"Yazıyorum, öyleyse varım. Ya da o kadar çok yazıyorum ki, var olmasam kimse fark etmezdi." — Dorothy Parker"

Deneme > Yaşam

Kahinlerden Algoritmalara: Tercih Danışmanlığının Tarihsel Değişimi ve Modern Çağda Bilimsel Yaklaşımla Karşılaşması

İnsanlık tarihinin evrensel sorusu: Belirsizlikte nasıl seçim yapmalıyız? Meslek, yaşam yeri ve hayat ortağı seçimleri gibi kritik kararlar her çağda farklı yöntemlerle ele alınmıştır. Eskiden tanrılardan medet uman insanoğlu, bugün istatistiksel modellere başvuruyor. Tercih danışmanlığının özü değişmese de, insanın geleceği tahmin etme biçimi köklü bir dönüşüm geçirmiştir.

karamsar

Aylardan Temmuz...

Aylardan temmuz. Ben artık büyüdüm. Hayata bakarak, seni yaşayarak büyüdüm. Ben büyüdüm...

karışık

Pisi Pisine Kaybetmeyi Umarsızca Geçiştirme Telaşı

Yazma yetisi insana verilmiş en büyük ödülken, diğer taraftan sonsuz bir yalnızlığı gerekli kılışı çok acımazsız geliyor. Akademide öğrenciyken bir Hocam şöyle demişti; Hayatta bir şeyi istiyorsanız bir başkasından vazgeçmelisiniz. Hepsi birlikte olmaz.

mizahi

Şundan Bundan..!

Eski özdeyişleri şöyle bir irdeleyelim..bakalım ne çıkacak taşın altından..sıcak yaz günlerine nazire yaparcasına !!!

olumlu

Büyüdüm

Sesimi duyurmak için bağırmak yerine, küçük harflerle konuşmanın ruhumu rahatlattığı bir dönemdeyim.Geçici bir büyümüşlük halimidir nedir bilemiyorum ama en azından bu sıralar büyüdüğümü hissediyorum.

düşündürücü

Alışılmışın Dışına Çıkmak

İnsanlık tarihi bunların örnekleri ile dolu değilmidir. Alışılmışın dışına çıkarak düşünen zihinler, insanlığın bugünkü seviyesine gelmesinde rol oynamışlardır. Eğer atalardan gelen bilgilerin doğruluğuna saplanıp kalsalardı bu zihinler, herhalde insanlık hala ilk, belki de orta çağ seviyesini aşamıyacaktı.

Beyinde kazanmak…

Bu metin, kazanma arzusu ile kaybetmeme rahatlığı arasındaki kritik farkı inceliyor. Çoğumuz, başarısızlık korkusuyla daha başlamadan mazeretler üretiriz. Gerçek kazananlar, sonuçtan korkmak yerine harekete geçerler. Zihnimiz kaybı düşünmeye odaklandığında, ne kadar önlem alırsak alalım asla tam güçle mücadele edemeyiz. Başarı, mazeretler yerine inançla gelir.

karışık

Güller ve Kelebekler

Bir su damlası denize düştüğünde kendini umman sanır. Sonra anlar ki bir hiçtir derya içinde. Dalgayla dalga, denizle deniz, güneşle buhar olsa da özünde çektiği acı birdir. Bir boşluğu doldururken, boşluk da kendisi olmuştur. İçindeki boşluğu bir başka boşlukla doldurmaya çalışanlar, bu dünyadan bomboş gitmiştir.

üzgün

Can Evi

Yalnızlık bende tarifsiz olmuş, içinden geçemediğim bir sis bulutu yalnızlık, içinde ne olduğunu bilmiyorum...

olumlu

Çözülmeyi Bekleyen Bir Bulmaca Gibidir İnsan...

Kısacası; Sen bir mücevhersin, mücevherden anlamayan kör biri, senin değerini bilmez, seni herhangi biri gibi görür, sana da herkese davrandığı şekilde davranır, sen kendine başkalarının gözü ile bakma, kendini tanı, kendi gözünle bak…

olumsuz

Yalnızlığın İlacı

İnsanoğlu bu dünyada yapayalnız ve her geçen gün biraz daha yalnızlaşıyor, ilerliyor ve ilerledikçe daha da yalnızlaşıyor, yalnızlığına bir türlü çare bulamıyor.
Peki niçin? Bunun cevabı çok basit aslında; insanın yalnızlığını ancak diğer insanlar giderebilir ve insanlarlar her geçen gün birbirlerinden biraz daha kopuyor, maddeten kopmasalar

nötr

Osmanlı'da Gül Mü? Lale mi?

Yapılan işe kılıf uydurmak ve harcama egosunu tatmin etmek için harcamaları bol keseden yapmak yönetici olmayı icabettirir.
Karnı tok olan, herkesi tok sanır, Karnı aç olanda, ekmek yok sanır.....

umutlu

Araf'ta Gibi Yaşamak

Araf’taki gibi cennet ve cehennem arasında bir yerde kaldığımızı düşünelim. Bir yanda bizi oraya sürükleyecek davranışlardan hep korkuyla sakındığımız sonsuz cehennem… Diğer yanda yaşamımız boyunca umut ettiğimiz sonsuz cennet…

olumsuz

Töreniz Batsın!

Benim saflığım, hatta salaklığım nerede biliyor musunuz? Ben her şeye rağmen ‘Türkiye hâlâ mümkün’ diyorum. Hâlâ, insanlara iyi şeyler sunarsanız almaya hazırdırlar diyorum.
Güldünya’nın umutlarını söndüren töreniz batsın!
Umut bebek,

olumsuz

Obezite Üzerine

Yaşadığımız çağa mısır çağı da denilebilir. Çünkü yediğimiz et: mısırdan, ekmek mısırdan içtiğimiz içecekler mısırdan yapılıyor. Yani raflarda gördüğümüz yüzlerce ürünün ham maddesi mısır bitkisidir. Mısır sektörünü elinde bulunduran güç ise; her şeyi elinde bulunduran insanlığın gidişine yön veren en büyük emperyalist güçlerdir.

Başa Dön