Özgeçmiş...
Sanki tüm hayatı, yaşanmışlığı, sizi siz yapan duyarlılığı,
İki cümleyle beş kelimenin içine sığdırabilirmişsiniz gibi.
Adı, soyadı, doğum tarihi, çalıştığı işler…
Tıpkı mahkeme tutanakları gibi.
"Romanın tek kuralı, ilginç olmasıdır. — Henry James"
"Romanın tek kuralı, ilginç olmasıdır. — Henry James"
Sanki tüm hayatı, yaşanmışlığı, sizi siz yapan duyarlılığı,
İki cümleyle beş kelimenin içine sığdırabilirmişsiniz gibi.
Adı, soyadı, doğum tarihi, çalıştığı işler…
Tıpkı mahkeme tutanakları gibi.
.'Anlatabilsem' ile 'anlayabilsen' arasında kaldığın zamanlar incecik bir sızı duyurur kendini, içini yavaşça, derinden yayılarak kaplar. Nefes alamamaktan duyduğun ani bir korkuyu hissedersin, kalıcı olmayan, giderken ciğerlerini patlatırcasına havayla
Dünyaya bir daha mı geleceğim mantığı ile hareket edip gününü gün eden, gezmeyi, eğlenmeyi, kurallara uymadan özgürce yaşamayı hayatın amacı haline getiren insanlara mutlaka rastlamışsınızdır. Hatta belki sizde böyle düşünenlerdensiniz…
Ölümün bir yok oluş olduğunu, ölümden sonra başka bir hayat olmadığını düşünmek insanı sadece bu dünya
Fert yaşadığı müddetçe,
Gelişim ve terakkiyi beceremiyorsa,
Durağanlaşmaya ve patinaj,
Yapmaya başlamış demektir.
Artık kuruyemişlerin tek tek isimlerini biliyorum.Dahası yeni yılın eve davet ettigimiz biri olmadığını...Yakıcılığını...
Nerdesin, ne yapmaktasın, kimlerlesin, en sevdiğin renk hangisi, en çok hangi filmde ağladın bilmiyorum.
Her insanın boş zamanlarında değişik uğraşıları vardır Kimi kitap okur, kimi sinemaya, tiyatroya gider. Kimileri de hayvan besler
insan elinde olmadan geldiği hayat macerasında hayatın gerçek anlamını nasıl ıskalar
''yeni yeni sayfalar açmak istediniz hep hayata, peki yeni bir sayfanız kaldı mı? Yoksa arkasını boş bulduğunuz bir karalanmış kağıt mı yeniden başlıyorum dediğiniz?''
şöyle bir geçmişi geleceğini yorumlamak isterseniz bu denemenin size yardımcı olacağını umud ediyorum...
................ kimi zaman, an gelir soylenmesi gereken… susarsin, sonrada bildik pismanliklar gelir ardi ardina. bir bakmisinki hayat keskelerden, tirnak icinde kalmis ah' lardan ibaret...
Zaman, anın değeri bilindiği sürece anlam kazanır. Geri gelmeyecek olan anlarımızı en iyi şekilde yaşayabilmek dileğiyle...
Yıllar önceydi, genç bir üniversite öğrencisiyken ben, yolda bir Amerikalı anne ve çocuk yürüyordu önümde.
Annenin kucağında büyük bir alışveriş çantası.
3 yaşlarındaki güzelim kız çocuğu yere düşüverdi birden. Elbette kaldırmak için atıldım ben!..
Gülümseyerek dedi ki anne "no..."
Hayır
Sessizlik o kadar güzelki sanki yıllarca hasretim bu sessizliğe.İnsanın benliğini alıyor. Büyülü bir iksir gibi insanın ruhunu alt üst ediyor.Başımı kaldırıyorum ve gündüzün maviliğinden geriye kalan simsiyah bir gökyüzü görüyorum...
kaybedilen baharların çocuklarıyız biz...pus yüzlü eylüllerin...