerisinde saygısını koruyanlara...
Nedir ki o kavram nasıl olsa akıp gitmiyormuyuz damla damla mısralara
Ne önemi var ki dolunayın,yıldızların,gecelerin
Onlar da sessiz değil mi inadına ....
Hey aşk; sen adama neler yaptırırsın.
Aşk için senin yanından pas geçiyorum. Aşk uğruna ve aşkımla..
Sevmiştim demek ile ben karşımdaki nesneyi seviyorum demenin arasında bir maddesel dünya kanunun olduğunu unutmayalım.
Var sanılan aslında her zaman yoktur. Bazen yanımda dediğin aslında çoktan yok olmuştur.
duygularımın sarkacında gidip geldiğim her gece kadar venüs, her ateş kadar marsım ve yine birbirine zıt benlerin kavgasında uyum ararken, bir sana bir Yaradana yakarıyorum...
Önce inkar edersin,hayır dersin sonra kabullenme başlar,Tanrı’ya inanmadığına lanet eder, bunların hiç olmamış olmasını istersin..Artık çok geç der bir taraftan kalbin diğer taraftan bu işin kimyasını bozacak yollar arar aklın...