BahardırAşk Zamanıdır
Yağmur altında dolaşmak sevgili ile ne kadar güzel ise, yalnızlığın şemsiyesini alıp dolaşmak o kadar acı verir insana
"Yazar, evreni adlandıran kişidir. — Roland Barthes"
"Yazar, evreni adlandıran kişidir. — Roland Barthes"
Yağmur altında dolaşmak sevgili ile ne kadar güzel ise, yalnızlığın şemsiyesini alıp dolaşmak o kadar acı verir insana
İnsanlar, kusa kusa; hayvanlar, bağıra bağıra; bitkiler, yoluna yoluna yaşarlar aşkı...
Şiddetli bir şimşek çarptı.Birkaç saniye sonra Yağmur başladı. Ağaçlar ağlıyordu, gökyüzü ağlıyordu,boynumdan yükselen ses küçük bir kızın çığlıklarıydı. Balkona inşaat sesleri damlıyordu. Birileri kulağımın dibinde hiç durmadan, acımasızca bir kağıdı parçalıyordu,göğsümden kedi sesleri yükseliyordu. Tüm bu ses karmaşasına yenik düşüp, kalemi bıraktım.
Herkese ait olabilecek kadar yalın,belkide kimse tarafından anlaşılamayacak kadar karmaşık duygular..Bir zıtlıktır aşkı aşk yapan.Düzyazıyı şiir yapar o,şiiri düzyazıya çevirir yokluğu
AŞK, bazen çok güçlü bazen zayıf, bazen güneş gibi bazen mum ışığı gibi aydınlatan ama hiçbir zaman sönmeyen bir ışık hayatımızda...
Gökyüzü ve yeryüzü bembeyazdı. Gecenin tam ortasında, soğuk beyazlık tarlasında yürüyordum. Ölmek ne kolaydı ve sensizliği taşımak ne zor
Hiç kimsenin nazarı değmesin o güzel yüreğine hasedin , nefretin kol gezdiği hiçbir yerde nefsinin ve nefretin askerleri serilsin yerlere
Sevgiyi yağmur tanesinde tanıdım.Damlata damlata sevgi gölünü oluşturdum.Sevgim her bulutlu havada coştu çağlayan gibi.
Uçsuz bucaksız yonca tarlasında dört yapraklı yonca arayan, kim bilir kaç tanesini de ayaklarının altında ezdiğinin farkında değildir. Şans gözün görebildiği kadardır. Ne yazık ki gözün görebildiği KADERDİR.
Beklerken alnıma bir şarkı çarpıyor. Sendeliyorum durduğum yerde. Yıllar sonra avuçlarımı gökyüzüne mi çevirsem?
Hayatın azgın anlamsızlıkları içerisinde boğulmadan yüzmeye çalışıyorum.
Attığım her kulaçın her bir çırpınışın beni yukarı çıkarması gerekirken ........
Ne yazmak için düşündüm, ne okumak için baktım harflere, yalnız bendim uçan avere yıldızların gözlerinde.Sakin sakin uluyordu gece, sakindi tüm kuşları İstanbul'un.Bir sensizlik bir bensizlikti elimdeki kadehin tadı...
....Ve ben öylesine korkarken karanlıktan, öylesine ürkerken yalnızlıktan, öylesine titrerken ve açken sevgiye, belki el uzatan bir başkası olsaydı onun da sarılacaktım ellerine böyle sımsıkı...