Bir Korku Seansında Korkulacakların Saptanması
Mehmet Akif "Korkma" diye başlıyor. Ben de "Korkma" diye başlamayı çok isterdim, ama şimdi ben "Kork" diye başlıyorum. Kimlerden...
"Yazmak, aslında ölümü oyalamaktır, ta ki o da sıkılıp gitmeye karar verene kadar." – Franz Kafka"
"Yazmak, aslında ölümü oyalamaktır, ta ki o da sıkılıp gitmeye karar verene kadar." – Franz Kafka"
Mehmet Akif "Korkma" diye başlıyor. Ben de "Korkma" diye başlamayı çok isterdim, ama şimdi ben "Kork" diye başlıyorum. Kimlerden...
YZOyunda özellikle Mestan rolündeki Süleyman Kasımoğluları, izleyenleri kahkahaya boğdu. Oyundaki rahat hareketleri ve oyuna hakim olma anlayışı ile müthiş bir performans sergiledi. Geçmiş yıllarda da izlediğim bu oyuncu, Kıbrıs Türk Tiyatrosu için büyük oyuncu olmaya aday biri diyebilirim. Sadece metne bağlı kalmadan, doğaçlama da yapabilen Kasımoğulları, seyirci ile
Şebnem İşigüzel
nasıl da güzel okuyoruz ilahileri!..
Darbeye girişimlerde bulunanlar bu gerçekleri unutmuşlardı. Sanki Türkiye 40 yıl öncesinin Türkiyesiymiş gibi hareket ettiler. Bir TRTyi ele geçirip bildiri okutmakla darbenin gerçekleşeceğini sandılar. Oldu olacak Hasan Mutlucanın o etkileyici ve gür sesiyle de Yine de şahlanıyor aman diye başlayan marşlarını koysalardı. İşte o zaman 60 veya 80lı
Kitapsız aşım, kaygısız başım! diyerek atasözünü değiştiren bir başka okur şöyle devam ediyor: Kitap yazmak için gece gündüz çalışacağım, bastırmak için aylarca yıllarca koşuşturacağım, cebimden para harcayacağım, okura ulaştırmak için taklalar atacağım. Ne için? Kitap sahibi olmak için. Sonra da belki yazdığım kitap nedeniyle yargılanacağım ve belki de
Onlara göre Kıbrısta yüzyıllardır yaşayan insanlar Biraz Venedik, biraz Lüzinyan, biraz Maronit, biraz İngiliz, biraz Yunan ve biraz da Türktür. Ama bunların hepsi birleşerek Kıbrıslı olmuştur. Bu nedenle biz Kıbrıslıyız diyorlar. Yani kendilerini ayrı bir ırkmış gibi göstermeye çalışıyorlar.
Evet, Kıbrıslı olduğumuz doğru. Biz, Kıbrıslıyız. Ama
Ellerini yıka. Efendim? Ellerini yıka ellerini...
Öz kimlik değerlerini inkar eden veya edilen birey ve ulustan halkların, kendilerine hiçbir faydası olmadığı gibi, mecburi sahiplendikleri düzene de yararları söz konusu değildir, sadece kullanılırlar
İnsanlar var ettiği gibi yok etme üstadı şu evrende doğa biz ve başka
Canlılarla mutlu eşitlik içinde yaşamak varken sokaktaki ben hayvan kelimesini kullanmakta zorluk çekerken onları uyutmak
Çözümler ölümü çağrıştırıyor çözüm olmuyor
Caniligin sinsi adımları şimdi bu günahsız canlıları vurmamalı çözüm
Onlar, o altı kocaman açılmış, soran altı çift gözün ona dik dik baktığını ve bunun Alan’ı nasıl mahvettiğini, nasıl kahrettiğini, nasıl utandırdığını ve bu utancın ne kadar dayanılmaz olduğunu nasıl anlayacaklar? Alan mecburdu. Alan çaresizdi. Kendi gözlerini oymak gibi bir şeydi. Ama onlar gördü. Onlar Jill’le ne yaptıklarını
" Anne o abiler ne içiyor?"
"Alkol içiyorlar kızım."
"Bende içebilir miyim?"
"Hayır, sana zararlı çocuğum."
"Zararlıysa onlar neden içiyor anne?
Fikret Başkaya