Yarın Olmadan…
Yarın olmadan…
Gök yüzünde uçan kuşları sayabilir,ne kadar az
kalmışlar diye üzülebiliriz.
Yarın olmadan…
Aç açık kalmış bir komşumuza iki somun ekmek
"Kitaplar, sessizliğin çocukları ve belleğin anneleridir. — Umberto Eco"
"Kitaplar, sessizliğin çocukları ve belleğin anneleridir. — Umberto Eco"
Yarın olmadan…
Gök yüzünde uçan kuşları sayabilir,ne kadar az
kalmışlar diye üzülebiliriz.
Yarın olmadan…
Aç açık kalmış bir komşumuza iki somun ekmek
Bütün kadim dinlerim sırt dönmüştü inançlarıma. Bütün dinleri ve Tanrıları öptükten sonra Tanrısızlığı seçtim, inançlarımı yok ettim tüm dinlere. Hiç azalmadı lanetim, hoyratça hırpalandığım aşk suskunluğu gibi ruhumu terk etmeye kıyamadılar belki de.
Bir balık sürüsünün peşine takıldı. Ait olabilecek miydi? Almadılar zaten aralarına. Sonra yeniden, derinlerden aynı nefesi duydu. Çırpınıp yüzeye attı kendini. Sarılmak istediği 'nefesi' kollarının arasından dalgalarla geçip gitti.
Evlilik öncesi her buluşmalarına uzun bir bakım sonrası giden erkek ve kadın, nikahın ertesi günü, sabah birbirlerini gördüklerinde ilk şaşkınlıklarını yaşarlar.
babalarının üzerinde yeni ve zamanına göre gösterişli bir takım elbise vardır. bu elbise o zamanın beylerinden birinin dikkatini çeker ve o elbiseyi almak istediğini yakınlarına söyler, işte bunu duyarlar. O gece hiç uyumazlar
Bir arkadaşımın yazısının bende uyandırdığı yansımaları, kendisine yazdığım not ile birlikte sizlerle paylaşmak istedim. Okuyan herkese teşekkür ederim. Arkadaşımın farklı yazılarını http://sakalliperi.blogspot.com sitesinde görebilirsiniz.
SarmasikSakal
Ahmet Elgin;
Şöyle güzelce dur da seni resmedeyim
Sakallı Peri;
Yunus Emre nin dediği gibi, bir ben var ki benden içeri. Bazen o dışarda ben içerde, bazen ben dışarda o içerde. Ben, beni seviyor birbirlerine iyi ki varsın diyor. Çünkü biliyor, ben bende, bende ben olmazsa ben olamam. Benler bir arada bazen başka benler de çalıyor kapıyı, benlerimiz
ABD Suriye'nin kuzeyinde bir terör koridoru kurmaya çalışmakta. Barzani referandum kararı alarak bu ihanete destek olacağını belirtti. Bu olay BOP Projesinin son adımıdır. Bundan sonraki adım ne yazık ki ülkemize yöneliktir. BOP Projesinin vahamet ve ciddiyetini kavrayamayanlar insanlığa bunun hesabını nasıl verecekler?
Popülerlik simdilerde daha renkli geliyor artık insanlara. Bu süreçte benliklerini, karakterlerini ve hatta akıllarını kaybetme noktasına gelmekten dahi alıkoyamıyorlar kendilerini...
Oysaki popülarite, düşülebilecek tuzaklarin en korkunç olanıydı.
artık vazgeçtim kendimden,bu sabahtan sonra hiçbir farkım kalmadı duygusuz kimselerden...
Leonardo da Vinci'nin ölmeden önceki son sözü, bana yıllar öncesinde okumuş olduğum yukarıda aktarmış olduğum yazıyı anımsatmıştı:
"...Çalışmalarım olması gereken kaliteye erişmediği için Tanrıyı ve insanlığı gücendirdim..."
Bilemezsin sen;işgal altında yaşamak için bir bahane bulmanın ne kadar zor olduğunu ve göremezsin ziyaretime gelmeden bu hücrede zamanın nasıl su gibi buz tuttuğunu.Uçup gitmişti kuşlar demirli pencerenin pervazından,tek bir tüy kalmıştı ellerimde.O tüy senin yarandan geriye kalandı;kapanlara sıkıştırdığın yüreğimle kapanmıştı yaran ve ben bu yüzden sana helal
Şuan yapmak istediklerin için nefesin hala mevcut. Ya bir gün çemberin dışında bulursan kendini?
Bertrand Russell’in; ”Eğer her uygar ülkenin çoğunluğu isteseydi, 20 yılda insanları köleleştiren, alçaklaştıran sefaleti, hastalıkların yarısını ve insanlığın yüzde doksanını zincire vuran ekonomik bağımlılığı ortadan kaldırırdık. Dünyayı, güzellik ve neşe ile doldurur ve evrensel barışı sağlardık.” cümleleri, hep bir di’li geçmiş zaman olarak kalacak.