Acıtan Aşk İlişkilerimiz
Ruh mayasını mayamıza tutturmaya çalıştığımız
O mübarek duygu selini yaşamak istediğimiz o adamı o kadını arar dururuz.
"Kitaplar, uyuyakalırsanız suratınıza düşmek için yasa dışı olarak üretilmiş ağırlıklardır." - Oscar Wilde (kurgusal)"
"Kitaplar, uyuyakalırsanız suratınıza düşmek için yasa dışı olarak üretilmiş ağırlıklardır." - Oscar Wilde (kurgusal)"
Ruh mayasını mayamıza tutturmaya çalıştığımız
O mübarek duygu selini yaşamak istediğimiz o adamı o kadını arar dururuz.
Güneş batarken ortaya çıkan o eşsiz ahengi ve muhteşemliği başınızı omzuna koyarak anlatabileceğiniz bir dostunuz olmasaydı, o muhteşem gün batımından ne haz duyardınız? Dostunuzla gökyüzüne bakarken gördüğünüz kuşa, umutlarınızı yükleseniz ve beraberce u
Hüznün bir dalı olsa kırılmazdı demişim her seferinde. Neden mi? Fark etmişim ki beni gecelerde tutan hüzün olmuş. Hüzünle olgunlaşmışım, kendimi bulmuşum. Kimi zaman nasır tutmuş yüreğim kimi zamanda yaralarım tekrar tekrar kanamış. Kimse
katedrallerde, kiliselerde sözü edilen, şeytanın asli görevini üstlenen, hiç tanınmamış ama kızgın yürek yangınlarının hayallerde yarattığı, tanrıçaları kıskandıran güzellerin neye benzediğini biliyorum artık...
aşkıi güneş misali arayanlar , sıcaklıgından dokunamaz parlaklıgından bakamazlar. umutsuzca seven benım ıcımden gelenlerdır bunlar
Mehmet Naci
Kırık Kalpler Korosu
Karla karışık yağmur düşer şehrin kılcal damarlarına.
Kılcal damarları,şehrin göğe uzanan elleridir. Metropolün kenar mahallelerinde saklı kalan hazineleri bulmak her geçen gün zorlaşmaktadır.
Kurtulmak ve gökyüzüne va
Dileklerimizde karbeyaz bir güzellik varken, her bebeğin gözlerindeki o bilge bakış, gözbebeklerimize yerleşmişken, susuyoruz.. sarıyı yeşile karıştıran sonbahar ağaçlarının altında yürümek varken, nemli toprağın kokusunu ciğerlerimize çekmek, bir dosta s
Yağmurların Yalnızlığı
Bardaktan boşanırcasına yağmur yağıyor.
Önümdeki setleri yıkarcasına azgın dalgalara karışma sevdasına kapılmış,son bir hamle ile gökyüzünden aşağıya saçlarıma dökülen yağmur damlalarının ışıltısı a
İstanbul ' dayım iki gözüm rüya şehirde
Meltam esintisi var tüyler ürperten
İstanul gözlerimin önünde
Zamana yenik düşen hâtıralarım var,zamana yemin düşen an'larım. Hayâlhânesinde sükûtu içen derviş kılığım,tüm pejmürdeliğiyle toz alan bir köprüde. Yıkık evler artığıyım, kabul görmedi dilimdeki lâl tadım. Çöle kuyu bulduran gözyaşlarım, gecelere taşıdı yorgun yamaçlarımı. Düşkünlüğüm düşümde üşüdü, açıldı döşümde kocaman bir yara...
Söyle Ey Aşk Ustam;
Güllerin Efendisi dediler ya Sana.. Gülleri sevmem bundandır. Gülizarlarda dolaşıp üzerime çiğ çiğ gül kokuları yağsın demem bundandır.
Her yer bembeyaz , şafak vakti bir göğe vurmuş kızıllık bir de beyazlığa ..Kırık ışıklar gecenin renginde soluyor ve sıcak nefesleri tüketiyor ayaz ....Derin düşleri ışıtır yıldızlar, beyazlığın rengine kardeş olur duygular ve bağlığın erişemediği semalar
Akşam oluyor yine, gülücüklere gebe kalmak isterdim oysa yine akşam oluyor ve damlalar beni bekliyor. Gitmeliyim. Geceye yine adım atıyor ayaklarım, yüreğimde ayaklarımın peşinden bir mumda gizli kalan anılarıma sığınıyor, ne yapsın?
... Ve sonra sana mektup yazmak geldi aklima, evet boyle bir baslangic yapmak istedim, kafamdakileri edebi bir dille, yuregine sevdalandigim ama ayri dustugum senle karsilikli olmasada paylasmak istedim. Seni sensiz yasamaya alisamayan ben, sana hic
Uzaklardasın, bitmeyen yangınların içindesin, çaresizsin, umutsuzsun… Yani benim gibisin, biliyorum... Hiç bir tesellinin seni onarmayacağının da farkındayım. Hiç bir teselli beni de onarmıyor çünkü...
Beklerken alnıma bir şarkı çarpıyor. Sendeliyorum durduğum yerde. Yıllar sonra avuçlarımı gökyüzüne mi çevirsem?
Emrah Safa Gürkan