Bazen...
Bazen de umarsızca sevdiğini , onun da senin kadar seni özlediğini umarak beklersin. Aynen şu an benim yaptığım gibi.
"Yazmak, insanın kendi karanlığında bir kapı açmasıdır. — Marguerite Duras"
"Yazmak, insanın kendi karanlığında bir kapı açmasıdır. — Marguerite Duras"
Bazen de umarsızca sevdiğini , onun da senin kadar seni özlediğini umarak beklersin. Aynen şu an benim yaptığım gibi.
Hadi yarım bıraktığın işi tamamla. Beni can çekişmekten kurtar. Sık son kurşunu da kalbime ÖLDÜR BENİ.
Uzaklardasın, bitmeyen yangınların içindesin, çaresizsin, umutsuzsun… Yani benim gibisin, biliyorum... Hiç bir tesellinin seni onarmayacağının da farkındayım. Hiç bir teselli beni de onarmıyor çünkü...
Gittiğinden beri yağmur yağıyor gökten boşanırcasına. Ama kalbim hala kurak bir toprak. Ayrılıyor paramparça, gün geçtikçe unufak
Okulda da en çok sevdiklerim arasında yer alırdı , ben çocukluğu yitirdim yağan yağmur , soğuk kış güneşi , üşüten baharın serin havası ve terledikçe keyif duyduğum ısmarlamalı yaz mevsiminde.
Safına gecipte arkasına sıgındıgımız olgu sevgi degil miydi? Pekii ne kazandırdı bize... Acı da olsa bir tecrubeydi demekten baska..! Biliyorum ki uzerimize dogan her yeni gun; yeni bir acı tecrübenin habercisi... Neden mi? Cunki biz sevgiden vazgecmiyoru
Olmayanlar olması gerekenlermiş... Tek telli bir saz gibiydim ve akorsuzca çalınıyordu hayatım!
İstemesemde zorla dinletiliyordu bana;
Acı bir gülümsemeyle alkışlanıyordu olmayanlar, küçümseniyordu olması gerekenler. Bana göre ise; hiçbirşey olmuyordu.
Yumdu gözlerini şehir,
bir damlaya, ağlamaya
yüreği temizleyecek,
enkazı dağıtacak fırtınaya sonra.
Şarabının buruk tadındaki hüznünü rakımın efkarı ile nefesi kesilinceye kadar kovalamayı yada bir zamanlar içinde pajhalı puroların olduğu tahta kutuyu yatak yaptığımız sigaralarımızın dumanlarnın kuytularda sevişmesini sevdiğim gibi.
Uçuruma giden yolda yavaş yavaş korkak adımlarla ilerliyordum
Bir ses,bir nefes yeterdi beni geri döndürmeye
Sağıma baktım,soluma baktım kımse yok
Gökyüzü gri.. etrafta boynunu bükmüş ağaçlar birer birer düşen yapraklarıyla vedalaşıyordu