Kahve Molası
Afrodizyak etkisiyle kokusu insanın aklını başından alırken; fazlası her zaman kalbi yorar sıkıştırır nefesini daraltır. Ama insanoğlu vazgeçmez aşktan.
"Yazmak, aslında hiçbir şey yapmamak için harika bir bahanedir." — Franz Kafka"
"Yazmak, aslında hiçbir şey yapmamak için harika bir bahanedir." — Franz Kafka"
Afrodizyak etkisiyle kokusu insanın aklını başından alırken; fazlası her zaman kalbi yorar sıkıştırır nefesini daraltır. Ama insanoğlu vazgeçmez aşktan.
Yataktan doğrulup banyoya doğru ilerledi duşu açtı su vücudundan yere düşerken gözlerini kapatıp bu sakin zamanın tadını çıkarmak istedi. Bir flaş patlaması geldi önce gözlerinin önüne sonra son yudum alınan kahvelerin tabaklara konuşu ve kendisine bakan o nazik insanın gözleri geldi gözlerinin önüne.
Kadın ve yaralı kalbi yavaş yavaş, ve tadını çıkarak yürüyordu İstiklal
caddesini. Yanındaki adamın türlü düşünceler geçiyordu kafasından. Adam deli
gibi aşıktı kadına.
Umut ektiği tarlalar kuruduğunda, ölesiye susuzluk çeker insan. Hayat çoğu zaman seyrini ve hızını değiştirmeyen bir Doğu Ekspresi trenine benzer: Usul, gürültülü, yavaş… Ölüme doğru akıp gittiğini düşünürüz zamanın; ta ki o gelene kadar.
O diyorum. Adını söylemekten korkuyorum nedense. Dudaklarım kanar, yüreğim sızlar sanıyorum. Sonra
aklıma önce Leyla ile Mecnun veya Romea ve Juilet gibi meşhur aşk madurları geldi. Birbirlerini çok sevmiş ama hiç kavuşamamış bu hayal kahramanlarının aşkı mı acaba gelmiş geçmiş en büyük aşklardı?
Şimdi, yokluğunun etimi dağlatan acısıyla başbaşayım. Tenim közde eriyor gibi ve yine de üşüyorum.
Aşkını sevgiye dönüştüren ve sevgisinin içerisinde saygısını koruyanlara...
Ne yazmak için düşündüm, ne okumak için baktım harflere, yalnız bendim uçan avere yıldızların gözlerinde.Sakin sakin uluyordu gece, sakindi tüm kuşları İstanbul'un.Bir sensizlik bir bensizlikti elimdeki kadehin tadı...
Cılız bir kalbi yaşıyorsam ve onu dünyaya emanet ediyorsam bana borçlu olan çok hayat var.