Ata'ya Mektup...
Maskeler düştü ATAM...Gerçekler bir bir gün ışığında; ileri gitmek adına atılan adımlar her geçen gün bir adım daha geriye götürüyor bizi ATAM...
"Yazmak, varoluşun o bitmek bilmeyen fıkrasına son vermek için yapılan nafile bir girişimdir." – Franz Kafka"
"Yazmak, varoluşun o bitmek bilmeyen fıkrasına son vermek için yapılan nafile bir girişimdir." – Franz Kafka"
Maskeler düştü ATAM...Gerçekler bir bir gün ışığında; ileri gitmek adına atılan adımlar her geçen gün bir adım daha geriye götürüyor bizi ATAM...
"Büyük Türk ordusu! Dünyanın hiçbir ordusunda yüreği seninkinden daha temiz ve daha sağlam bir askere rastgelinmemiştir"
M.KEMAL ATATÜRK
Bunun aksini düşündürenlere yazıklar olsun!
Bir devleti, bir askerî birliği, resmî veya gayri resmî bir kuruluşu temsil eden işarete bayrak diyoruz. Bir milletin varlığı ve bağımsızlığı bu sembolik işaretle temsil edilir. Bütün milletlerde bayrağa özel bir saygı duyulur. Çünkü o sıradan bir bez parçası değildir. Bir devletin maddî ve manevî değerlerini topyekûn ifade
Tatil deyince Anadolu insanının aklına genel itibariyle deniz kenarında dinlenme, eğlenme, kumsalda (sahilde) hoşça vakit geçirme ve denize girme gelmektedir.
Sahil kenarındaki turizm beldelerinde yaşayan insanların aklına ise; yaylalarda temiz havadan yararlanma, doğal beslenme, dinlenme, spor yapma gelmektedir.
Sultan Abdülhamid Han'a yakışıksız söyler sarf edildi. Neden başkalarının suçu O'na yıkılıyor?
Türkiye'nin kalkınma sorunlarının merkezinde yer alan liyakat eksikliği, ülkenin doğu ve batı bölgeleri arasında farklı yansımalar gösteriyor. Diplomayı fetişleştiren yaklaşım, gerçek yetkinliğin önüne geçerken, belgenin teorik bilgiyi kanıtladığı ancak pratik beceriyi garantilemediği vurgulanıyor. İş tecrübesi ve uygulama olmadan, diploma sadece bir başlangıç noktası olarak kalıyor.
Yasa ortada, suç işlendiyse cezası verilir. Suçluyu değil de kanunu kınamak nasıl bir korkaklıktır, nasıl bir pısırıklıktır.
Bu Türk adının gururunu yok edenlerden sıkılmadınız mı? Bizi de toplu halde satsınlar da, kime neye hizmet ettiğimizi bilerek kölelik yapalım bari!
Gördüğüm ilk asfalt yol, köydeki tek ulaşım aracı traktörün römorkunda babamla ilk defa şehre giderken Menderes’in Ceyhan nehri üzerine yaptırdığı köprünün yoluydu. Bu siyah asfalt yolu uzaktan kıvrılan koca bir karayılana benzetmiştim.
Metropol şehirlerde görüyoruz. 5 gün cenazeyi geç gömüyorlar. Bu uygulama neden köylerde Türkiye’nin bölgelerinde uygulanmıyor. Birde morgsuz o kadar köy hatta kasaba bile var.
Bursa Ulu Camii’ndeki ziyaretimizi tamamlayıp Tophane’ye doğru tırmanmaktayız. Önümüzde Büyükşehir Belediyesinin yapmış olduğu Balibey Han var.
Hal böyle iken yaklaşan seçimler nedeniyle meydanlara inen siyasiler, meydanların geniş olması sebebiyle atıp tutmaktalar.
Bu ortamda, belgeler zemin yoklama görevini yapmaktadır. ABD, masadaki oyunculara kartları dağıtmıştır. Şimdi kimin, nasıl oynadığını gözlemek tedir. Buna göre de, tavrını belirleyecektir