Kelimeler: Beceri
Ne yaman bir çelişki bu! Artık yapabildiğinizden emin olduğunuz bir şeyi yapmak daha az mı ilginizi çekmeye başlıyor?
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
Ne yaman bir çelişki bu! Artık yapabildiğinizden emin olduğunuz bir şeyi yapmak daha az mı ilginizi çekmeye başlıyor?
Hayatım yazmakla geçti benim… En büyük dostlarım kalem ve kâğıt oldu. Onlar beni hiçbir zaman yalnız bırakmadılar. Onlara sarıldım içime kasvet çöktüğü anlarda. Mürekkep denizlerinde yüzdürdüm gönül kayığımı. Gecelerimin çoğunu kalem ve kâğıtla geçirdim. Onlarla paylaştım en güzel ve en özel duygularımı. En iyi sırdaşım yine onlar oldu.
İnsanı var kılan, önemli kılan, işe yarar kılan da tıpkı çınar ağacı gibi geriye kalan , iz bırakabileceği bir yaşam. Bir yaraya merhem olabiliyorsak, bir çaresize çare, bir dertliye derman gerisi boş ve anlamsız. İşte geldik, işte gidiyoruz.
Gölün üzerine incecik bir sis tabakası sanki postu sermiş gibi.Gitmeye hiç niyetli görünmüyor.Firuzköy alacalı bulacalı görünüyor gölün ardında.Evler göle doğru eğilmiş, ağaçlar ise tersine. Köprünün kıyısı boyunca ufacık kaya balıkları koşuşturup duruyor,yedi-sekiz yaşlarında bir çocuk onları yakalamak için oltasını atıyor.Küçükçekmece gölünde bir balıkçı yarı uykula
Öldüğümüz an imzamızı da atmış oluruz yaşam mektubumuzun altına. Sizce kime yazılmıştır mektup ?
Taze bir günün başlangıcında,buğu buğu nazlanan bir bardak çay ve susamlı taze bir gevrekle güne merhaba demek. İlk bakışta, harcıalem bir durum gelse de, simitten bir lokma; çaydan bir yudum alınca işin rengi değişir. Bu tat bu nefaset zengin yoksul her adem evladını mest eder. Halkalanmış bir güzelliğin,
\* Süre giden bir tanışıklık sürecinde sevmek ilk andan beri vardır. Ama farketme ânı sevmenin başlangıcı değil var olan fakat bilinmeyen bir sevginin fark edilişidir. Hani: Seviyorsun ama sevdiğini bilmiyordum. demiştin ya sebebini daha iyi anladım.
Bilindiği gibi her yıl 24 Kasım’da öğretmenler günü kutlanır. Bu yıl da rutin olduğu üzere tüm yurtta 24 Kasım Öğretmenler Günü kutlandı. Öğretmenler Günü etkinlikleri kapsamında Türkiye’nin 81 ilinden 81 öğretmen Ankara’ya davet edilerek başkentin önemli kişileri tarafından kabul edildi. Bu yıl ben de 81 ilin 81 öğretmeni
Çağımızın bilgi çağı olduğu söyleniyor. Bence değil ! Günümüzde bilgiye ulaşmak çok kolay. Eskisi gibi ciltlerce kitaplara sahip olmak gerekmiyor. Bir tuşla hertürlü bilgiye erişebiliyoruz. Günümüzde teknoloji, hamallığı ortadan kaldırmıştır ; gerek fiziksel, gerekse zihinsel hamallığı. Dünyanın bir ucuna yorulmadan gidebiliyoruz. Bir tuşla hertürlü bilgiye erişebiliyoruz. O halde,
Söz söylemesini iyi bilenlere, ağzı laf yapan kimselere derler söz cambazı… Bu hususta şairlerin eline kimse su dökemez. Onlar gerçek anlamda söz cambazlarıdır. Sözün en tesirlisini, kelamın ruha işleyenini onlar söylerler. Onlar, lügatlerde sessizce uyuyan kelimeleri gönül teknesinde hissiyatla yoğurup yeni sentezler oluştururlar. Şairler kelimeleri derin uykularından uyandırırlar.
Hayatın insanın anlamı önemini anlatırken anlamı anlayabiliyor musunuz? Yoksa ben daha çok biliyorum derken, bana anlatmadan hala susuyor musun? Önümüze duvarları kendimiz ördük derken, sana bana gülerken, gel bu duvarları yardım et kaldıralım diyorum geliyor musun?
Hiç uyanmayan bir ülkenin nöbetteki çocuklarıydık biz. Asiydik, heyecanlıydık, haklıydık kendimize göre.
dara düştüm sanmayın , çarmıhı da bilirim / hele dönsün bu devran , belki yine gelirim..."
Yaşın kaç olursa olsun eğer ki kalan hayatının her gününü etkileyen bir acıya ev sahipliği yaptıysan ne kadar karşı koyarsan koy olgunlaşırsın ve ne kadar çabalarsan çabala, ne kadar engel olmaya çalışsan da bir gün boynu bükük, omuzları düşmüş bir şekilde teslim olursun yalnızlığa
Ey Orta Doğu hiç mi yüzün gülmeyecek, hiç mi huzur gelmeyecek, uğramayacak senin oralara... Kudüs hep mi yetim kalacak, öksüz kalacak? Selahattin Eyyubi'nin kemikleri hep mi sızlayacak? Hep mi yaralarımıza tuz basacağız? Hep mi kan kusup da kızılcık şerbeti içtik diyeceğiz? Hep mi bu herzeleri yiyeceğiz?
insanlar dedikodu peşinde koşmaya neden bu kadar gereksinim duyuyorlar?
Günlerden salı... Takvimler yırtılırcasına, günler geçmekte. Her günümde olduğu gibi bugünümde de kelebekleri salıvermekteyim kavanozlardan. Çünkü ben en çok gökyüzüne açım. Karnımı bulutlarla, gün ışıklarıyla doldurmak istemekteyim. Bugün salı...