Rüşvet,iltimas ve Yolsuzluk Suç Mu?
-At binenin kılıç kuşananındır
-Bal olan yerde sinek de olur.
-Ambarda kalan sıçan aç kalmaz.
-Tekkeyi bekleyen çorbayı içer.
-İstemem yan cebime koy
"Sanırım 'yarın' kavramı, tıpkı iyi bir kahve gibi, zamanla acı bir şeye dönüşüyor." – Douglas Adams"
"Sanırım 'yarın' kavramı, tıpkı iyi bir kahve gibi, zamanla acı bir şeye dönüşüyor." – Douglas Adams"
-At binenin kılıç kuşananındır
-Bal olan yerde sinek de olur.
-Ambarda kalan sıçan aç kalmaz.
-Tekkeyi bekleyen çorbayı içer.
-İstemem yan cebime koy
Çocukluğumdan buyana ilgi alanıma girer tarih. Görsel zekâ olmam mukabilinde çoğu konuşmalardan, çoğu resimlerden, buluntulardan yola çıkarak bir çok araştırmalarım neticesinde hep hissettiğim istikametin tam merkezine çıkmıştır yolum Bunun için biraz inat, biraz sabır, biraz da düşünüp sorgulamak yetiyor insana Evet, bu yüzden hep tarihi kimlerin yazdığını merak
Televizyon programlarında ve magazin dergilerinde , her tür ahlaksızlık sergilenir, yolsuzluk yapanlar, eşcinseller kısaca ahlaki değerlerden uzak kişiler özenilecek kimselermiş gibi tanıtılır ve karanlık yaşamları çekici gösterilmeye çalışılır. Bu kimselerin ahlaksızlıkları cesaret ve modernlik olarak adlandırılır. Reklam, sinema, edebiyat, mizah gibi kültürel araçlarda hep aynı mesajlar işlenir, toplumlar
Şebnem İşigüzel
Siyasi bir yazıdır.(“Bu kadar sık televizyona çıkan bu kişiler ne zaman uyurlar,ne zaman değerli fikirlerini(!) ürettikleri kitapları okurlar ve ne zaman mesleklerinin gereği olan görevlerini yaparlar?” sorusu ister istemez insanın aklına geliyor.)
Dershaneler, bu ülkenin sadece acınan, kan kaybeden eğitimin sonucu değildir; aynı zaman kan kaybeden, acınacak hale dönüşen ve çözülen aile yapısının bir sonucudur da.
Yaptıklarının arkasından dönüp bakmazsa insan. Bak bu hata imiş! deyip tamir etmek ihtiyacını duymazsa, bir kez olsun karşı tarafa hak vermezse o insan, ne kültür, ne demokrasi, ne hukuktan yanadır.
Lütfen, sakın kimse beni yanlış anlamasın; asla alay veya hakaret amaçlı da söylemiyorum. Benim, hiç kimsenin, hiçbir yapının, şu veya bu şekildeki (bir derneğin bile olsa) düşüncesine karşı olmak gibi bir lüksüm yoktur, olamaz. Herkesin her söylemine (bize ne kadar ters gelse bile)saygımız olmalıdır; en azından bir amaç
Benim adım Osman Demircan... Keşke adım Osman Baydemir olsaydı. Bu ülkede hayatım daha kolay olurdu. Adam kalkmış özerklik istiyor. Adam kendini konuşuyor. Ben susuyorum. Çünkü ben 657 'ye tabiyim. Osman Baydemir ise PKK'ya bağlı. Onun bağı ipekten ilmik, benimkisi ise çelikten zincir. Neden dudaklarım ikiye ayrıldığında ben bölücü
Ey Turgut Özal Müzesi’nde sergilenen, kalleşlerin kurşunlarına hedef olan mikrofon direği;
Dimdik doğrularak ayağa kalk!...
Kalk ayağa ve zamana tanıklık et…
Çarpıtılmak istenilen tarihe şahitliğini tam olarak yap.
Titreme, eğilme, dik dur…
Bir kalabalığın içinde jop kimdir, yumruk kimdir, kırılan parmaklar kimdir. Etten ve tırnaktan oluşan bir düşünce, insan beynini tırmalamadıktan sonra linçtir. Sesler, feryadın ve haykırışların oluşturduğu bir kapı gıcırtısıdır ve tüm eşiklerde sıkışan insandır. Bir olay ve ardından aynı düşüncede sıkılmış bir yumruk gibi beş, on kişi. Ve
Yozgat Sorgunlu
Ozan Yıldız a vefa gecesi
düzenlendi
Yalçınkaya, 12 Eylül öncesi, lise çağlarında bir genç. Doğudan İzmir’e göç edip yerleşen bir ailenin çocuğu olarak mahallenin gençleriyle birlikte devrimci savaşım içinde yer almış. Kitabındaki öyküler, anılardan yola çıkarak o günleri dile getiriyor. Birinci ağızdan, tarihe gerçekçi bir not düşüyor yazar.
İlber Ortaylı