sevgilinin not defteri
sevgilinin not defterinden intizar ve sanci dolu mektuplar...........kirilganlik seremonisi....yinede herseye ragmen ufacik bir umut kirintisi....
"Yazmak, aslında hiçbir şey yapmamak için harika bir bahanedir." — Franz Kafka"
"Yazmak, aslında hiçbir şey yapmamak için harika bir bahanedir." — Franz Kafka"
sevgilinin not defterinden intizar ve sanci dolu mektuplar...........kirilganlik seremonisi....yinede herseye ragmen ufacik bir umut kirintisi....
Bazen de umarsızca sevdiğini , onun da senin kadar seni özlediğini umarak beklersin. Aynen şu an benim yaptığım gibi.
Karların düşmesini bekliyorum ruhumu temizlemesi için. Gözyaşlarımı saklaması için yağmuru bekliyorum ve gelmiyor hiç bir zaman beklediğim. Seni bekliyorum yaşayabilmek için.
Ya hep kal benimle söz etme gidişlerden ya da silinsin ismin de cismin de...
Uyku gözlerimden akıyordu. Kulağımda, yine seslerin en güzeli, düşe(yazdım) kendimi... Gecenin, garip bir türküsü var. Duymak denilen eylemin, hakkından gelenlerin kulağına çalınıyor. Uyku, düşe sarılmış; gecenin ninnisi ile seyrediyor.
mevlana mesneviyi yazmış ta, yunus' a okutmuş; yunus kendinden emin demiş ki:
'bu kadar uzun yazmaya ne lüzum var. ben olsam; ete kemiğe büründüm, yunus olarak göründüm derdim'
şimdi ben... bu kadar uzun anlatmaya gerek yok esasen... sadece şu ye
Okulda da en çok sevdiklerim arasında yer alırdı , ben çocukluğu yitirdim yağan yağmur , soğuk kış güneşi , üşüten baharın serin havası ve terledikçe keyif duyduğum ısmarlamalı yaz mevsiminde.
Gittiğinden beri yağmur yağıyor gökten boşanırcasına. Ama kalbim hala kurak bir toprak. Ayrılıyor paramparça, gün geçtikçe unufak
Hadi yarım bıraktığın işi tamamla. Beni can çekişmekten kurtar. Sık son kurşunu da kalbime ÖLDÜR BENİ.
Şarabının buruk tadındaki hüznünü rakımın efkarı ile nefesi kesilinceye kadar kovalamayı yada bir zamanlar içinde pajhalı puroların olduğu tahta kutuyu yatak yaptığımız sigaralarımızın dumanlarnın kuytularda sevişmesini sevdiğim gibi.
En maviydi gözlerin. Denizler, hatta okyanuslardan bile mavi. Mavilerden mavi. İnsanın içine işleyen, bir bıçak gibi saplanan mavi. Güzelliğiyle öldüren mavi.
Yumdu gözlerini şehir,
bir damlaya, ağlamaya
yüreği temizleyecek,
enkazı dağıtacak fırtınaya sonra.
O karanlık gece, mübarek bir geceydi. MUM'un şevk badesiyle sarhoş olmuş pervane, mecnun gibi yollardaydı. Aşktan yüreğine düşen dertle sevgilisini anmaktaydı hep. Kaç saat geçmişti kim bilir? Gamla yüreği solmuş bir halde, hicran yastığına dayanarak yığıldı yere pervane. Hali çok kötüydü. Ölü desen ölü değil, diri desen diri
Bitse de terk edemediğimiz sevgiler, ruhunun yerine bedeni ödünç kalan sevgililer