Bir Sabah Uyandığımda
Uzun sevişmelerin ardından yorgun düşmüş bedenlerin ilk sevişmeyi yaşar gibi kavuşmasını istiyorum özlem ile. Anlamını bilmediğim sözcükler mırıldanmak, adını sayıklamak istiyorum kollarında.
"Yazmak, aslında hiçbir şey yapmamak için harika bir bahanedir." — Franz Kafka"
"Yazmak, aslında hiçbir şey yapmamak için harika bir bahanedir." — Franz Kafka"
Uzun sevişmelerin ardından yorgun düşmüş bedenlerin ilk sevişmeyi yaşar gibi kavuşmasını istiyorum özlem ile. Anlamını bilmediğim sözcükler mırıldanmak, adını sayıklamak istiyorum kollarında.
herkes için bir ayrılık yırtar geçer ömrü..İşte o ayrılıktı bir kitapta can bulan sana Ezra diyebilişim...Güle Güle Ezram...
Hiçbirşey anlamsız değildir, sen de ben de anlamsız değiliz.Ve söylediğimiz hiçbirşey anlamsız değil, yaşadıklarımız da.
Aşka ara verdiğim zamanlarda çaldın kapımı, yüz görümlüğü kadar kısa gelip geçtin içimden sana ait herşeyi bırakarak..
Sonra, sonra lâl kırmızı gün batımlarında aradım hep seni..
........................... Her aşk iki insana özeldir. Ne derlerse desinler kim uydurursa ilk aşk unutulmaz diye aşk unutulmaz . Ruh, eş, sevgi, yaşam olan aşk büyür sevgi ile. Aşk öyle ki hayata döndürür kör gözleri, besler kanıyla ısıtır donmuş damarla
Nice insanlar vardır etrafımızda, yaşadığına hayat denmez, nice insanlar da vardır ki, çoğunun yaşadığı hayatı beğenmez.
Acının yüreğe sinişiydi sevgilerimiz. İçimizde yağmalanmış sevdaların,dostlukların izdüşümü,yüreğimizde eskidiğini sandıkça yenilenen bir acı taşıyorduk. İşte bu yüzden kısacık bir zaman diliminde sana dost demek ,seni tanımak hiç zor olmadı. Sende kaçışl
Çocuk ve edebiyat başlığı adı altında sizlerele buluşacağım. Bu yazımda ileride neler yapacağım, ne tür yazılar yazacağım hakkında sizleri bilgilendirmek istiyorum.
Birbirinin içine girmiş iki daire olabilmeli aşkı kaldırabilmiş iki yürek. Üstünlük gelmemeli ki akla, zedelenmesin incelikler ve dahi kalınlıklar. Birbirine güvenir birbirine yaslanır iki daire... üst üste gelince birmiş gibi görünen aslında bir olmayan iki daire... Hem bir hem iki daire...Yani niceliğinin müşkülat yaratmadığı mutlu daireler...
Nedir ki o kavram nasıl olsa akıp gitmiyormuyuz damla damla mısralara
Ne önemi var ki dolunayın,yıldızların,gecelerin
Onlar da sessiz değil mi inadına ....
Ben "seni sevmeyi seviyorum". Ben, sende nefes alıyor ve hayatı gözlerinde yaşıyorum.
Dudağında bir gelincik, kuşlarımın ayak perdesini boyardı.
Hasta kaburgamın iniltisini kucaklayarak, gelişini seyretmiştim evvelce.
Biliyorsun,
Ben de biliyordum herşeyi... Kulaklarımızı tıkadık,
Seyyah bir şimşek rast gelir; dağlı yüzümüzün resmini çeker sandık...
En çok neyi yakıştıramadımki kendime... Aşk acısı çekmeyi mi, yaralanmayı mı, gülüp geçmeyi beceremedim diye mi öfkelendim. Belki de “aşk kısa süreli bir ahenkti” gerçekten ama ben çocuksu bir saflıkla, belki dalgınlıkla, belki de bile bile...