"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."

Deneme > Yaşam

nostaljik

Tel Örgüler Arasına Gideceğimi Bilseydim, Gömmez Miydim Kendimi O Toprağa...

Babamı ilk kez, bana getirdiği haşlanmış tavuktan tanıdım. Fabrikada çalışırken, ona verilen öğle yemeklerini bir kenara koyar, akşam olunca bize getirirdi. O mert adamdı. Açlığa dayanırdı, yemediklerini biz yiyelim diye... Elinde yaz helvası, biraz haşlanmış tavuk ve bir kutu gazozla evden girdiğinde bayram sanır kollarına atılır, sonra da

karamsar

Beni Benimle Topladım, Bana Çarptım, Bana Böldüm de Çıkartamadım Aynı Olan Hiç Bir Şeyden!

Zaman kendini kucaklamış yitirdiklerinin tesellisini kendinde arıyordu yine.
Saatler saklambaç oyunlarından geri kalmıyor körebe oyunlarından da ileri gidemiyordu bir türlü.
Dönüp dolaşıp bahçelere aynı yağmurları yağdırıyordu sonbahar ve çatılardan düşmeyen kar sıkı sıkı bağlanıyordu yine kendi saçının beyazına.

nostaljik

Kar Tanesi

Bir kar tanesiyim ben, hiç özel olmayan. Sadece tüm taneler kadar beyaz, köşeli ve soğuk...

karamsar

Salların Altınçağı - III -

Sal artık neredeyse bir metre suya gömülmüştür. Kulübenin tavanında beş adam; de Bisschop ve dört yoldaşı sadece yıldızların aydınlattığı bir Pasifik gecesinde, açlıktan ölmek üzere, bilinmeze doğru sürüklenmektedirler. Birbirine kenetlenmiş bu beş adamın artık tek dileği içecek su ve yiyecek bir şeyler bulabilmektir. Tuamotu adaları, Starbuck ve Panrhyn

karışık

Boş Dolu

Karanlık, heveskâr bir kahkahayla dolaşmada.. İnsanoğlu hüzün fıçısı... Endişeler yoğruluyor gözlerde. İşkenceli kelimeler, ağız dolusu akıyor. Her yer kan veran.

karamsar

2\. Dolunay, Beş Nokta

Göz açıp kapayana kadar geçen zaman... Uzun ve kısa bekleyişler... İnsan ruhunun zıtlıkları... Satır aralarına gömülmüş hüzünler... Aynı tada sahip göz yaşları olan yabancılar... Soyut...
"...gözlerini açtı...
Nefes helezonlar çizerek buharlaşıp karışırken dünyanın pisliğine, içine kirletmek veya kirletilmek için bir nefes daha aldı. Hücreleri

olumsuz

Yalnızlığın İlacı

İnsanoğlu bu dünyada yapayalnız ve her geçen gün biraz daha yalnızlaşıyor, ilerliyor ve ilerledikçe daha da yalnızlaşıyor, yalnızlığına bir türlü çare bulamıyor.
Peki niçin? Bunun cevabı çok basit aslında; insanın yalnızlığını ancak diğer insanlar giderebilir ve insanlarlar her geçen gün birbirlerinden biraz daha kopuyor, maddeten kopmasalar

karışık

Hep Kalan Biri

...ve o insanlar bu ışıksız, rüzgarsız, sonsuz limanın büyüklüğünden öylesine korkarlardı içini dolaşırken. Onlar güneşi isterlerdi, rüzgarı, öfkeyi... Kendi büyüklüklerinin gururunu yaşayabilmek için küçük yerlere kaçıp gitmek isterlerdi. Bu büyük, dingin ve fedakâr liman onlara ne kadar küçük olduklarını hatırlatıyordu. O kadar çok sevgi vardı ki bu çirkin,

olumlu

30 Ağustos Zafer Bayramı

Türk tarihi,emsali görülmemiş şanlı zaferlerle doludur.Bu zaferlerin en büyüğü de hiç şüphesiz Başkumandanlık Meydan Muharebesi’dir.Sakarya Zaferi’nden bir yıl sonra yeni bir savaşa girmek elbette riskli bir durumdu.

karamsar

... ve O Liman Ağlayacak!

Umudunu kağıttan bir uçak yapıp da göğe savurmak da var küçüğüm. Aslına bakarsan bu ülke hayallerinin süzülüp de, özgürce dolaşan sınırlarını her bir gün yitiriyor. Daha bir nasırlı annemim elleri, daha bir hüzünlü bakıyorsun kente ve daha bir yorgun bedenin...

karamsar

Geri Dönüşüm Kutusu

İşte bana göre dönüm noktası sayılan bir dönem bu dizinin ekrana gelmesi ile başladı.
DALLAS adlı bu dizi cam renklenmeden hayatımıza büyük bir renk katmaya başlamıştı bile.
Zamanlama mükemmeldi. Çok sonraları anlaşılacaktı ki; korkuları olan ümitsiz Türk halkına bu filmi sunmak hedefi 12’den vurmak

Başa Dön