Sirk Yönetmeni
insanın kendine yüklediği, mutsuzluğum ben.tüm umutların kırılıp döküldüğü noktayım.
hissizliğiyim bir sevgilinin.nefretiyim.
aslında benliğiyim, kendimden öte.
"Kitaplar aynalardır; içlerinde yalnızca kendimizi görürüz. — Carlos Ruiz Zafón"
"Kitaplar aynalardır; içlerinde yalnızca kendimizi görürüz. — Carlos Ruiz Zafón"
insanın kendine yüklediği, mutsuzluğum ben.tüm umutların kırılıp döküldüğü noktayım.
hissizliğiyim bir sevgilinin.nefretiyim.
aslında benliğiyim, kendimden öte.
Ölümü yitirmek... Uzayda yüzen sınırsızlıklarla sınırlandırılmış özgür ruh... Yaşam, ölümün perdesiydi yürekteki gizli bahçede. Seslerse bu bahçenin bekçileri...
Nuray Şerifoğlu
Denizin kızı Akçaabat, işveli bir gelin oluyor bembeyaz duvağının altında. Bu gelinin yüreğindeki umutlar Karadağ’dan daha yüce ve heybetli… Acılar ders oluyor geleceğin mimarlarına. Umut harmanları endişeleri bertaraf ediyor. Akçaabat yarınlara parlayan gözlerle, taze beklentilerle bakıyor. Akçaabat yüzyılın şerefini bütün hücrelerinde hissediyor.
Seni terk etme vakti geldiğinde
Valizim çok hafif olacak
Sadece Üstümdeki elbiseler
Şiirlerim bende kalacak
Kütahya Altıntaş ilçesi başbakanı ( şu an sağ değil ) Allah cc rahmet eylesin.
Bu hafta hiç yazmak gelmedi içimden. Belki sıcaklar, belki biraz bezginlik, belki son günlerde yaşadıklarım. Yorgundum. Ama bugün ilk defa midemde koca bir yumrukla uyanmadığım için bir şeyler yazayım dedim. Bir sürü konu yazılmayı bekliyor, ama ben konsa
İnsanlık tarihinin evrensel sorusu: Belirsizlikte nasıl seçim yapmalıyız? Meslek, yaşam yeri ve hayat ortağı seçimleri gibi kritik kararlar her çağda farklı yöntemlerle ele alınmıştır. Eskiden tanrılardan medet uman insanoğlu, bugün istatistiksel modellere başvuruyor. Tercih danışmanlığının özü değişmese de, insanın geleceği tahmin etme biçimi köklü bir dönüşüm geçirmiştir.
Babamı ilk kez, bana getirdiği haşlanmış tavuktan tanıdım. Fabrikada çalışırken, ona verilen öğle yemeklerini bir kenara koyar, akşam olunca bize getirirdi. O mert adamdı. Açlığa dayanırdı, yemediklerini biz yiyelim diye... Elinde yaz helvası, biraz haşlanmış tavuk ve bir kutu gazozla evden girdiğinde bayram sanır kollarına atılır, sonra da
Öyle ise takın saçlarınıza tokalarınızı, geçin karşısına eşinizin..Hatta ona inat bir sevgili bile bulun kendinize; genç kalın genç!.....
Bahçe duvarının kenarına ekilmiş olan sarmaşık tohumlarının yeşermesini ilgiyle takip ediyorum... Sarmaşık, ne güzel bir bitki değil mi? Ekili bulunduğu alana kollarını yayarak büyüyor. Büyüdüğünde duvar görünmez olacak ve soğukluk yerini yeşil bir duvar halısına bırakacak…
İki ucu boklu değnektir hayat. Ama yaşayabilene/yakalayabilene kocaman mutluluklar sunar.
Bu kişilerin yaşlanacaklarını hatırlamak istememelerinin en önemli nedeni, yaşlılığın, dünyada sonsuza dek var olamayacaklarını ve ölümü kendilerine hatırlatmasıdır. Bu yüzden geç bile olsa karşılaşacakları bu dönemden pek söz etmez; önlerinde uzun yıllar olduğunu, yaşlılığın ve ölümün çok ileride olacağını düşünmeye çalışırlar...
Tam 98 de, sabahın 05:00 in de gittin sevdiğimiz evimizden, odan dan...
Hayat, her şeyden önemlisi hayatı, başkalarının hayatını olumlu yönde etkilemek için kullanmayı seçmektir
O günden sonra eleştirel tümceler ile vedalaştım. İnsanlara bir şeyler anlatmaya gerek yoktu.
Göz açıp kapayana kadar geçen zaman... Uzun ve kısa bekleyişler... İnsan ruhunun zıtlıkları... Satır aralarına gömülmüş hüzünler... Aynı tada sahip göz yaşları olan yabancılar... Soyut...
"...gözlerini açtı...
Nefes helezonlar çizerek buharlaşıp karışırken dünyanın pisliğine, içine kirletmek veya kirletilmek için bir nefes daha aldı. Hücreleri