Mutluluğu Buldun Mu?
İnsan hayatında anlamı aramay dair bir antik çağ sorusu üzerine düşünceler
"Bugün 17 Haziran 2026. Ve evet, hala o 'bir gün' gelmedi. Sanırım takvimler de yalan söylüyor." - Douglas Adams"
"Bugün 17 Haziran 2026. Ve evet, hala o 'bir gün' gelmedi. Sanırım takvimler de yalan söylüyor." - Douglas Adams"
İnsan hayatında anlamı aramay dair bir antik çağ sorusu üzerine düşünceler
Bütün memeleri zaptedilmiş, bütün bağırsaklarına girilmiş, bütün bağışıklık sistemi çökmüş bir şekilde son nefesini vermeyi bekliyor, hoyratça sündürülürken memeleri, yaralı bir hayvan gibi can çekişiyor vatan
Kendimizi seçemiyoruz. Hatta sevdiğimiz insanı da. Onlar birden geliyor birden gidiyorlar. Tutamıyoruz.
Bu yüzden kalbime ihtiyacım olmadığına karar verdim. Ellerimi kulaklarımdan çekip kalbime bastırdım.
Beni terk edemezsin sandım.
Yaptım.
Değişen Rusya'dan bir kesit. Geçmişin (demir perde yönetiminin) kalıntıları olsa da bildiğimiz yaşama hızla ayak uydurulmuş. Şimdi artık Lenin bile kimsenin umurunda değil.
Her an ensemizde bekleyen zamanın kılıcı, akıttığımız kan gibi yasadığımız her dakika, akıttığımız kan gibi yakıcı.
Tecrübelerini gözle, sağduyunu dinle, güven kendine. Doğru kişiye doğru yerde doğru hediye vermeyi öğreneceksin, denemekten vaz geçmediğin sürece.
Eğer herşeyi düşünebiliyorsan
Sağlıklısındır,
Sadece güzel şeyleri düşünüyorsan
Mutlusundur,
Eğer hiçbişey düşünmüyorsan
Beni unutsan da, satır aralarına sıkıştırdığın yüreğinle artık beni hatırlamasan da… Seni hep özleyeceğim , özlemek istemesem de… Meğer ben seni hep özlemişim de bilememişim …
Şeffaf, temiz, pembemsi bir rengin içinde, tam ortada bir koyuluk var. Gittikçe büyüyor mu ne? İzin vermemem lazım… Bazı şeyler izin almıyor gerçekleşmek için. Geleceğini bilmek bir işe yaramıyor ki.
Yazık! Çok bekleyip, çok umut ettiler seni, mutluluğu... İçimdeki büyümeyen ucube yavrusu, dışımdaki orta yetişkin… Köye gitti onlar. Küfür ede ede, arkalarına bakmadan ve bir veda etmeden meraklı bakışlara gittiler…
Tüm sıfatları sildim ben bu gece izninle ANNECİĞİM. Sadece senin kızınım. Fundan, sarı papaçan, fındığın… Dilimdeyse sadece sen varsın artık. ANNEM, ANNECİĞİM, ÇİLTUŞUM.
Hayatta hicbir etkisinin olmadigini dusunduklerimiz ve kendisini de buna inandiranlar, istemeyerek te olsa adaletin buyuk bir parcasi olabilirler.
Laydy Macbeth ve Laydy Laina’nın acilen mutlu hissetmelerini sağlayacak sürprizler bekleniyor...
Yolda yürürken hiç arkanıza baktınız mı?
ARKADA...
Sizi izleyen birşey var mı diye?
Ben güzel yazı yazardım. Öyle derlerdi okuyanlar... Hiç bir imla kuralım yoktu sadece "nokta" vardı bildiğim. Zaman geçti yazmayı öğrendim sonra.
Öğrendim ki masumiyeti bozulmuş kelimelerin. Noktayı koyacağım kadar renkli düşlere sahip değilmişim artık...
Bütün insanların üstüne üstüne geldiğini görünce onlara çarpmamak için bir sağa bir sola kaçmak zorunda kalan kimsenin görmediği bir hayalet.
Bazen kendimize bile gerçekleri söyleyemeyiz .her olup biteni görmemize rağmen inanmak istemeyiz, çünkü gerçekler her zaman acı olanı haykırır yüzümüze ve her zaman da doğru olanı bilir.işte canımızı acıtan nokta da budur...